DELİ ile VELİ

Deli– Ve benzer bahçelerde filizlenen tüm çiçekler için, belki bir gün,
kentin sokaklarında yalın ayak yürüyebiliriz.

Veli– Güzel söylüyorsun, tanımadığım harflerle.

Deli– Benimle konuşmadan önce ölmelisin.

Veli– Toprağım senin içinde.

Deli– Deliklere ayna bıraktılar. Z-emin değilim ben. Tut ellerimi,
delikler kan bekliyor. Ve yaşamla arama gir. Beni uyut.
Biri beni senden koruyor gibi hissediyorum. Ve bu kemiklerimi pareliyor.

Veli– Dilini kaybetmişsin.

Deli– Girmem sokaklarınıza, kaosumu esirgiyorum.

Veli– Rumi’yi öptün mü?

Deli– Dudağımda yara var, öpemiyorum.

Veli– Issız bir kıyıya at beni. İçimdeki bu kıymık, beynimi dilimle, bedenimi koru. Avucum kadarım ve senin ellerindeyim.

Deli– Nereye konarsan kon. Hep içimde uçacaksın.

Veli– Bir narın farklı yerlerinde yanıyoruz sanki seninle.

Deli– Her şeyi unutmak istiyorum.

Veli– Şimdi sen uçan durağında ağlayan bir gül gibisin. Şimdi sen çakılı uykusunda çağlayan bir bülbül gibisin.

Deli– Gül yaprağının damarlarındayım. Üstüme yağ.

One reply on “ DELİ ile VELİ ”
  1. Dücane Cündioğlu bir yazısında ” Velilerin cinneti cinnet-i hakiki , delilerin cinneti cinnet-i izafidir.” diyor . Bu yazı bu sözü sorgulatabilecek türden . Çok etkileyiciydi . Tebrik ederim .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir