el-topo

Filmin başında köstebeğin, güneşle olan bağlantısı yatar. Köstebek güneşi gördüğü an kör olurmuş ve yinede kazarmış toprağı.

İlk sahne çöldedir ve El Topo çocuğuyla birlikte görünür. Çocuk 7 yaşındadır ve o andan itibaren ilk oyuncağını ve annesinin fotoğrafını gömmek zorundadır. Oedipus kompleksiyle veda eşliğinde kazar ve gömer çocuk.

Gömdükten sonra El Topo çocuğuyla birlikte yol alır. Kanın ve yıkımın olduğu yerlerden geçerler. Düello yaparlar. El Topo sonunda bunları yapan kişilerin izini bulur. Adamlar Ataerkil bir toplumun en hayvan iç güdüsüyle yaşayan kişilerdir. Biri lider olarak beş kişilerdir.
1. adam müziği susturmaya çalışan ve öldüren kişidir.
2. adam dini eline almaya çalışan ‘sahte’ din adamıdır ve kitaba hiç saygısı yoktur. burnunu siler kağıtlarlarla.
3. adam sürekli içen ve zenginliğe özenen sahte burjuvalar misali tahtında kahkaha atmaktadır
4. adam hayvanları doğrayan ve doğaya zarar veren adamdır.
5. adam halkı kafasına göre öldüren kişidir. bu ordudur. ve ilk ölen kişide odur!

Müziği kendi lehlerine çeviren bu kişiler bir mozaik yaratmak için müziği açarlar. 4 tane din adına savaşan adamlarla sevişirler. onları hor görerek üstlerine binerler. Albay, bunların başıdır ve en üst tabakayı temsil eder. kadını ona hizmet eder. ataerkil toplum, anaerkilliği esir almıştır ve onu aşağılar diğer adamları ise kadını arzularlar. fakat sapkınlıklarını albay durdurur, ve sadece onlara
elletir kadını. libinal-bastırmayla adamlar kadın eşyalarına yönelirler.

El Topo geldiğin ilk müziği yok etmeye çalışan adamı öldürür. yani insaların konuşma hakkını “iletişim hürriyeti” altında salıverir.

Albay’la kapışmasında ise El Topo yener, diğer adamları ona itaat etmez. bir toplumda konuşmayı serbest bırakırsanız o toplumun adamları başlarını yarı yolda bırakır mantığıyla hareket eder.
“-Albay: Sen kim oluyorsun da bunu yapıyorsun?
-El Topo: Ben Tanrı’yım.”
Yolculuğuna adalet dağıtmak için çıkan El topo’nun manevi yönü hamdır ve saftır. Albay’ın penisi keser ve ataerkil toplum içindeki kadına ulaşmaya çalışır burda. Baskıların sonu, her zaman
üreme organlarının kesilmesiyle son bulur. Albay, penisi kesildiği için intihar eder. Ve ataerkil toplum ve erkek egemenliği bu noktada endirekt komünal bir duruma bırakır kendini. Diğer üç adamı ise geri kalan toplum, infaz eder, kendi içlerinde!

Yandaki sahnede kadın çocuğu iterek El Topo’nun yanına gidiyor. Bebekliğimizde annemizin bize yaptığı gibi. El Topo ise ses çıkarmıyor. Çocuğu din adamları alarak, büyütüyor. Kadın, hiç bir şeyi yokken ve hiçbir şey talep etmeden geliyor.

Birlikte bi su birikintisinin yanında dururlar ve su kadına acı gelir. El Topo, kadının adını orda Marah koyar. Marah’ı Musa hikayelerinden biliriz. Zaten Musanın hikayesi üzerine adını koyar. Geleneklere göre. Su ağaçlarla ve doğayla tatlı yapar El Topo.

Kadın ilk mızmızlanmasını çölde yapar. Buda ilk sahneye bir göndermedir ayrıca. Neden çölde yapar. “Burada nasıl yaşayacağız?” diyerek barınma iç güdüsünün esiri olmaya başlar yavaş yavaş. El Topo, kumdan yumurta çıkarır, taştan su çıkarır fakar kadın bunu yapamaz. bir müddet öğrenmeye çalışır bunu ve El Topo’da yardım etmeye çalışır.

Kadın, “hiçbir şey, hiçbir şey, hiçbir şey, hiçbir şey” diye El Topo’nun etrafında dönerken, yavaşça üstündekileri çıkarır adam. Sonunda kadına şiddet uygular. kadın “sıcak kumlardan, serin sulara” misali bir yakarış içine girer. SAF ACI, KADININ MANEVİYAT GÜCÜNÜ AÇIYOR. Acıyla birlikte, çölde yumurta bulmayı ve taştan su çıkarmayı öğreniyor.

