– beni şimdi iyi dinle delikanlı. benim dünya görüşüm paraya dayalı bir iş adamının dünya görüşüdür. iktisat adlı ilmin yapıcıları biziz. sen sanıyor musun ki devletleri bir takım devlet adamları yönetir? devlet bir sembol; o sembolü simgeleyen adamlar birer göstermeliktir. aslında söz sahibi benim, ben, ben!.. ben istediğim için o umum müdür oradadır, ben böyle istediğimden bilmem kim mebus, bilmem kim bakan olmuştur. ben istedim mi birden alt üst olur ekonomi dünyası, mort olur bütün iş hayatı. doğrusu şudur, değişme imkanı olmayan şeyi değiştirmek deliliktir. zengin zengindir, fakir fakir. ne demekmiş zenginin malıyla mülküyle uğraşmak, onu paylaşmaya kalkmak. nedir sokaklarda görünen şu sloglanlar ha! düzen değişmelidir, şu olmalıdır, bu olmalıdır.
– lütfen memduh bey, konu başka.
– hiç de değil, işi gücü olmayan bir takım çocukların sözleriyle mi değişecekmiş düzen? ne olmuş düzene?
– bakınız memduh bey, dünya görüşlerimiz o kadar ayrı ki…
– para, para, para. parayı bulmak bile yeterli değil. onu işletmek, paraya para doğurtmaktır marifet. insan yakaladığı fırsatı değerlendirmezse, ona ulaşmak için en yakınını bile çiğnemezse, hiçbir zaman üne, servete kavuşamaz. bir adamda para yoksa allame-i cihan olsa havadır hava. napolyon böyle demiş. para! para! para! biz çarıklı erkan-ı harpler, biz patronlar olmasak hiçbiriniz bir işe yaramazsınız. de bakalım, devlet kapısında bir iş buldun, kaç para verirler adama? bu parayla ne halt edersin? diyelim ki ben sana kancayı taktım; hangi kapıda barınabilirsin? hangi işi başarabilirsin? ben kaba ama doğru konuşurum. böyle bir durumda tahsilin, gençliğin, yakışıklılığın kaç para eder? kaç para!?
– bana bak efendi. senin paran benim için bir boka yaramaz! çünkü bileğimi bükemez, yüreğimi susturamaz.
– ne dedin? ne dedin? sen bana kafa tutamazsın! ben denizleri yutmuş bir filim, sense cılız bir dere. sen bana lokma bile olamazsın!
– ben ezenleri ezerim. ben soyanları soyarım. silahım ve bileğim yoksulların elindedir. yıkılmayan adam derler adıma.
– konuşmamız burada biter yıkılmayan adam. savaşacağım kişiyi tanıyorum artık. güçlülerle savaşmak kıvanç verir bana.
– savaşacağız öyle mi?
– gerekirse…
– gerekecek! sonunda birimiz ölecek.
– sen öleceksin yani, ben kalacağım daima. ebediyen. çünkü sermayeyim. yiyip yutanım. sömürenim. yönetenim.
– ben de halkım. halktan yanayım! yalnız zulmü değil, zalimi de yok etmeli!

kolsuz kahraman wang yu