Dostoyevski ve Tarkovski

DostoyevskiÔÇÖyi TarkovskiÔÇÖye ba─člayan ba─č, ├╝zerinden onca tank, bombard─▒man, ac─▒, hayal k─▒r─▒kl─▒─č─▒, devrim ve kar┼č─▒ devrim, hatta varolu┼č ├╝st├╝nde tepinen onca olumlu ┼čey ÔÇôbilim, sanat, ahk├óm ve ┼čeriatÔÇô ge├žti─či halde nas─▒l ya┼čad─▒? Acaba neden Dostoyevski edebiyat─▒n en y├╝ksek noktas─▒nda yer al─▒yor? Ve bir as─▒r sonra Tarkovski ba┼čka bir alanda sinemada, en y├╝ksek filmleri yapabiliyor? Ruslar─▒n edebiyatlar─▒n─▒ yok etmek i├žin ellerinden geleni yapt─▒klar─▒n─▒ artik biliyoruz. Bunu filmlerini yeralt─▒na g├Âmd├╝kleri Eisenstein, Vertov ve Dovjenko i├žin de yapt─▒lar. Ama birdenbire Tarkovski ├ž─▒k─▒verdi ve sadece tek ┼čeyin garantisiyle ÔÇôhayat─▒n ifadesini DostoyevskiÔÇÖnin yapt─▒─č─▒ gibi yaparsan─▒z onu siz ifade etmekle u─čra┼čmak zorunda kalmazs─▒n─▒z, o gelir sizin ifade ara├žlar─▒n─▒ doldurur, ta┼čar, ve kendini sizin arac─▒l─▒─č─▒n─▒zla ifade eder. Dostoyevski-Tarkovski ba─č─▒n─▒n s─▒rr─▒ i┼čte budur.

Durumu biraz daha ciddiye almak da gerekir: hi├žbir yazar─▒ Dostoyevski ile kar┼č─▒la┼čt─▒rmaya kolay kolay cesaret edemeyece─čimiz ger├že─čiyle Dostoyevski okuyanlar ÔÇônihayetindeÔÇô kar┼č─▒la┼č─▒rlar. Neredeyse ─░ngiliz dilini yaratm─▒┼č olan Shakespeare, Antik Yunan dilini bize topyekun veren Homeros, ve Frans─▒zcay─▒ kuranlar: Rabelais ile MontaigneÔÇŽ Ve sonra CervantesÔÇŽ Bunlardan baz─▒lar─▒n─▒n ger├žekten ya┼čam─▒┼č olduklar─▒ndan, giderek eserlerinin ÔÇťedebiÔÇŁ manada otantik olup olmad─▒─č─▒ndan bile ├žok emin de─čiliz. Bu anlamda Dostoyevski bir ilktir ÔÇôonun orada, Saint-PetersburgÔÇÖda ya┼čad─▒─č─▒n─▒, tutuklan─▒p kur┼čuna dizilmesine ramak kald─▒─č─▒n─▒, s├╝r├╝ld├╝─č├╝n├╝ ÔÇôhep biliriz. Baz─▒ iyi romanlar─▒n─▒ salt para kazanmak i├žin par├ža ba┼č─▒ yazd─▒─č─▒n─▒ da ├Â─črenebiliriz kolayca. (ve bug├╝n Orhan Pamuk, bir taraftan kendi k├Ât├╝ fantezi romanlar─▒n─▒ pazarlamaya ├žal─▒┼č─▒rken, di─čer taraftan nedendir bilmem olduk├ža k├Ât├╝ Dostoyevski terc├╝melerini ─░leti┼čim Yay─▒nlar─▒nda ÔÇťsunmaktad─▒rÔÇŁ ÔÇôve bu terc├╝melerde ÔÇťmerdivenin kenar─▒nda yere yuvarland─▒ ve kafas─▒n─▒ hal─▒ya tok bir sesle ├žarpt─▒ÔÇŁ gibi b─▒rak─▒n DostoyevskiÔÇÖyi, ortalama bir romanc─▒n─▒n bile asla telaffuz edemeyece─či bir c├╝mleyi bulabiliyoruzÔÇŽ) O c├╝mleyi bulup yeniden yaz─▒yorum (terc├╝me etmiyorum, yeniden yaz─▒yorum): ÔÇťmerdivenin kenar─▒na eri┼čti─činde art─▒k dayanamay─▒p koyuverdi. Tok bir ses geldi kafas─▒yla hal─▒danÔÇŽÔÇŁ

