Menü Kapat

Evrende Yalnız mıyız?

Günlerden bir gün google’ı etkin bir şekilde kullanırken şahane bir denkleme denk gelegeldim. İsmi cismi “drake equation” olan bu denklem çoktan seçmeli bol genişlemeli kara delikli uzay boşluğunda bir yaşam belirtisi arama yoluna konulmuş bir miheng  taşı olmasıyla biliniyor.

Wikipedia’daki Türkçe tanımlamalara göre “yanlışlıkla” Sagan denklemi olarak bilindiği yazmakla birlikte Sütlü yol yani samanyolu olarak bildiğimiz galaksideki diğer yaşam formları ile karşılaşabilme olasılığını hesaplamayı umut edebilmek adına var edilmiş bir denklem. Sütlü yol neden bizde Samanyolu pek bir fikrim yok. Samanyolu’nu Google ettiğiniz zaman sloganı ilginç bir şekilde “bir yeryüzü kanalı” olan bir tv yayın aracı ile karşılaşacaksınız. Milky Way’in hikayesine gelirsek eğer; Zeus’un küçük bir kaçamağı sonucu doğan bir çocuk yanlış bir anneye emzirilmesi için geldiğinde, anne korkmuş, anne çılgın, anne çocuğu havada ivmelendirirkenki vakitte göğüsten fışkıran süt göğün “sütlü” kısmını oluşturmuş. Biz de samana benzetmişiz işte o kısmı demek ki. Ekşide şöyle bir internet milky way’inde belki yazıyordur bunun cevabı lakin ben direk evrende yalnız mıyız? Olsak ne olur olmasak ne olur biraz bahsedebilmek istiyorum.

Drake Denkleminde değişkenler: aslında değiştirilemeyen, ya da değiştirmek için sonsuz bilgi gerektirenler şu şekilde:

N iletişim kurmayı umabileceğimiz uygarlıkların sayısı

R* Galaksimizdeki yıllık yıldız oluşma miktarı

fp Bu yıldızlardan kaç tanesinin gezegene sahip olduğu

ne Gezegene sahip yıldız başına düşen toplam yaşama elverişli gezegenlerin ortalama sayısı

fl Bu gezegenlerin arasında herhangi bir şekilde yaşama uygun bir ortamın oluştuğu gezegen sayısı

fi Bu yaşama elverişli gezegenlerden kaçında akıllı hayata geçildiği

fc Bu tür uygarlıklardan uzayda varlıklarına dair tespit edilebilir sinyal bırakabilecek kesim

L Bu tür bir uygarlık tarafından uzayda yayınlanan tespit edilebilir sinyalin süresi

Gördüğünüz üzere, uzayda aklımızla akıllı uzaylılar aramak için önce, yıldızlar ve oluşumları, yaşam elverişliliği, sonra uzayda sinyal verebilme ve bizim okuyabilme yetimiz, yer, zaman, mekan ve koşullar ile ilgili parametreler denklemde mevcut.

Elbette yaratılanı severim yaratandan ötürü, yani bu durum travma geçirmiş uzaylı bir lama kardeş ile karşılaşsam da aynı olacaktır elbet. İnsani bir yolla çözmeye çalışırız tüm psikolojik problemlerini. Sonra Matrix’teki “mental downloading” tarzı öğrenme şekillerini bizimle paylaşırlar ve ortak bir dil aracılığı ile iletişim kurmaya başlarız???

PEKİ İletişim kurabilir miyiz? Tekrar belirtmek gerekirse;

N iletişim kurmayı umabileceğimiz/becerebileceğimiz uygarlıkların sayısı’nı ifade ediyor.

Tamamen pseudoscience (sözdebilim) yapmakla birlikte yeni bir dünya arayışlarına giren insanoğlunun günler günü bu dünyayı hırpaladığını görüyoruz. Doğanın tepkisiz kaldığını duyanı duymadım. “We are all connected to each other.” Hepimiz yıldız tozuyuz da dedikten sonra;

Neyse bırakayım da video konuşsun.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.

paylaşım