Yaktığım son sigaranın vişne kokusu odamda
Yan yana dizilmiş aynalar.
Bu gece dehşetli istekliyim,
Dikkat et pijamanın yırtıldığı yerden öpebilirim.
Yeşilinde kaybolan şehirlerden
Yeşili kaybolan şehirlere transfer olduğumdan beri
Yüksek binaları sevdim.
En azından bir ağaçmışçasına
Gökyüzüne uzanmak istedim.
Bu gece dikkat et
m2 sini bilmediğim bir odada
Oksijensizlikten ölebilirim.
Görmediklerimle hayatta kaldığım gerçeği
Körlüğe olan özlemimi arttırıyor.
Alaturka bir türkü dinlerken
Termik santrali henüz olmayangillerden
İçeriye köy kokusu doluyor.
Anlatımı da bozuyorum
Anlaşılmayı beklerken.
Havada oksijende çözünmüş gerginlik kokusu.
Dikkat et modern zamanlarda
Tek yeşili mezarlıklar kalan bir şehirde
Ölebilirim!
Nefes al,ver, al , ver …
Alma, verme, sus, öl…
İçime attıklarım damarlarımda kan
Niyetine dolaşırken
Havadaki yüzde 21 oksijenin
Faydasını görmeden
Ama yine de tükürüğümde boğulmadan
Ve boşalırcasına kötü niyetlerinizin üstüne
Son nefesime dahi acımadan
Ama bu kez susmadan
Tanımadığım yüzlerden örülmüş bir taş yığınında
Ölebilirim!