Polikinik Dilemma Ara Görüngü

I. İsimlendirme

İlksel açmazlardan biridir. Çoğunlukla bu aşamada sönmüş birçok deneme vardır. Fanzin ismi önemlidir, içeriğiyle örtüşmesi gerekir ve fakat bu içerik çok fazla bağlayıcı olmamalıdır. Fanzin kendi sınırlarını belirler ya da bu sınırlar zaman içinde belirir. Zaman içinde belirlen sınırlar veya biçem, gelişim sürecinde değişebilir, belirginsizleşebilir. Değişen karakter her zaman karaktersizlik olmayacaktır.

Kimi zaman fanzinin ismi içeriğine çok ani değip kaçabilir. Burada okuyucunun takibi önem kazanır ve bundan dolayı da, fanzin yaratıcısının hiçbir suçu olmayabilir. Söz konusu olan ister isim, ister içerik olsun, yaşama değmeyen şeyler fanzine de değmez, teğet geçerler.

II. Fanzinin Biçimselliği, Sınırları ve Sınırsızlığı

Fanzin bir çoğaltım nesnesidir, baskı nesnesi değildir. Fanzin henüz çoğaltıma geçmeden önceki haliyle, yazılarak, çizilerek, boyanarak ve kesilip yapıştırılarak yaratıcısının elinden orijinal haliyle çıkmış tuhaf bir yaratıdır ve atıldır. Çoğaltıma geçildiği anda yaratıcı kendi üretimine yabancılaşmaya başlar. Dağıtım esnasından sonra, yaratıcısı onu bir rafta veya bir başka birinin elinde gördüğünde, uzaktan kanbağı olan bir yakınını ya da eski sevgilisini görmüş gibi bir hisse kapılabilir.

Fanzin, çoğaltım teknolojilerinin olanakları göz önünde bulundurularak incelenmesi gereken bir nesne olduğundan, renkli kağıtlar üzerine kaliteli bir kopya ya da renkli fotokopi olanakları doğrultusunda çok lüks bir dergi/magazin görünümünde olabileceği gibi, gramajı düşük ucuz kağıtlara çok kötü bir fotokopi tekniğiyle geçirilerek pespaye, partal, ne idüğü belirsiz bir görünümde de karşımıza çıkabilir.

Fanzinin ebatları çoğaltım cihazlarının (cihazların sınırları çok genişlemiş olsa bile, söz konusu olan maddi imkanların sınırları da olabilir) ve yaratıcısının düşünce boyutlarının sınırları ile belirlenir.

Tüm bu sınırlamalar içinde okuyucu-takipçinin taleplerinin ayrı bir sınır koyabileceği gibi bir sorunsalın varlığı, temelde yaratıcı için hiçbir şey ifade etmeyebilir. Yaratıcının her şarttan bağımsız olarak herhangi bir biçim/ebat saptama hakkı saklıdır.

Fanzin kendi koyduğu kurallara da boyun eğmemeli, kendi sınırlarında kendi sınırsızlığını yaşayabilmelidir. Bu öznel sınırsızlık fanzinin bireyselliği ile ilintilidir. Fanzin sonuna kadar bireyseldir, dolayısıyla sisteme karşı çıkarken gerek biçimsel gerek içeriksel olarak kendi içlerinde sistem oluşturan fanzinler büyük bir gaflet içindedir. Bu gaflete düşmüş fanzinler, belli bir grubun veya grupların sistemi içindeki biçimselliklerle sisteme tavır alıyorlarsa, tutarsızlık noktasında kalırlar. Bu tavır zaman içinde fanzinin sınırlarını ya da sınırsızlığını bütünüyle silikleştirerek, gittikçe komikleşir ve parodiye dönüşür.

Fanzinin bireyselliği, evrensel olmadığının da göstergesidir. Fanzin evrensel bir üretim değildir. Çünkü evrensel olmaya geçiş aşaması, aslında kalıcı nesne konumuna geçiştir. Bu türden bir boyut değiştirme, fanzinin ölümü demektir. Çünkü kalıcı durum, ölümdür.

III. Fanzinin Aldatıcılığı

Kalıcı durum ölümdür. Fanzin dolaşımda kaldığı müddette öldürücü olduğundan, koruyucu teçhizatı olmadan incelenmemesi gerektiği okuyucu-takipçiye her görüngüde bildirilmelidir. Fotokopi uçucudur, uçar ve bir tür eşeysiz çoğalma içine girer. Fanzin, fotokopinin yansıma kurallarına göre çoğalır ve bu çoğalma yaratıcının kontrolünden çıkabilir. Yansıma ve aynalar aldatıcıdır, kandırır.

