ekin

Ekin, birçok bakımdan, indirgenmiş ve boyun eğdirilmiş bir ormandır. Daha önce orman bulunan bir yerde yetişir ve asla çok yüksek olmaz. İnsanın eseridir ve bütünüyle onun iktidan altındadır. İnsan onu eker, biçer ve eski ritlerle büyümesine katkıda bulunur. Ekin bir ot kadar esnektir ve her rüzgânn etkisine açıktır. Başak saplan rüzgârla sallanır; bütün tarla eşzamanlı olarak eğilir. Fırtınalarda tamamen yere yapışır ve uzun süre orada öylece kalır. Ama tekrar dikilmesini sağlayan gizemli bir yeteneği vardır ve çok kötü hırpalanmadığı sürece, bütün bir tarla birdenbire tekrar dikilir. Başaklar ağır başlar gibidir; rüzgâra göre ya insana başıyla selam verir ya da başını başka tarafa çevirir.

Ekin çoğunlukla insandan kısa boyludur, ama boyu insanmkini aştığında bile insan onun efendisi olarak kalır. Ekinler büyürken ve ekilirken birlikte oldukları gibi kesilirken de bir aradadırlar. İnsanoğlunun kendisi için kullanmadığı samanlar bile tüketilinceye kadar bir arada kalırlar. Ancak birlikte ekilen biçilen, harman edilen ve ambarlanan ekinin akıbetindeki aynılık çok daha çarpıcıdır! Buğday büyürken, aynı noktada kök salar; hiçbir başak diğerlerinden ayrılamaz. Birinin başına gelen diğerlerinin de başına gelir. Başakların, insanlar arasındaki kadar olmasa da büyüklükleri değişir. Bir ekin tarlası bir bütün olarak boy bakımından genellikle birörnektir. Rüzgârla coştukları zamanki ritimleri yalın bir dansın ritmini andırır.

İnsanlar ölüm karşısında eşit olduklarını açıkça ekin imgesinde görürler. Ama ekinler eşzamanlı olarak kesilirler ve bu da akla oldukça özgül bir ölümü getirir: savaşta rastlanan yaygın ölümü, sıra sıra insanların tümünün yere yıkılmasını. Ekin tarlası, savaş alanıdır.

Ekinlerin esnekliği boyun eğme olur. Direnç fikrini kavramaktan aciz, sadık tebaanın bir araya gelmesine benzer. Ürkmüş bir biçimde sadakat göstererek, her emre itaat ederek orada bekleşirler. Düşman gelince acımasızca ayaklar altına alınırlar.

Tohum yığınları sonunda dönüştüğü tahıl taneleri yığını kadar önemlidir. İster bire yedi ister bire yedi yüz versin, ürün yığını tohum yığınından kat kat büyüktür. Büyüyerek ve bir arada durarak artar ve bu artış onun lütfudur.

Elias Canetti

1 yanıt: “ ekin ”
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir