[ monolog – ölü bayrağın hüznü / “the dead flag blues” (intro) ]

[ bu monolog f#a#oo albümünün başlangıcında yer almaktadır; efrim’in son 5 yıldır üzerinde çalıştığı ve bitiremediği hapishane konulu tamamlanmamış bir filmden alınmıştır. ]

araba yanıyor ve direksiyonda bir sürücü yok
ve kanalizasyonlar binlerce yalnız intihar ile bulandırılmış
ve karanlık bir rüzgar esiyor

devlet yozlaşmış
ve  biz bir çok uyuşturucu kullandık
radyo açık ve perdeler çekilmiş

bu korkunç makinenin göbeğinde sıkışıp kaldık
ve makine  kan kaybediyor

güneş battı
ve  billboardlar pis bir şekilde bakıyor
ve  bayrakların hepsi direklerinin tepesinde ölü duruyor

şöyle oldu:

binalar kendi üzerlerine devrildi
anneler enkazdan çıkardıkları bebeklerini kucaklıyor
ve saçlarını yoluyorlar

ufuk çizgisi yanarken çok güzeldi
bütün bürkülmüş metaller yukarıya uzanıyor
herşey turuncu bir sise bürünmüş

“beni öp, güzelsin –
bunlar gerçekten son günler” dedim.

elimi tuttun ve biz içine düştük
hayaller ya da ateşlenmek gibi

bir sabah uyandık ve biraz daha aşağı düştük
eminim burası ölüm vadisi

çüzdanımı açtım
ve içi kan doluydu.

çeviri: etilen