duhuliye’den şairler parkı sayesinde haberim oldu. üstte görmüş olduğunuz fotoğraf duhuliye. kelime anlamı “giriş ücreti” demek. bizi ilgilendiren kısmı ise 90’ların başına kadar İnönü Stadı’nda yerin altında geniş bir kitleye maç izleme imkanı sunmuş olan alan. bir siper fonksiyonu gören ve stadı boydan boya çevreleyen bu tribüne girenlerin gördükleri şey ekseriyetle futbolcuların ayakları. müdavimleri ise tahmin edebileceğiniz gibi bilet parasını ödemekte zorlanan yoksul halk ve öğrenciler.

fakat daha da dikkat çeken şey kimsenin bu durumdan şikayet etmemesi. o daracık alandan gördükleri ile mutlu olan insanlar. duhuliye müdavimleri boş değil, futbolcuları kramponlarından ve ayaklarından tanıyor. ayrıca diğer tribünlerde olmayan bir özellik ile stadın etrafını dolaşabiliyorsunuz zira penaltı olduğunda hangi kale ise herkes koşmaya başlar, kale tarafına hücum edermiş. ayrıca rivayetlere göre sporcular da burada maç izlermiş. duhuliyeden soyunma odalarına geçiş varmış.

fotoğraf ise oldukça etkileyici. insanlar oldukça mutlu gözüküyor. sanıyorum kısıtlı imkanlar ile mutlu olabilme yetimizi çoktan kaybettik. toplumsal kutuplaşmanın inanılmaz boyutlara geldiği günümüzde bazı şeyleri hatırlamak için uzun uzun fotoğrafa bakmanız dileğiyle. siyah!