Menü Kapat

françois rabelais

bütün hayatları yasalara, tüzüklere veya kurallara göre değil, kendi serbest iradelerine ve keyiflerine göre düzenlenmişti. canları istediği zaman yataklarından kalkar, içlerinden geldiği zaman yer içer, çalışır, uyurlardı; onları kimse uyandırmaz, kimse içmeye, yemeye ya da başka bir şey yapmaya zorlamazdı. düzenlerinde yalnız şu kural vardı; istediğini yap.

çünkü özgür, soylu, iyi yetişmiş, kibar çevrede yaşayan insanların yaradılıştan içlerinde öyle bir içgüdü ve iti vardır ki, onları her zaman erdemli davranmaya ve kötülükten uzaklaşmaya zorlar: onur dedikleri de budur. aynı insanlar aşağılık baskılar ve zorlamalarla ezilip boyunduruk altına alınırlarsa, kendilerini açık yürekle erdeme yöneltmiş olan o soylu duyguya başvurur ve bunu kölelik ve boyunduruğu atmak, kırmak için kullanırlar; çünkü bizler hep yasaklanan işlere girişir ve bizden esirgenen şeylere göz dikeriz.

çağın ötesinde hareket eden insanlara saygımız sonsuz. rabelais de bunlardan biri. 1494-1553 yılları arasında yaşayan fransız hümanist yazar ve felsefeci olarak sınıflandırılıyor. “gargantua” ile “pantagruel” adında baba-oğul iki devin hikayesini anlatan ve açık seçik bir fantezi güldürü üzerinden felsefe yaptığı eserleri ile ünleniyor. hemen hemen bütün rönesans düşünürleri gibi rahiplik kariyerinden yola çıkıp yunanca ve latince öğrendikten sonra pek çeşitli alanlarla çalışmalar yapıyor. düşünceleri pek tabii kilise tarafından takdir edilmediği için eserleri yayınlanır yayınlanmaz sansürleniyor ve toplanıyor. ortaçağın her şeyi dinle açıklayan eğitim sisteminden nefret eden, din üzerine yapılan ayinlerin gereksizliğinden 500 yıl önce bahsedebilen bir insandan söz ediyoruz. ayrıca sosyal ortamlarda faydalı olacak bir bilgi ile devam ediyoruz – “şarap kadehini hem görüyor, hem tutuyor, hem kokluyor, hem tadıyorsun; 5 duyundan 4’ü tatmin olduğu halde, kulakların öksüz kalıyor; hiçbir şey duymuyorsun. haydi vuralım kadehleri birbine çınn…” diyerek şarap içerken kadeh tokuşturmayı icat eden insan kendisi.

dünyadaki en büyük aptallık, insanın hayatını sağduyusuna ve aklına göre değil de, bir çan sesine göre ayarlamasıdır

kadehlerinizi çınlatırken okumanızı hümanistçe tavsiye ediyoruz. sadece istediğinizi yapmayı ihmal etmeyin.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.

paylaşım