elektrikli saçlarınızın altın sarısı güzelliği Blake’in Kutlu Gün çocuğu gibi,
sanayi çarmıhı için açıyorsunuz kollarınızı
üretim hattında kazandığınız haftada 45 sterlin
15’i vergiye gidiyor, bayan thatcher’in nükleer dölyatağı kabarıyor yavaşça
demir leydi öküz gibi yiyor erkinizle saatlerinizi sterlinlerinizle onurunuzu
radyoaktif çişini fışkırtıyor mantarlarla bezeli koyun otlaklarınıza.
“kentsoylulara karşı!” bayrak açıyor küstahlığınız, o biçim giysileriniz
paranın yerleşik düzeni’ne karşı pata küte takılıyonuz garajlarda filan döktüren gruplarla
elektronik fabrikasındaki gırgır köleliğin ardından
gümüş iğneleri takıyonuz burnunuza, kulağınıza altın küpeleri
muhabbet ediyonuz plymouth trenindeki profesörle, hani şey diye soruyordu
“gazetelerde yazdığı, televizyonda hep söylenip durduğu gibi beyinlerinizi haşat ediyo mu harbiden marihuana?”
anası bellemiş, ilençli bebeler tepinip duran bir vagonda cornwall kıyı hattında, uğurlar ola danseden devriminize!
altın sarısı oxford hanımefendilerininki denli güzel mi güzel gövdelerinizle-
sizin üşütük öfkeniz cambridge’deki öyle dudak büzmeli falan kesip durmalardan daha yalınkat, daha çelebi be,
sizin ağzınızda daha sıkı argo var, daha çok öpücük helal eton’da çayını ayıla bayıla yudumlayan mülteci molozlardan
çörekler ve geleneksel kaymağınız üzerine fısıldaşan şu hıyarlar hani
müziğinizi yönlendirip el emeğinizi vergilendirmeyi bir resmi sırlar yasası’yla kıyak küstah dilinizi yola getirmeyi tasarlayan sinsi sinsi

allen ginsberg