eskişehir’li olmamız bir yana, bir şekilde eskişehir’den çıkmış işlerin başarısız olma ihtimali gördüğümüz kadarıyla çok düşük. emir uçkan’ın işleri de bunların bir örneği. kendisini yapı yorum projesiyle tanıdık. özetle instagram üzerinden inşaat halinden binaların fotoğraflarından oluşturulmuş futuristik formların sergisini yapıyor. gayette iyi yapıyor. grafik tasarım ve mimarinin en güzel sevişmelerinden. bakmadan geçmeyin.

kimdir?
Babam mimar, Annem Heykeltraş, ailemde herkes akademisyen ve sanatçı, bu yüzden küçüklüğümden beri modern sanatın ve tasarımın içine doğup bununla yaşadım. Lisede Sosyal mezunu olduğum halde Geometri dersini seven, zaman makinası gibi bilgisayara tapan, ayrı bir zaman diliminde yaşayıp kendi dünyamda çok uzun zaman çalışmalarda bulundum. Birçok insanın deli olarak nitelendirebileceği ve normalin dışında akılcı mantıklı ama yine de çok da kabul edilemeyen, Felsefeci / Bilim Adamı gibi kendi kendine tasarımsal icatlarda bulunan Yüksek Lisanslı bir Grafik Tasarımcıyım. İstanbul’da 10 seneye yakın her türlü tasarım işinde çalışıp sonunda İstanbul’da aradığımı bulamadığım için Eskişehir’e taşınıp Yapı-Yorum projesiyle kendimi tekrardan keşfettim.

neden?

Digital Art / Digital Sanat olarak İstanbul’da bir galeriyle beraber çalışıyorum. Sınırlı Sertifikalı Edisyonlu işlerimi buradan satıyorum. Ama kişisel sergi için çok fazla şey gerekiyor. Zaten dijital olarak ürettiğim bu eserleri, büyük boyutta TV ekranı veya tuvalda izlemek arasında bir fark olmadığını biliyordum, bu yüzden Instagram’da sergilemeye karar verdim. Böylece isteyen istediği medya boyutunda izleyebiliyor. Hem de tatilde, hem de gecenin bir yarısı, trafik derdi olmadan, istediği atmosferde takip edebiliyor. Ayrıca bu statik bir sergi değil, her hafta yeni işler de ekleyerek büyüyen sürekli bir sergi haline getirdim.

Yapı-Yorum her gün yanından geçtiğiniz binaların farklı bir gözle bakıldığında aslında bambaşka dünyaları anımsatan karelere dönüşebiliyorlar. Mimari formları Grafik Tasarımcı gözüyle yorumlayarak, futuristik mimarinin ilk adımlarını atarak, insanları hergün gördükleri yapılara farklı bir gözle bakmalarına tevşik ediyorum. Aslında beyinleri zorlamak için yapıyorum. Hem benimkini, hem de izleyene yeni bir dünya olabileceğini hatırlatmak istiyorum.

düşlerde ne var?
Gelecek var, uzay var, galaksiler arası yaşam var, makroda bir hiçlik ve mikro bir tanrısallık var.. İçimizdeki galaksinin tanrısı biz miyiz, yoksa galaksimiz mi bizim tanrımız.. Ben Tanrıcılığa oynamıyorum, üreme yetisini veren tanrının bunu ne şekilde kullanma isteğiyle beraberinde vermiş olduğuna inaniyor ve 35 yaşımda çoluk çocuk derdiyle yanmayıp, yapılmış olanlara bakın burda da bir yol var demek istiyorum. İsteyen takip etsin hatta katılsın isterim. Yapı-Yorum projesine katılmak çok kolay;

Tek istediğim en az 200 adet sırf bu tarz bu işte olan bir instagram hesabıyla katılması. Ama sadece bu işlerden olsun. Arada yemek, kedi, köpek manita, aile, bayram, tatil, babişle haftasonu gezmesi, annişle cicilerimiz falan olmasın. Sonucta facebook diye birşey var, 40’ından sonra çoluğa çoçuğa karışan beni her halimle sevin sanatçısı istemiyorum bu projede, sadece işleriniz konuşsun istiyorum.

ne yapmalı?
Günceli çöpe atıp, geleceği inşaa etmeli. Dünya hep ileride olanlar sayesinde ilerlemiştir. bir süre kendime öğretmen aradım bu istediklerimi kimden öğrenebilirim diye. Sonra fark ettim ki, aslında hoca olan benim, bu bildiklerimi öğretmem gerekiyor. Bu yüzden öğretin. Öğrenmeyi öğretin, keşfetmeyi öğretin, yaratmanın keyfini öğretin, en önemlisi sevmeyi öğretin. Birey yarattığı zaman hiçbir yerden satın alamayacağına biz hazza ulaşır, işte bunu öğretin.

Sosyal medyada yeni arkadaşlar araken en büyük derdim bu, o kadar fenaa şeyler paylaşmışlar ki ve buna kaptırmışlar, sanıyor dünyayı kurtaracak bunları yaydıkça, aslında kendi bacağına sıkıyor haberi yok, kötü yayınlınca bitmiyor, çoğalıyor.. Bunu anlamak bu kadar güç olmamalı..

Medya okuma dersi alınması lazım. Haberler neden yapılıyor? Kime yararı var? Sana bir yararı yoksa neden paylaşmamalısını öğretmek gerekiyor insanlara.

İşte bunlar için Critical Thinking öğrenmek gerekiyor. Kısacası Doğru soruyu sorma sanatı diyebilirim. Bunun için bol bol felsefe yapmalısınız. Kendinize sormalısınız. Felsefenin en iyisi kendinizle olan muhabbetinizdir. En son ne zaman kendinizle muhabbet ettiniz?

ilham verenler?

  • Sir Ken Robinson
  • Jules Verne
  • Leonardo da Vinci
  • Nikola Tesla
  • Pisagor
  • Seymour Papert
  • Jean Piaget

ne okuyalım?
Güncel gazete okumayın, daha çok resimli roman okuyun, hatta resimli bişiler bakın sadece, sinematografi gibi düşünün, henüz filmi çekilmemiş resimli hikayeler hayal edin.

Constructivism_(philosophy_of_education) üzerine araştırma yapın. Mimari veya Grafik Tasarımından bahsetmiyorum. Eğitimde, Yaparak Öğrenme olarak geçen bu kelimenin Türkiye’de çok fazla yeri olmadığını biliyoruz, çünkü bizler kalıplar içerisinden iyi vatandaşlar olarak eğitildik, amaç daha iyisi yapmak olsaydı bu kelimenin ne olduğunu daha rahat kavrayabilirdik.

ne dinleyelim?
8tracks dinleyin. güzel playlistler var onları bulun, olmadı beni takip edin: www.8tracks.com/highone
Blackmills dinleyin, sakinliğin arıza dubstep ile birleşimindeki hazzı yaşayın çalışırken.

ne izleyelim?
Ana Haber bülteni izlemeyin.

Son izlediğim filmlere bakıyorum: Bilim Kurgu – Romantik : About Time (2013) , Edge Of Tommorow (2014), Predestination, I Origins, Automata, Slumdog Millionaire.

Klasiklerden: Wild Wild West, League of Extraordinary Gentlemens, Groundhog Day, Jumanji, Zathura (A Space Adventure),

bize ne sorarsın?

Felsefecilerin aslında çok iyi Matematikçi oldukları bir dünyada, Görsel Tasarımcıların da Sosyal Mühendisler olmaları sizce de mümkün olabilir mi?
<etilen>zaten çoktan öyle olmadılar mı?</etilen>

<etilen>bu soruyu kendin sorup, kendin cevaplar mısın?</etilen>
Boş bir tuvali ne yaparsın?
Boş bırakırım.. Ancak dolu bir tuvali daha iyi bir hale getirebilirim. Bunu Renovasyon olarak nitelendirebilirim. Bu zamana kadar kendimde bunu buldum, sıfırdan birşey yapmak yerine olanı daha iyi hale getirebiliyorum. Dış cephesi aynı kalıyor, içini, içinde yaşayan ve çalışanlar için daha üretken bir duruma getirip, sosyal olarak üretimi en az %300 arttırabiliyorum. Bahsettiğim şey bir tasarım ama şirketler için, bu yüzden GizliMaden.com‘u kurdum. Yine ilerici bir tavır, yine kimseye anlatamiyorum. Ama birgün birileri bunu arayacaklar, umarım o zaman çok yaşlanmamış olurum.

Yapı-Yorum Projesi : www.yapiyorum.co
İng. versiyonu : www.iamBuilding.co