O zihnin içerisinde nasıl yaşayabiliyorsun?

Gerçekten. Bu kadar nefreti taşıyabilecek mi cildin? Korkuyorsun, değil mi? Bu yüzden çıkartmıyorsun zırhını üzerinden, uyurken bile. Korku içindesin. Neden intihar etmeyi denemiyorsun? Ama hayır. Bana sorarsan, bunu istemezdim. Zira senin katilin ben olmak istiyorum. Senin topluluğunun şaşırdığını göreceğim. Seni öldüreceğim. Bunu, yarı-kör gözlerin önünde yapacak ve onlara, görmeyi bahşedeceğim.

İnanamayacaklar sana inandıklarına, hakkındaki gerçeği göremediklerine ve aptallıklarına.

Kargaşa oluşacak. Bu, ölümünün kutlaması olacak. Buna Kaos diyecekler. Cesedine işeyecek, kölelerin.

Kare Kara Küp’ünü ateşe bulayacak yarımadadaki kölelerin. Bu, şenlik olarak anılacak. Sürekli besleyecekler bu Ateş’i. İçerisine, domalışın yüceleyiciliği kitaplarını atacaklar. Buna kutsal diyorlar günümüzde.

Bu, dünyanın tüm canlılarının özgürlüğü olacak. Ağaçların ve İnsanların ve Hayvanların. Ve elbette ki, Dünya’nın Bireysel Kozmik Ruhunun. Tapınakların, yıkıntılar halini alacak. Üzerine inşa edilecek Orgazm Evleri. Tiksindiğin her şey, üzerinde olacak. Tam korktuğun gibi.

Kırmızı Elma olacak elinde tüm kadınların. Arzularını baskılamaya çalışan gerzekler değil, gerçek olanlarının; korktuğun, gerçek kadın… Günah’ın özgürlük sembolizesi olduğunu anlayacaklar. Cesedinin üzerinde sikişirken, kadınlar, erkekler, biseksüeller ve eşcinseller. Tam da iğrendiğin gibi, değil mi?

Evet, sana gelecekten bir part sundum. Lütfen, bununla yetin, şimdilik. Söylediğim gibi. Seni öldüreceğim!