TarkovskiÔÇÖnin DostoyevsiÔÇÖyi bir ÔÇťyak─▒n─▒ÔÇŁ gibi g├Ârd├╝─č├╝ biliniyor ÔÇôhayat─▒ boyunca onun bir roman─▒n─▒ ├žekmek istemi┼č ve anla┼č─▒lan buna ya f─▒rsat bulamam─▒┼č, ya da ÔÇôbu daha do─čru ve hakl─▒ bir neden herhaldeÔÇô cesaret edememi┼čÔÇŽ Ama benim g├Ârd├╝─č├╝m her imaj─▒n─▒n i├žine Dostoyevski tamtam─▒na i┼člemi┼čtir. Ger├žekten de, nas─▒l Dostoyevski okuyana her ┼čeyi yazabilecek gibi g├Âr├╝n├╝yorsa, bir Tarkovski g├Âr├╝nt├╝s├╝ de her ┼čeyi g├Âsterebilecek gibi gelirÔÇŽ Onun filmleriyle ÔÇťbar─▒┼čamazsan─▒zÔÇŁ ilk yirmi dakikan─▒n sonunda terk etmenizin daha iyi olaca─č─▒ ger├že─či (bu ├žo─ču ki┼činin deneyimidir)iyi bilinirÔÇŽ Ama Tarkovski de her ┼čeyi ÔÇť├žekebilecekÔÇŁ gibi gelen bir filmcidir. Ve bunun nedeni belki de Dostoyevsiesk anlat─▒mla g├Âbekba─č─▒ndan ├žok, her ikisini birbirine ba─člayan ba─č─▒n olu┼čabildi─či o diren├žli zemindir.

Bu zemin bir co─črafya de─čil ÔÇôRusya co─črafya olu┼čturamayacak kadar geni┼č ve son tahlilde epeyce ─▒ss─▒zd─▒r. Orada insan bir seyrelme i├žinde ya┼čar.

Elbette modern bat─▒l─▒ toplumlardaki o ├žok yo─čun n├╝fus i├žinde, kentin kalabal─▒─č─▒nda ya┼čanan ÔÇťseyrelmeÔÇŁ ÔÇôdaha do─črusu ÔÇťizolasyonÔÇŁÔÇô gibi de─čildir bu. Ama bir devir ya da ÔÇťzamanÔÇŁ da de─čil. Daha do─črusu mek├ón─▒n bir kas─▒lmas─▒yla zaman─▒n bir gev┼čemesi kar┼č─▒s─▒nday─▒z. Ya da, TarkovskiÔÇÖde daha kolay oldu─ču ├Âl├ž├╝de bunun tersiyle. DeleuzeÔÇÖun anlatt─▒─č─▒ ve ├Ârnek olarak TarkovskiÔÇÖyi g├Âsterdi─či ÔÇťkristal imajÔÇŁ hem kas─▒lma hem de gev┼čeme olmal─▒d─▒r ÔÇôkalp gibi ├žal─▒┼čmal─▒d─▒r. Bahtin Dostoyevski eserindeki bu ritmik ÔÇťolaylar─▒ÔÇŁ epeyce ├ž├Âz├╝mledi. Ve orada dilin kas─▒l─▒p gev┼čedi─čini de g├Âsterdi. Dostoyevski ÔÇťher ┼čeyi yazabilirÔÇŁ ÔÇö Tarkovski ÔÇťher ┼čeyi g├ÂsterebilirÔÇŁ. Demek ki esas mesele her ┼čeyi yaz─▒p durmak de─čil, her ┼čeyin yaz─▒labilece─či ortam─▒, arkaplan─▒, fonu olu┼čturmak, in┼ča etmektir.

Ve i┼čte, Dostoyevski edebiyatta, Tarkovski ise sinemada bunu en yetkin ┼čekilde basarm─▒┼č olanlard─▒r. Ve DostoyevskiÔÇÖden ┼č├Âyle bir c├╝mle duyabilirsiniz: ÔÇťbir arabac─▒n─▒n g├Âlgesini g├Ârd├╝m, bir araban─▒n g├Âlgesini bir f─▒r├žan─▒n g├Âlgesiyle temizliyordu.ÔÇŁ

Daha da gidersek ┼čunu da: ÔÇťil faut inventerÔÇŁ ÔÇônedense hep Frans─▒zca telaffuz ediliyor esas─▒nda Rus├ža olan bir romanda. Herhalde bir vurgu kazand─▒rmak i├žin. E─čer tanr─▒ yoksa onu ÔÇťicat etmek gerekirÔÇŁ. Adalet yoksa onu da. Ama Dostoyevski eserlerinde s├╝rekli tekrarlanan bu talep roman─▒n kahramanlar─▒ taraf─▒ndan nedense hep Frans─▒zca olarak telaffuz edilir. Neden?

DostoyevskiÔÇÖden hep al─▒nt─▒lanan bir c├╝mle: ÔÇťe─čer Tanr─▒ yoksa her ┼čey mubahÔÇŁ. Oysa bunun ├žok say─▒da de─či┼čkenini de bulabilirsiniz orada: ÔÇťe─čer tanr─▒ ├Âld├╝yse benim y├╝zba┼č─▒l─▒k apoletlerim ne i┼če yarayacak peki?ÔÇŁ (Ecinniler) DostoyevskiÔÇÖde ikinci tip sorgular ilkinden (ki sorgu de─čil ├Ânermedir bunlar) ├žok daha derin, dolay─▒s─▒yla ├žok daha ├Ânemlidir. Nietzsche bize ┼čunu g├Âsterdiydi (ki san─▒yorum DostoyevskiÔÇÖden ├žok uzakta olmayan bir d├╝┼č├╝nme hali i├žinde ba┼č─▒na geldi bu): Tanr─▒ ├Âld├╝. Ama ekledi. Onu siz ├Âld├╝rd├╝n├╝z. Nas─▒l kalkacaks─▒n─▒z bakal─▒m bu i┼čin alt─▒ndan. DostoyevskiÔÇÖnin ÔÇťTanr─▒ yoksa her ┼čey mubahÔÇŁ form├╝l├╝n├╝n daha derininde ÔÇťTanr─▒n─▒n ├Âld├╝r├╝lmesiÔÇŁ yat─▒yor. ├ç├╝nk├╝ ├žok a├ž─▒k. Tanr─▒ bir zamanlar varken ┼čimdi yoksa ya olmu┼č olmas─▒, ya da ├Âld├╝r├╝lm├╝┼č olmas─▒ gerekir. Ama EcinnilerÔÇÖde Tanr─▒ÔÇÖn─▒n ├Âld├╝─č├╝ d├╝┼č├╝ncesi ├Ân plana ├ž─▒k─▒yor ÔÇôyoklu─ču de─čil. Tanr─▒ hi├ž yoksa apoletlerim ve y├╝zba┼č─▒l─▒k r├╝tbem olmazd─▒. Ama Tanr─▒ var idiyse ve ┼čimdi art─▒k ├Âld├╝yse benim apoletlerim ve r├╝tbem ne anlama gelir?

Bug├╝n Dostoyevski ile ba┼č─▒n─▒z─▒ a─čr─▒t─▒yor, g├Âzlerinizi yoruyorum ama bence buna de─čer: bu adam─▒n toplumsal tipler yaratmakta SimmelÔÇÖden bile daha ba┼čar─▒l─▒ oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝yorum art─▒k. Ayr─▒ca toplumsal tipler hem sosyolojik-psikolojik realiteler, hem de estetik-analitik kategoriler oldu─ču ├Âl├ž├╝de benim epeydir u─čra┼čt─▒─č─▒m SpinozaÔÇÖn─▒n esas antitezi olarak da ortaya ├ž─▒k─▒yor. Ve bu antiteze ger├žekten ihtiya├ž duyuyorum. Heidegger ÔÇťhala bir Tanr─▒ya g├╝c├╝m├╝z yeter mi?ÔÇŁ diye sormu┼čtu. Spinoza felsefesi antidotsuz al─▒nmamas─▒ gereken bir ┼čey. Hi├žbir ├Âzg├╝rl├╝k alan─▒ b─▒rakm─▒yor gibi g├Âr├╝n├╝yor, ama salt felsefe yapmakta alabildi─čine ├Âzg├╝r. Oysa DostoyevskiÔÇÖde bulaca─č─▒n─▒z hi├žbir iddiay─▒ ├Ânce SpinozaÔÇÖda bulamaz de─čilsiniz. Dostoyevski (sonra belki de Simmel) ÔÇôinsan olarak sonlulu─čumuzdan kurtulamayaca─č─▒m─▒z konusunda ─▒srar ediyorlar; oysa Spinoza e─čer felsefe yapacaksak her ┼čeye Tanr─▒n─▒n g├Âz├╝yle bakmam─▒z gerekti─čini s├Âyleyecek kadar umutluydu. Spinoza g├╝├ž derecelerinin toplam─▒n─▒ g├Ârmek istiyordu (bu Tanr─▒d─▒r). Dostoyevski ve ÔÇťmodernlikÔÇŁ ise Tanr─▒ yokken g├╝├ž derecelerinin ne menem bir ┼čey olabilece─čini tart─▒┼č─▒yor ÔÇôve bunu tart─▒┼čman─▒n en iyi yolu edebiyatt─▒r art─▒k, felsefe de─čil.

Lacan DostoyevskiÔÇÖnin ÔÇťe─čer Tanr─▒ yoksa her ┼čey mubahÔÇŁ─▒n─▒ tersine ├ževirdi ÔÇôÔÇťe─čer Tanr─▒ yoksa her ┼čey yasakÔÇŁ. ├ç├╝nk├╝ e─čer bir ÔÇťtemel g├ÂsterenÔÇŁ art─▒k yoksa o zaman d├╝nyay─▒ ┼č├Âyle ya┼čamaya ba┼člaman─▒n ├Ân├╝ a├ž─▒l─▒yor ÔÇôkahve i├žin ama sa─čl─▒─ča zararl─▒ = kafeinsiz kafeinÔÇŽ Seks yap─▒n elbette, ├ž├╝nk├╝ her ┼čey mubah, ama dikkat edin, ├ž├╝nk├╝ AIDS. Yiyin, ama dikkat edin, ├ž├╝nk├╝ ya─č ve kolesterol var.

Her ┼čey SpinozaÔÇÖn─▒n do─čal felsefesinden kurtulmak ├╝zere modern ├ža─člar─▒n yedi─či haltlar─▒n toplam─▒n─▒ g├Âsteriyor. Spinoza diyordu ki, ilkel oldu─čumuz ve ├žocuklar gibi kendi hallerimizi y├Ânetmeye muktedir olmad─▒─č─▒m─▒z ├Âl├ž├╝de emirlerle g├╝d├╝l├╝r├╝z. Bu bir ÔÇťperformatifler yasas─▒d─▒rÔÇŁ. Adem elmay─▒ yemenin kendine zarar verece─čini bilecek durumda de─čildir, bu y├╝zden Tanr─▒ ona elmay─▒ yemeyi ÔÇťyasaklamakÔÇŁ zorunda kal─▒r. Ama kapitalizmin ÔÇťrasyonalitesiÔÇŁ para getirecek herhangi bir ┼čeyi yasaklamak istemeyece─činden, e─čer kendime mazo┼čistik bir i┼čkence ├žektirmek istersem, ├╝zerinde ÔÇťdo not use forÔÇŽÔÇŁ gibisinden bir etiket bas─▒l─▒ bir k─▒rbac─▒ ├╝retip bana satacakt─▒r.

Dostoyevski, Spinoza, Nietzsche, Lacan hep ayn─▒ ┼čeyleri s├Âyl├╝yorlar. Ve farkl─▒ d├Ânemlerde, farkl─▒ anlarda d├╝nyan─▒n bu d├╝┼č├╝nme tarzlar─▒n─▒ gerektirme tarzlar─▒n─▒n o muazzam ├že┼čitlili─činin b├╝t├╝n bu bak─▒┼č a├ž─▒lar─▒ndan ├žok daha ├Ânemli oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝yorum.

San─▒r─▒m ┼č├Âyle bir durum var ultra-kapitalizmde. Richard GereÔÇÖin oynad─▒─č─▒ ┼ču bombok filmde oldu─ču gibi (affedersiniz) k─▒├ž─▒n─▒za bir fare sokars─▒n─▒z ÔÇô├ž├╝nk├╝ sapk─▒ns─▒n─▒zd─▒r ve ba┼čka t├╝rl├╝ olman─▒z─▒n da pek imkan─▒ yoktur. Ama o arada Richard Gere b├╝y├╝k bir hata yaparak, i├žini kemirmeye ba┼člayan (bu bir s├╝re zevk sonra da ac─▒ veren bir durumdur) fareyi ac─▒n─▒n ilk an─▒nda can havliyle d─▒┼čar─▒ ├žeker: sonu├ž ÔÇôkuyruk kopar, fare i├žeride kal─▒r (├Ârne─čin a┼č─▒r─▒l─▒─č─▒ kendi g├╝c├╝n├╝n par├žas─▒d─▒r, bu y├╝zden kusura bakmay─▒n).

Ama derim ki ÔÇťher ┼čey mubahÔÇŁ ve ÔÇťher ┼čey yasakÔÇŁ. ─░kisi ayn─▒ ┼čey. DostoyevskiÔÇÖnin ÔÇťmubahÔÇŁ─▒ g├Âstermek i├žin Tanr─▒n─▒n yoklu─čuna ba┼čvurdu─ču gibi, Lacan da ÔÇťyasa─č─▒n yoklu─čuÔÇŁna ba┼čvuruyordu. Bir romanc─▒ de─čil bir g├Âstergebilimci oldu─ču i├žin ÔÇôt─▒pk─▒ SpinozaÔÇÖn─▒n bir zamanlar yapt─▒─č─▒ gibiÔÇô rahat├ža ┼čunu diyebilirdi: yasak yok, her ┼čey mubah, demek ki Tanr─▒ yok. T─▒pk─▒ GodardÔÇÖ─▒n o e─členceli ve tuhaf CogitoÔÇÖsu gibi: ÔÇťdemek ki ├Âlmemi┼čim, ├ž├╝nk├╝ b├╝t├╝n hayat─▒m bir film ┼čeridi gibi g├Âzlerimin ├Ân├╝nden ge├žmedi.ÔÇŁ

Leibniz denen adam ise biliyordu ki ister Tanr─▒n─▒n yoklu─čuna, ister varl─▒─č─▒na s─▒─č─▒n─▒n ayn─▒ duruma d├╝┼čersiniz: varsa ┼ču, yoksa bu. Her iki durum da mubaht─▒r. Biliyoruz ┼čeyler var. Sezar Rubikon ─▒rma─č─▒n─▒ ge├žti ve GalyaÔÇÖyi i┼čgal etti. Bu olay hep var ve olacak ÔÇôyani her tarih kitab─▒nda varsay─▒lacak. Ama onun Rubikon ─▒rma─č─▒n─▒ ge├žmemesi de m├╝mk├╝nd├╝ ÔÇôve bu durumda olmam─▒┼č, harcanm─▒┼č koskoca bir d├╝nyalar sonsuzlu─ču var demektir. B├╝t├╝n bunlar tek bir bireyde ancak bir Dostoyevski roman─▒nda birle┼čtirilebilir. SezarÔÇÖ─▒n RubikonÔÇÖu ge├žti─či rahat├ža kabul edilebilir ÔÇôm├╝mk├╝nd├╝, ├ž├╝nk├╝ oldubitti. Ama daha derin bir soru do─čmuyor mu bundan: Tanr─▒ m├╝mk├╝n m├╝d├╝r? Ve bu soruya ayni tipten bir cevap verebilir miyiz?

Dostoyevski bence ÔÇťTanr─▒ olmasayd─▒ÔÇŁ sorusunu ÔÇťher ┼čey mubah olurduÔÇŁ cevab─▒n─▒ vermeden soramazd─▒. Ba┼čka bir deyi┼čle cevap sorudan ├Ânce geliyor ÔÇôve biz o zaman buna soru de─čil, problem, sorun filan diyoruz. Sorun ┼×udur: her ┼čeyin mubah oldu─ču bu d├╝nya nedir? Hangi ┼čartlarda tesis edilmi┼čtir? . Ve biliriz ki mubah basit├že ÔÇťyasaklanmam─▒┼č olan ┼čeyÔÇŁ de─čildir. Yasa─č─▒n hen├╝z dokunmad─▒─č─▒ ┼čeydir. Ya da daha derinden, ÔÇťyasaklaman─▒nÔÇŁ da ÔÇťyasaklanmas─▒ÔÇŁ gereken bir hayat yoludur. Ba┼čka bir deyi┼čle her ┼čeyin mubah oldu─ču bir d├╝nya Tanr─▒y─▒ ├Âld├╝rm├╝┼č olmak zorundad─▒r. ├ľld├╝rmezse baz─▒ ┼čeylerin mubah oldu─čunu bize s├╝rekli olarak hat─▒rlatmak, vaaz etmek zorunda olan bir Tanr─▒ya ihtiya├ž duyuyoruz demektir. Tanr─▒ dildeki emir kipinin ├Âtesinde bir varl─▒─ča sahip olma ihtiyac─▒nda de─čil. Ve emir vermek i├žin var olmak ihtiyac─▒n─▒ bile duymuyor. O ÔÇťtransandantalÔÇŁ bir imaj ve g├Âr├╝nmesi bile gerekmiyor. Yani KantÔÇÖ─▒n dedi─či gibi onu ancak i├žinizden buyruk veren ┼čey olarak tan─▒yorsunuz.

Ama b├╝t├╝n bunlar─▒ birtak─▒m toplumsal tiplere tart─▒┼čt─▒rmak i┼čte tam da DostoyevskiÔÇÖnin dehas─▒yd─▒. Onun kar┼č─▒s─▒nda SpinozaÔÇÖya kendi nedenlerimle hak veririm ÔÇôama ├žok da kar┼č─▒t olduklar─▒n─▒ d├╝┼č├╝nm├╝yorum baz─▒lar─▒n─▒n aksine. ÔÇťapoletlerim neye yarar o haldeÔÇŁ diye soran bir adam orada m├╝mk├╝n k─▒l─▒nm─▒┼čt─▒r. Spinoza da hep bu t├╝r ┼čeyleri somut olarak sorup duruyordu: neden veya nas─▒l Tanr─▒ kadar b├╝y├╝k bir kavram ile apolet kadar sa├žma sapan bir ┼čey aras─▒nda bu kadar s─▒k─▒ f─▒k─▒ bir ba─č oluyor?


Ek:

DostoyevskiÔÇÖden bahsetmek zorunda kalm─▒┼čt─▒m ÔÇôbiraz daha ├Âtesiyle devam ediyorum: (ve diyelim ki bu Rus insan─▒n─▒ biraz da kaderini payla┼čarak daha iyi tan─▒ma ┼čans─▒m oldu) ÔÇôbu mesele Fyodor DostoyevskiÔÇÖnin Bratya Karamazovyi (Karamazovgiller) adl─▒ roman─▒nda DmitryiÔÇÖye s├Âyletilen bir c├╝mlede haz─▒r bulunur: neden acaba b├╝t├╝n Ruslar filozofturlar, ve bu i├žlerine i┼člemi┼čtir? ├çok tuhaf bir durum, ├ž├╝nk├╝ benim bildi─čim Vladimir Solovyov d─▒┼č─▒nda Rusya herhangi bir sistematik filozof yeti┼čtirmemi┼čtir ÔÇô├ž├╝nk├╝ bence buna zaten ihtiyac─▒ yoktur ve yazarlar─▒ ele┼čtirmenleri d├╝┼č├╝nme g├╝c├╝n├╝n belli bir miktar─▒n─▒ ayakta tutmaya yetip artm─▒┼člard─▒r bile.

Ama ┼čimdi inan─▒r─▒m art─▒k ÔÇôRuslar yaln─▒zca DostoyevskiÔÇÖnin s├Âyledi─či gibi filozof olmakla kalmad─▒lar, ayn─▒ zamanda felsefi bir projeyi hayata ge├žirmeye kalk─▒┼čan tek tarihsel uygarl─▒─č─▒ olu┼čturdular. Projenin kendisinin ├Ânemi (Marksizm veya ba┼čka bir ┼čey) apayr─▒ bir konudur ÔÇômesele daha ├žok felsefeyi bu kadar ciddiye almakt─▒r ve bu Rus Devrimine kadar varabilmi┼č bir s├╝re├žte ger├žekle┼čmi┼č bulunuyor. Sonras─▒n─▒ hi├ž sormay─▒n, ├ž├╝nk├╝ buna cevap vermekle u─čra┼čmak zorunda de─čilimÔÇŽ

Ama Sovyetler deneyimi totaliter de─čil (Hannah ArendtÔÇÖin ve takip├žilerinin sand─▒─č─▒n─▒n aksine) bamba┼čka t├╝rden bir totallik ve safl─▒k ta┼č─▒r. Marksizm okunur ve devrim ÔÇťuygulan─▒rÔÇŁ ÔÇôve bu Anglo-Sakson d├╝nyadakinden ├žok farkl─▒ bir ÔÇťpragmatizmÔÇŁ t├╝r├╝d├╝r. Tarih bir ÔÇťbakal─▒m g├ÂrelimÔÇŁ s├╝recine hemencecik d├Ân├╝┼čebilir. Anglo-Sakson pragmatizmi ise bir nevi ikiy├╝zl├╝l├╝─č├╝ hep korumu┼č olan burjuva ideolojisine denk d├╝┼čer. O bir felsefedir ve her ÔÇťdo─črununÔÇŁ faydaya ve i┼č g├Ârmeye dayanmas─▒ gerekti─čini kabul ederken de ├Âyle kal─▒r: yani bir felsefe. Kimse ├Ânerilmi┼č bir felsefeyi uygulamaya ge├žirmeye kalk─▒┼čmayacakt─▒r, ├ž├╝nk├╝ ─░ngiliz-Amerikan pragmatizminin do─čas─▒ zaten yap─▒l─▒p edilmekte olan i┼člerin bir d├Âk├╝m├╝yle, giderek me┼črula┼čt─▒r─▒lmas─▒yla s─▒n─▒rlanm─▒┼č bir haldedir. Yaln─▒z Rus pragmatizmi b├Âyle bir ┼čeyi g├Âze alm─▒┼čt─▒r ÔÇôbir felsefe mi var, tamam uygulayal─▒m bakal─▒mÔÇŽ

Karikat├╝rize etti─čimi d├╝┼č├╝nebilirsiniz ÔÇôasla ├Âyle de─čil. Yaln─▒zca Sovyetler Birli─čiÔÇÖnde felsefe her t├╝rl├╝ ekonomik, siyasi ve k├╝lt├╝rel faaliyetin temeli ve y├Ânlendirici ilkesi olarak kabul edilmi┼čtir. Bu felsefenin olduk├ža ├Âzetlenmi┼č ve k├Ât├╝ye kullan─▒lm─▒┼č bir Marksizm-Leninizm olmas─▒ bence burada tart─▒┼čmakta oldu─čum konu a├ž─▒s─▒ndan o kadar ├Ânemli de─čil. Daha do─črusu, 19. y├╝zy─▒ldan beri RusyaÔÇÖda ye┼čeren felsefi k├╝lt├╝r├╝n niteli─čine uygun olan ┼čeyleri Sovyetik deneyimden, bask─▒lardan, persek├╝syondan filan ay─▒klay─▒p bir kavram haline getirmeye ├žabalad─▒─č─▒m─▒zda orada i┼čte bahsetti─čim bu tuhaf pragmatizmin ta kendisini buluruz. Ve DostoyevskiÔÇÖden SokurovÔÇÖa bu pragmatizm ilgin├ž bir ya┼čam s├╝rd├╝rm├╝┼č, biricik bir deneyim olu┼čturmu┼č gibidir.

Rus ayd─▒n─▒ (ki ÔÇťintelligentsiaÔÇŁ terimine bir somutluk kazand─▒rm─▒┼čt─▒r) BerdyayevÔÇÖin g├Âsterdi─či gibi kendine mahsus bir insan t├╝r├╝d├╝r ÔÇôve bu ÔÇťkendine mahsuslukÔÇŁ b├╝t├╝n Ondokuzuncu y├╝zy─▒l Rus edebiyat─▒n─▒n her k├Â┼česinde belirir. Mesela Solovyov anar┼čist-nihilist olarak ba┼člad─▒─č─▒ felsefi hayat─▒n─▒ mutlak ortodoks bir dindarl─▒─č─▒n ÔÇôyani arg├╝manlar─▒ en uca kadar g├Ât├╝r├╝lm├╝┼č bir dinselli─činÔÇô doru─čunda tamamlayacakt─▒r. Ruslar ├Ânlerinde felsefenin Bat─▒l─▒ bir versiyonunu g├Ârmeye dayanam─▒yorlard─▒: hep bir hic et nuncÔÇÖun, burada ve ┼čimdinin i─čvas─▒na kap─▒l─▒yorlard─▒. Belki de bu y├╝zden ÔÇťtamam art─▒k Sovyetler fasl─▒n─▒ kapat─▒p ┼ču kapitalizmi de deneyelim bakal─▒mÔÇŁ tipinden bir davran─▒┼ča girmelerinin nedeni de budur. LeninÔÇÖin yaz─▒lar─▒ ve eylemleri tam manas─▒yla bir ÔÇťdeneysel devrim teorisiÔÇŁ olu┼čturur. Bu y├╝zden onu y├╝zy─▒l sonra hala al─▒nt─▒lay─▒p duran bir ÔÇťsol literat├╝reÔÇŁ ve ÔÇťprati─čeÔÇŁ ├žok fazla burun k─▒v─▒ram─▒yoruz. Ne├žayevÔÇÖden ┼×estovÔÇÖa Rus felsefesi (ki teknik bak─▒mdan Bat─▒dakinden ├žok geridedir) b├╝y├╝k Rus edebiyat─▒n─▒n yan─▒nda biricik bir ├žizgi olu┼čturur; ince, k─▒r─▒lgan, ama bir bak─▒ma ├žok g├╝├žl├╝, Mesianik bir ├žizgi. Descartes├ž─▒ m─▒s─▒n─▒z, o halde hemen gidip uygulayal─▒mÔÇŽ DescartesÔÇÖ─▒n neyini uygulayacaks─▒n─▒z? Hemen ruhsal d├╝nyay─▒ cismani d├╝nyadan koparal─▒m, bakal─▒m ne oluyor. Bat─▒da y├╝zy─▒llard─▒r okunan Descartes felsefesi asla b├Âyle bir giri┼čimi FransaÔÇÖda ya da ba┼čka bir yerde uygulamaya koymaya kalkm─▒┼č de─čildir. Bat─▒ metafizi─či s├Âyler, uygulan─▒r, ama uygulanmaya ÔÇťadanm─▒┼čÔÇŁ de─čildir. Yaln─▒zca (NietzscheÔÇÖnin deyimiyle) baz─▒ ÔÇťkuyrukluy─▒ld─▒zlarÔÇŁ, Spinoza ve Nietzsche felsefelerini hayatlar─▒n─▒n bir ├Âl├ž├╝s├╝ ve ritmi haline getirmeyi ba┼čard─▒lar ÔÇôki bunlar DeleuzeÔÇÖ├╝n deyi┼čiyle ÔÇťkamusalÔÇŁ de─čil ÔÇť├ÂzelÔÇŁ filozoflard─▒.

Bu ayn─▒ zamanda DostoyevskiÔÇÖnin ÔÇťher ┼čey m├╝bahÔÇŁ form├╝l├╝n├╝n zorunlu bir uzant─▒s─▒d─▒r. Rus anar┼čizmi, ÔÇťher ┼čey m├╝bah ise o halde yapal─▒mÔÇŁ diyen bir tav─▒rd─▒r. Oysa hala bir Alman olan Nietzsche ┼ču entellekt├╝el-ahlaki anekdotu hala s├╝rd├╝r├╝yordu: Tanr─▒ ├ľld├╝, Onu Siz ├Âld├╝rd├╝n├╝z; nas─▒l ar─▒nacaks─▒n─▒z bu kandan bakal─▒m.

Tarkovski veya Eisenstein seyredenler hemen hissedebilirler ki yukar─▒da bahsetti─čim ÔÇťsomutla┼čt─▒r─▒c─▒ ruhÔÇŁ bir Poltergeist gibi her an i┼č ba┼č─▒ndad─▒r ve izin verildik├že┬áyolunu bulurÔÇŽ Bu izin kurumsalla┼čt─▒─č─▒ andan itibaren ÔÇôdiyelim ki Stalin d├ÂnemindeÔÇô Sovyet projesi ├ž├Âk├╝┼č├╝ne zaten girmi┼čti. Benim bildi─čim 1960ÔÇÖl─▒ y─▒llarda o g├╝zelim LeningradÔÇÖ─▒n bile gri ├╝st├╝ne gri bir hayat─▒ ┼čenlendirmeyi ba┼čaramad─▒─č─▒d─▒r. Ve bu ┼čenlendirmeyi ancak (a) b├╝y├╝k Rus edebiyat─▒; (b) b├╝y├╝k Rus sinemas─▒ ba┼čarabilmi┼čti, ta ki yok edilene kadar. B├╝t├╝n bunlar─▒n Bat─▒da al─▒┼čt─▒─č─▒m─▒z ÔÇťkom├╝nizmÔÇŁ projesiyle bir alakas─▒ yok. Olsa bile bamba┼čka bir tarzda ve bamba┼čka bir yoldan. EisensteinÔÇÖin tutkusal profili ancak kom├╝nist adanm─▒┼čl─▒─č─▒n─▒ hissedebildi─činiz ├Âl├ž├╝de sizin i├žin ÔÇť┼čahaneÔÇŁ bir eser haline gelebilir. Yoksa filmlerini anlamam─▒┼čs─▒n─▒zd─▒r. Dziga Vertov basit├že ÔÇťmakineler mi?ÔÇŁ diye sormu┼čtu ÔÇôevet tamam, makineler, Taylorizm ve Stahanovizm: ama benim elimdeki kamera da bir makine ÔÇôo halde ben de bir i┼č├žiyim, bir g├Âr├╝nt├╝ i┼č├žisi, bir ileti┼čim i┼č├žisi. O halde ÔÇťsineman─▒n ├Âz├╝ÔÇŁ diye anlat─▒lan ┼čeyi hemen ÔÇťuygulayal─▒mÔÇŁ.

Entegre kapitalizm bir uygulama de─čil ve MarxÔÇÖ─▒n bir as─▒r ├Ânceki s├Âz├╝n├╝ do─črulamaktan ba┼čka bir ┼čey yapm─▒yor: ÔÇťkapitalizm pratikte ger├žekle┼čmi┼č idealizmdirÔÇŁ. Pratikte ger├žekle┼čmek. Ruslar─▒n ruh haline ba┼čvurdu─čunuzda (ki Marx pek ├žok say─▒da Rus devrimciyle tan─▒┼č─▒kt─▒, d├╝┼čmanl─▒klar ve dostluklar kuruyordu onlarla) bu ÔÇťpratikte ger├žekle┼čmekÔÇŁ meselesinin olduk├ža karma┼č─▒k ve e┼č oranda hayati bir mesele oldu─ču anla┼č─▒l─▒r. Kapitalizm bir idealizm ise demek ki bizimki de─čildir dersiniz hemen. Ama idealden ├Ânce gelen ÔÇťpratikÔÇŁ pek dayan─▒labilecek bir durum de─čildir. ─░┼čte b├Âyle bir ┼čeye sadece ve sadece Rus filozoflar─▒n, SolovyovÔÇÖun, LeninÔÇÖin, Ne├žayevÔÇÖin, BerdyayevÔÇÖin, KojeveÔÇÖin katlanabildiklerini d├╝┼č├╝n├╝yorumÔÇŽ

├ťstelik Kojeve gibi bir Rus, Almanya gibi so─čuk nevale bir ├╝lkede HusserlÔÇÖden ders ald─▒ktan sonra HegelÔÇÖin en iyi yorumcular─▒ndan biri haline geldi─či (di─čeri de Rustu, yani Aleksandr Koyre) FransaÔÇÖda ikinci D├╝nya Sava┼č─▒ ard─▒ndan ve hen├╝z Avrupa Birli─či pek samimi bir ┼čekilde telaffuz edilmezken bir Akdeniz Birli─či ├Ânerebilmi┼čti. D├╝nya entegrasyonu onun ├╝topyas─▒yla kurulsayd─▒ elbette Wilson, Truman ve Marshall doktrinlerini takip ederek bug├╝nk├╝ hale gelemezdi. Belki daha az, belki daha ├žok ac─▒ ├žekiyor olurduk ama muhakkak ki bamba┼čka bir ┼čey olurdu. Bu Rus d├╝┼č├╝n├╝rlerini b├╝t├╝n Spinozac─▒l─▒─č─▒ma, onlar─▒n b├╝t├╝n irrasyonelli─čine ra─čmen kendime ├žok yak─▒n buluyorum.

Ulus Baker

Bir cevap yaz─▒n

E-posta hesab─▒n─▒z yay─▒mlanmayacak. Gerekli alanlar * ile i┼čaretlenmi┼člerdir