”İspanya’da döğüşen gönüllüler, bu savaşın anılarını yüreklerinde kötü bir yara gibi taşımışlardır. Çünkü, insan, haklı olduğu halde yenilebileceğini, zorbalığın gayrete boyun eğdireceğini, bazen cesaretin kendi kendisinin ödülü olmadığını İspanya’da öğrenmiştir.”’ Albert Camus

kurşunun boğazımı delip geçtiğini duyunca öleceğime ikna oldum. o güne kadar boğazının ortasından vurulup da hayatta kalan birini duymamaıştım. şah damarı gitti dedim, acaba damar kesilince ne kadar daha hayatta kalınırdı, herhalde birkaç dakikadan fazlası değil. öleceğimi anlayınca ilk düşüncem yeterince klasik olarak karım hakkındaydı. sonraki ise bu aptal şanssızlığın beni sinirlendirmesiydi. tüm bu anlamsızlık. savaşırken bile değil, siperlerde nöbet sırasında bir anlık dikkatsizlik yüzünden yok yere ölecektim. beni vuran adamı da düşündüm. acaba nasıl biriydi, ispanyol muydu, beni vurduğunun biliyor muydu, vs. ona karşı bir nefret hissedemiyordum. bir faşist olduğunu biliyordum ve şansım olsa ben de onu vururum ama onu o anda yakalayıp önüme getirseler, iyi bir atış yaptığı için kendisini kutlamak dışında bir şey yapmadım. belki de gerçekten ölecek olsanız, düşünceleriniz daha farklı olurdu…

george orwell . katalonya’ya selam (.pdf)