Geride Bırakmaya Değer Şeyler

Bilinmeyen bir geleceğe, bilinmeyen bir zamana bırakmaya değer şeyleri olduğuna inanan insanlara öyle imrenirdi ki… 

Şişelere sakladıkları mektuplarını mavi denizlere fırlatanlara örneğin. Bir gün o mektup okunur umuduyla.

Sevip de kavuşamadığı kadına yazdığı bir şiiri yaban ellerin toprağına gömmesini bilenlere özenirdi. Belki o şiirin bir gün bulunup aşkı kabul gören bir başkasının sevgisinin sözcükleri olabileceğini düşünerek.

Ya da çocukluktan kalma kırık dökük eşyasını evindeki duvarları dolduran gevşek tuğlalardan birinin arkasına gizleyenlere hayranlık beslerdi. O şey henüz doğmamış, muhtemelen de fakir bir çocuğun başucundaki oyuncağı olur ümidiyle.

Onlarca yılın ardından unutulması kaçınılmaz hatıralara ait sembollerin gün yüzüne çıkartılabileceği olasılığı dokunuyordu ona.

Herkes için kaçınılmaz olan o uzun karanlık vardır hani, şu ölüm dedikleri şey. O, bir defasında kendisinin karanlığa gömüldükten sonrasını umursamadığını söylemişti. Ama doğru değildi bu, artık daha iyi anlıyorum. Kendisi de bir şeyler bırakmak istemişti ardında. Ama bırakmadı. Zira bir yanı birilerinin kendisini gerçekten sevmiş olmasından, anımsayabilecek olmasından korkmuştu hep.

Evet. Artık çok daha iyi anlıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir