Yüzünü Portekiz güneşinde yıkıyorsun. Sesini ise Lizbon’un büyüsüyle boyamışsın çoktan. Eteklerini toplayıp yürürken,  peşine denizin, ağaçların, çocukların da takıldığının farkındasın ve yanından geçtiğin her insana yeniden doğma hevesini de götürdüğünün. Bir gün, sahnenin birinde, orkestranla, etrafında gülüşler saçarak, o gülüşler ki, bir pırlantayı andırıyor aniden bakıldığında, bir şarkı söylüyorsun. Yüzler, binler ağzının açılıp da kelimelerin birer birer çıkmasını bekliyor. Ağzına bakıyorlar, güzel dudaklarına. Bir şiiri anımsatıyorsun o sahnede bir yapıt gibi dururken, Pablo Neruda’nın Şiirini. Üstelik seviyorsun da onu.

Duyasın diye beni
incelir
sözlerim arasıra
kumsallarda martıların izleri gibi.

Gerdanlık, esrik çıngırak
üzümler gibi tatlı ellerin için.

Ve uzakta görürüm sözlerimi, bakarım.
Benim değil senin onlar.
Tırmanırlar eski acıma sarmaşıklar gibi.

Tırmanırlar öyle nemli duvarlara.
Bu kanlı oyunun sensin sahibi.
İşte kaçışıyorlar karanlık inimden.
Sen hepsiyle dolusun, seninle dolu hepsi.

Senden önce sardılar yerleştiğin ıssızlığı
ve benim hüznüme alıştılar sana değil.
Desinler isterim şimdi sana demek istediğimi
duyasın diye onları beni duyduğun gibi.

Bir bunaltı rüzgârı sürüklüyor sözlerimi.
Düş kasırgaları deviriyor ikide bir.
Başka sesler duyuyorsun acılı sesimde.
Eski ağızlardan ağıt, eski işkencelerden kan.
Sev beni dost. Bırakma beni. İzle beni.
İzle beni dost, şu bunaltı dalgasında.

Ama aşkının rengine bürünüyor sözlerim.
Sen sarıyorsun işte, sen dolduruyorsun hepsini.

Bir sonsuz gerdanlık yapıyorum onlardan
üzümler gibi tatlı, beyaz ellerin için.

Ellerini öne doğru uzatıp kendinden geçerek, başlıyorsun şarkıyı söylemeye. İnandığım bütün köprülerin ayakları titriyor. İnancım titriyor kendine. Sen bütün varlığınla olağan,  “kükreyen deniz, senin güzel bakışlarının eşsiz ışığını çalmaya çalıştığımı söyledi.” diyorsun şarkıda,  “gel de gör, deniz haklı mıymış?”

Yerinde durmadan hareket ediyorsun. Müzik devam ettikçe, daha çok kucakladıkça seni, hareket ediyorsun durmadan, acı birikmesin diye üzerinde.