Kadın bu güce ulaşınca El Topo’yu küçümsüyor. El Topo sevdiğini söylesede kadın, “seni sevmiyorum. seni sevmem için en güçlü olmalısın” diyor. çölün 4 büyük ustasını yenerse en güçlü olacağını söylüyor. Burada filmin ikinci perdesi açılıyor. 4 usta 4 dini temsil ediyor ve kadın onları yenmesini istiyor ondan.

1. Usta: Hz. İsa’dır. Yanındakiler ise ona inanalar. Onların birbirini tamamlamasının nedeni; zehirlenen insanların ancak ve ancak birlikte hareket ederek kurtulabilir olmasından geçmesidir. İlk ateş iznini El Topo’ya veriyor usta. El Topo kadınının gazıyla ve isteğiyle ona tuzak kuruyor. Usta sendelediği anda, El Topo silahına dayanarak onu vuruyor. Yarım-adamları ona saldırsa da, ikisini de öldürüyor. Birinci ustanın neden hristiyanlık olduğu ise basittir, yönetmenin çocukluk dini odur. İlk O miti parçalamalıdır. sonra kronolojik sıraya göre hareket edecektir.

Ustayı yendikten sonra göl başına giderler. Orada siyahlar içinde bir kadın gelir.dişi el topodur kendisi ve ben ona “siyah şeytan” diyeceğim. dişi şeytan Marah’ın iç yüzüdür de aynı zamanda. Lezbiyen mitinin devreye girişinin burası olması ayrıca ironiktir, erkeğin ilk başarısı kadının içini şeytanlaştırır. Dişi şeytan, Marah’a ayna verir. Onu kendi egoizmi esir alsın diye.Bunu bilerek verdiği meçhuldur ama kadının aynada kendine aşık gibi bakması ve yanından ayırmaması El Topo’nun sınırlarını zorlar. Atın üsünde aynaya ateş ederek parçalar. Dişi şeytanın neden kabul edildiğinin nedeni tektir, 2. ustayı o gösterecektir, yani kadının iç yüzü dini mahvetmeye meyillidir. Ustaları yaratan kadın, onları yok etmek istemektedir nedeni egoizm izleridir…

2. Usta: Hz. Davut’tur. El becerisi çok gelişmiştir, geleneğe çok bağlıdır. Annesinin sözünden çıkmaz. İri yarı güçlü ve serttir.Etrafta gücün temsili olan hayvanlar vardır. El Topo Davut’la ilk kavgasında yenilir. Ona ikinci bir şans verir.
“Benim olan her şeyden nefret ediyorum.
Çünkü beni onun ilahi varlığından uzaklaştırıyor.”
Hz Davut burda annesine yani geleneğine olan bağlılıktan söz ediyor. Oedipus kompleksinden uzak. saf bir sevgiyle. Annesi otururken, El Topo Marah’ın kırılan aynasını koyar. Anne oğluna silahını götürdüğü zaman kırık aynaya basar. Bunun iki anlamı vardır, biri şaşırdığı için kafesteki kuşlar gibi öttüğü dür diğeri ise acıyla özgürleşmeye adım attığıdır. El Topo fırsatı kaçırmaz ve adamı öldürür.
Parçanmış Ayna: Önemli bir ayrıntıdır Marah’ın egoizmleriyle ustanın annesi ölmüştür. Geleneği kadının mogolaman tavırları bozar her zaman.

2. ustayı da öldürdükten sonra geri döner. Kadın El Topo’dan çok memnundur. bunun için Dişi şeytanın gitmesini ister hatta ona meydan bile okur. fakat yenilir. dişi şeytan lezbiyenlik mitiyle birlikte geri gelerek onu öper.

3. Usta: Hz. Musa’dır. Tavşanlar ölme sebebi çok açıktır. Yahudiler kendi aralarına yabancı girmesini istemez. Tavşanlar bu nedenle ölür. Müzikli bir sohbetten sonra düello başlar. Musa “ben kalbe ateş ederim sen beyne aterş edersin” derken, mantıkla pek karar veremesek de kalbimizle hareket etmemiz bizi sağ çıkarır demek istiyor. Ve düelloda El Topo’nun kalbine ateş ediyor. El Topo Davut’tan aldığı bir çeliği kalbinde unutmuştur ve onu bu hamlesi kurtarır. Gelenek Musa’nın taviırlarına karşı olduğu için onu bu hamlede dolaylı olarak yener. El Topo bu ustayı da yenmiştir ve arkada bir cümlesi kalmıştır. ” Fazla kusursuzluk bir hatadır.”

