Dilimizi değiştirmek gerek. Tersten konuşmalı, bütün sıfatları ters anlamında kullanmalı. Belki bulaşır da ne diyoruz lan biz diye sorarlar.

Geçmiş karşıma “€œyasak”€ diyor. Argümanının son noktası bu daha fazla bir açıklama istemem bile şaşırtıyor, afallatıyor. Bazı şeyler yasaktır. Otobüste ayakkabılarını çıkarmak yasaktır. Uygulayıcının bunu açıklayacak kapasitesi bile yok. “€œHiç toplum içinde ayakkabı çıkarılır mı?” diyor. Sen hangi sarayda büyüdün arkadaş? Hadi camiye de mi gitmedin? BAYAN’€™ların yanında mı çıkarılmıyor ayakkabı? Yasakları anlayamayan uygulayıcılarla dolu etraf. Herkes de uygulayıcısı. Yasakları seviyoruz. Birşeyi 40 kere söylersen gerçek olur. Çimlere basılsın mı basılmasın mı diye oylasak BASILMASIN çıkar. E bin kere dedik “çimlere basmayınız”€ diye. Artık belledik “€œAllahın dediğin olur misali.”

Esas derdim yasaklarla değil, uygulayıcılarla. Matrikteki Ajan Simit misali herkes uygulayıcıya dönüşebilir her an. İmanı bütün budistler olaraktan yapmamız gereken evrenin dengesini korumak. Çılgınca akıldışı yasak uygulayıcılarının karşısında çılgınca akılsızca, mantıksızca yasakları çiğnemek. İnadına çimlerin üzerinde, terazinin öte yanında tepinmek, inadına bağıra çağıra eğlenmek. Atatürke ne demiş? “€œGünde 100 sigara içiyorum doktor bey.”€ Nasılsa azaltmasını söylicek ya, fazladan söylemiş. Atam izindeyiz! Trenin kapısını zorla açar, kafamı çıkarır sigara içerim. Evrenin dengesini yerine getireceğim.