savaşın en korkunç özelliklerinden biri, bütün savaş propagandasının, bütün yaygaranın, yalanların ve nefretin daima savaşmayan insanlardan kaynaklanması. … tüm savaşlarda bu aynı; askerler savaşıyor, gazeteciler yaygara koparıyor ve gerçek  vatanseverler, son derece kısa propaganda turları hariç, cephedeki bir siperin yanına bile yaklaşmıyor. uçağın savaş koşullarını değiştirdiğini düşünmek kimi zaman beni avutuyır. belki de, bir dahaki büyük savaş çıktığında, eşi benzeri görülmemiş bir manzarayla karşılaşabiliriz: vücudunda kurşun deliği olan bir şoven.

george orwell aramızda olmayan günümüzün popüler yazarlarından, totaliter rejimlerde 1984 ile çoğu kez referans gösteriliyor. bizim ülkemiz için başucu eseri iken, donald trump amerikasında da benzer bir üne sahip oldu. ne kadar olumlu bilmiyoruz ama geçenlerde tayyip erdoğan bile kendisine atıfta bulundu: “ünlü yazar george orwell, 1984 adlı romanında bm yüksek konseyi’ni 5 ülkeyle sınırlayan bir dünya düzenini eleştirir. çok anlamlı. aynı eleştiriyi mültecileri insan yerine koymayan bir dünya düzenine de yöneltebiliriz.” durumun ironisini size bırakıyoruz.

günümüzün bir diğer popüler konusu ise savaş pek tabii bildiğiniz gibi. sayıları saymaya pek meraklı parti başkanının çığırtkanlığı ile sesini arttıran ve ülkenin içinde bulunmayı yadırgamadığı ama güneydoğuda süren bir savaşımız var. hatta para yetiştiremiyor durumdayiz ki hükümet orta vadeli planını açıklarken savunma sanayi için paraya ihtiyacı olduğunu itiraf etti. mtv vergisi saçmalığı ortaya çıktı, vergileri toplayamadıklarını itiraf ederken olan yine %3 vergi zammıyla beyaz yakaya kaldı. bu kesimden gür bir itiraz çıkmaması da oldukça enteresan.

neyse konumuza dönersek karşımızda yine okuduktan sonra pişman olmayacağınız bir orwell eseri var. savaş günlükleri kendisinin ikinci dünya savaşının ilk yıllarında gündelik yaşamda ve politika düzleminde neler döndüğünü gösteriyor. hitler faşizmi, fransa’nın teslim olması, londra bombardımanı, almanların sovyetler saldırısı gibi pek çok önemli gündemin etrafında dönüyor kitap. kendisinin bbc’de çalışmaya başladıktan sonra izlenimlerini de içeriyor. kendisinin bir ingiliz milliyetçisi olduğunu ve o dönem en güvenilir gazeteler olarak türk gazetelerini gördüğünü öğreniyorsunuz. politikacıların savaşlardan ders almadığı aşikar ve sonuçlarını hepimiz yaşıyoruz ama sizlerin unutmaması gereken şeyler olduğunu da biliyoruz. bunların bir kısmı orwell’in kitabında. okuyunuz.

savaş günlükleri – günlükler 1
george orwell
türkçesi: levent konca
Sel Yayıncılık
2017, 175 sayfa
ISBN: 978-975-570-886-7