charlie hebdo saldırısıyla birlikte bütün dünyanın ne kadar duyarlı olduğunu gördük. olay gerçekten bir saçmalıktı, 12 kişinin ölümüyle sonuçlandı. hepimiz pek çok kez kınadık, hepimiz charlie hebdo’yduk. facebook profil fotoğraflarımızı değiştirdik, inanır mısınız aynı fotoğrafı instagrama bile koyduk, karşılıklı layk ettik. bütün devlet başkanlarını ve bürokratlarını kol kola yürüttük. teröre lanet okuduk ve rahatladık. charlie hebdo t-shirtlerini giydik ve diğer ürünlerini satınaldık. fransada bir daha böyle bir olay yaşanmayacağına ikna olduk ve sustuk.

muhtemelen görüp geçtiğiniz bir olay yaşandı geçtiğimiz haftada kenya’da. olay kenya’da yaşandığı ve basının çok ilgisini çekmediğinden olsa gerek bu sefer duyarlı olamadık. arkadaşların derilerinin rengi ya da kenya’nın gayri safi milli hasılası üzerinden hesaplanan kişi başına düşen milli geliri yüzünden de yaşanmış olabilir gerçi. özetle somalili ve şeriatçı eş şebap örgütü, kenya’da garissa üniversitesine baskın düzenledi. saldırının tek sebebi vardı – garissa üniversitesi’nde çok sayıda müslüman olmayan öğrenci bulunuyordu. 148 öğrenciyi öldürdüler. belkide birkez daha josef stalin’in söylediklerini doğrulamak istedik – “bir insanın ölümü trajedi olurken, milyonlarcasınınki istatistik kalıyor” ya da güncel versiyonunu oluşturmak istemiş de olabiliriz “bir insanın ölümü batıda trajedi oluyorken, yüzlercesinin ölümü afrika’da, asya’da ve ortadoğu’da istatistik kalıyor”.  kenya’da yaşananlar bir istatistik olarak kaldı ve en fazla 1 hafta içerisinde unutulacak ve hiçbir zaman garissa üniversitesinde katledilen öğrencilerden biri olmayacağız.

iki yüzlülük akıyor her tarafımızdan. samimiyetsizlik çağının duyarlılığı bile yalandan, geçiçi, tüketimin ve gösterinin  bir nesnesi. kısa vadede bunların hiçbirinin değişmeyeceğini biliyoruz. fakat tek arzumuz başta politikacılar ve medya olmak üzere kendinizin yaratacağı bir sonraki felakette çenenizi kapatın. zira ağzınız leş gibi kokuyor.