Esrarengiz bahçe… İsim iyi, pazarlama stratejisi süper… Şu kapitalizm nasıl da biliyor işini. Bu yetişkin boyama kitabını alacak kitle belli, bu kitleye azıcık “farklı olma güdüsü”, biraz “entelektüel görüneyim havası” her şeyi yaptırabilir. Boyama kitabı satılıyor, boyalar tükeniyor, boya satılıyor… Sadece tüketmek var, bir de boyama süresince düşünmemizi durdurucu etkisi… Daha ne olsun. Yaşasın kapitalizm!

Yetişkin boyama kitabı mı kimyasal olmayan uyuşturucu mu? Ne dersiniz?

Ana sınıfındaki gibi el becerisi geliştirmediğimizi biliyoruz, peki neden stres atmak istiyoruz, neleri düşünmeyi erteliyoruz, neden kaçıyoruz, neden sıkılıyoruz? Küçükken bir sopadan bir taştan oyun çıkaran bizlere ne oldu da tıkandık kaldık? Ne ara şuraya geldik: “Yaratıcı olmak için zaman yok, sadece yapılacak işler var !”

Birileri yine zamanı durdurmalı, Gezi’de olduğu gibi… O zaman yapılacak işlere koyuverip, yaratıcılığımızı yeniden yakalayabiliriz, işte o zaman kronik mutsuzluğumuzdan sıyrılıp istediğimizi yapabiliriz.

Boyama kitabı da neymiş, duvarlar bizim !