Marah’ı terk etmek ister fakat etmez. Edemez. Yarım kalmış şeyleri tamamlamak ister El Topo.Dişi şeytan Marah’a yakınlaşmak istese de onu elinin tersiyle iter. O güçlü olandan yanadır.

4. Usta: Hz. Muhammed’tir. Onu yenemez El Topo. O kadar güçlü ve zekidir ki, bir kelebek ağıyla bile El Topo’yu alt eder. Burda çok büyük bir anlam vardır. İnsanlığın zehirlendiğinin en büyük kanıtıdır bu sahne. Hz.Muhammed en büyük ve yüce dini getirirken, aslında din mitini paramparça ettiğini biliyordu. Bunun için El Topo’ya “KAYBETTİN” der. Artık hile ve kötülük sizin aranızda kalacaktır. Kendi canına kıyar. Hayat, o anda intihar eder.

El Topo, ikinci ustaya gider, el işi ile sarılıdır. üçüncü ustaya gider, kanlı bir gölle yanar. Musa çok kızmıştır. sonunda ilk ustanın yanına gider. çocukluğuna. İsa’nın aslında bir koyun canında olduğunu görür. Gerçek İsa ise büyünün altında balla yatar. orda bütün tutsaklığından kurtularak özgürleşir. üçüncü gözü açılır. silahını kırar. kadını ona “kazandın! kazandın!” dese de o artık eskisi gibi değildir.

Dişi şeytan ona ateş eder ve Marah’a dönerek “O ya da ben” der. El Topo güçsüz olduğu için ve bunu bilerek seçtiği için ona ateş eder. El Topo’yu orada bırakarak dişi şeytanla oradan ayrılırlar.
El Topo kurşunlar için yerde yatar.

Üçüncü gözü açılan El Topo’yu sakat, çirkin insanlar mağaralarına götürür. Az sayıda kalmış temiz insanların dışı böyledir ama içleri çok temiz ve saftır. El Topo’dan medet umarlar. O ise bunu reddeder. Ta ki bir acıyı yiyip, yaşlı bir kadından doğana kadar. O gelenekler onu tekrar doğurur ve traş olur. bir peygamber olma yolunda ilerler. Para bulup mağaradakileri kurtarmaya söz verir.Yanında cüce kızla birilite çıkarlar.

Kasabaya inen ikili, insanların vahşetine tanık olur. Onları eğlendirerek para kazanmaya çalışırlar. Doyumsuz kadınların, çirkinliği etrafa yayılmıştır. Dini bir propaganda yaygındır etrafta. Ve yavaşça mağarayı kazarlar. Dini propaganda sırasında, bir çocuk ölür. El Topo’nun çocuğu ise bu dine mensuplardandır. İroni olarak karşımıza çıkar. Kadına tercih ettiği çocuğu, din mensubu olmuştur. Marah’ın gideceğini belki bile bile.. Çocuk öldükten sonra dini yer yani “sirl” kapanır.. El Topo, başkalarıyla yatar, para için. ve o cüce kızı hamile bile bırakır.. El Topo, çocuğunu cüce kızla evlenmek için o dini yere girerken tanır. Şok olur. Çocuğundan onu mağara bittikten sonra öldürmesini ister. İnananların ruhu için ister bunu. Mağara açıldıktan sonra, mağaradan sakat, biçimsiz insanlar çıkar ve El Topo’yu takmaz bile. Özgürlüğü verdiği haz, o anda her şeyin üstündedir. Çocuğu ise onu öldürmez. Biçimsiz insanlar kasabaya indikleri zaman, halk onlara ateş eder. inananları yok olmuştur ve zengin biçimli halk rahat etmiştir. El Topo koşarak oraya gelir ve bütün halkı öldürür. kurşun işlemez artık ona. çünkü o artık peygamber olmuştur. köstebekliği ulaşmıştır.

Hepsini öldürdükten sonra sıra ona gelmiştir. bu zehirli hayat artık anlam ifade etmez. insanlar zehirlidir. kendisinden başka onun peygamber olduğuna inanacak kimse olmayacaktır. En sonunda çocuğu, cücekızla ve yeni doğan oğluyla gelir mezarı başına. “Gerçek baba oğlunu bırakandır” Şimdi ise herkes eşittir yani oğul yoktur demeye getiriyor. atın üstünde cücekız ve El Topo’nun iki oğlu olduğu için.

Diğer kadınlar çoktan güç peşine gitmiştir. Sadece şuan olan ” tek tip aile” kalır geriye…

Kendi çocukluğundaki inançla gömülür..

Bal yapan arılar, hayatı nasıl değiştirir ki?

tarık bal