Fanzin ve fotokopi aldatıcıdır. Bir şey aldatıcı olabildiği oranda gerçektir. Fanzin de ne denli aldatıcıysa, o ölçüde gerçek olabilir. Fanzin temel olarak bir çoğaltım nesnesi olduğundan (ve temel çoğaltım tekniği olarak fotokopinin beyazı negatif, siyahı pozitif; beyazı gece, siyahı silahtır), fanzin gecenin tam ortasında doğmuş, gece-yapıntısı, gece nesnesidir. Okuyucu-takipçinin aldatıcı bir tabiata sahip olan fanzini daha iyi kavrayabilmesi için, bakış anlarını geceye göre ayarlaması gerekir.

IV. Fanzinin Ritmi

Fanzin anarşirt bir ruh taşır. Çünkü sistemin dışındadır ve orada kalmakta diretir. Sistemin dışı dinamiktir. Sistemde bürokrasi ve sansür vardır. Bürokratik düzen fikirleri yavaşlatır, kayganlaştırır, sulandırır, zaman kaybına yol açar, ezer, süründürür ve sonunda öldürür. Dolayısıyla sistem içerisinde onaylanarak basılmış nesnelerdeki düşünceler artık ölü düşüncelerdir. Sistem içerisinde, dışarıdaki dinamik ortam hiçbir zaman yer almamıştır.

Fanzin kendi içsel kurallarına sahiptir, sistemden bütünüyle bağımsızdır. Fanzin uçar, çoğalır, yeniden havalanır ve yaratıcısının aklına bile gelmeyecek yerlere ulaşabilir. Sonunda bir yerde düştüğü kesindir ancak düştüğü yeri bulamazsınız.

Elinize geçen bir fanzin, yaratıcısının kabuk bağlamış yarası olabilir. Kanayıp kanamadığını görmek için kaşıyabilirsiniz, kanar kendi kendine. Ama asla kabuğu düşüremezsiniz. Fanzin ‘an’ı çalmak için tekrar eder çünkü ‘kan’da ‘an’ gizlidir ve bu bir ‘ritim’dir. Fanzinin ritmi.

V. Fanzinin İçeriği

Fanzin bir çeşit sebepsiz–gereksiz öngörüler toplamıdır. Tıpkı çoğaltım cihazlarının birdenbire ve süratle belirli ebatlardaki kağıtlara bir takım yansıtmalar yapması gibi, içerik fanzinin yaratıcısının zihninde aniden belirir, sürat ve biçimsellik kazanır. Bu belirtiler, sokaklarda başıboş gezmekte olan ya da alakasız başka bir takım işlerle meşgul olan fanzin yaratıcısının beyniyle beş duyusu arasında gidip gelmeye başlar. Bu, ağır bir med-cezirdir.

İçerik gözlere doğru kusulduğunda, gözlerde duyumsanır ve beyne geri gönderilir. Buruna doğru kusulduğunda, burunda bir takım kokular olarak duyumsanır ve beyne geri gönderilir. Deride, dilde, kulakta ayrı ayrı bir çok etkiler yaratır. İşte bu ağır med-cezirler, sonunda veya aralıklarında kıyıya vurmuş bazı nesneler ya da kabuklu deniz hayvanları gibi gözüken şeyler, fanzini oluşturan hammaddelerdir.

Fanzin yaratıcısı bu nesneleri bir koleksiyoncu edasıyla toplamayı başarabilirse, ki başaramaması da muhtemeldir, onları kendi kurgulamalarıyla oluşturduğu bazı yüzeyler üzerine yerleştirir. Bu açıdan fanzin, tam olarak koleksiyoncu mantığıyla bir çeşit sebepsiz gereksiz öngörüler toplamı oluşturma çabası ile fanzin yaratıcısı tarafından kurgulanmış ve yine aynı gereksiz çabalar ile toplum içindeki umarsız dolaşımın içine bırakılmıştır.

Biçim, boyut ya da içerikten bağımsız olarak, fanzin hiçliğe yönelik amaçları münasebetiyle, her okuyucu takipçide farklı noktalara temas edebilir (çünkü, yukarıda da belirtildiği üzere, yaşama değmeyen şeyler fanzine de değmez, teğet geçerler). Bu farklı temaslar (her seferinde) hayatın anlamını açıklar, çözümler sunar, yaralara merhem olur gibi görünür.  Oysa ki fanzin aldatıcıdır; yaşama fotokopinin siyah-beyazından bakar.