movie posters collection

karşımızda yine pek değerli bir digital kütüphane var – ransom center arkasında bulunuyor ve diyorlar ki tahminimizce 10.000 adet film posteri mevcut. bunları digital olarak aktarmakta vakit alıyor ama siz 500 adetine hızlıca ulaşabiliyorsunuz. posterler hakkında detaylı bilgi de mevcut. özellikle b-movie sınıfından gülümseyerek bastırabileceğiniz çözünürlükte indirmenize olanak da tanımışlar. tadını çıkarın; ransom center –

gabriel garcia marquez’in arşivleri

gabriel garcia marquez, kim olduğunu tanıtacak değiliz ama karşınızda bir arşiv var. kendisinin yayınlanmış ve yayınlanmamış eserlerinin taslaklarını, araştırma materyallerini, fotoğraflarını, karalama defterlerini, yazışmalarını, küpürlerini, not defterlerini, basılı materyallerini ve bazı konuşmalarını içeriyor. arama yapabileceğiniz arşivde 27.500 parça var. tadını çıkarmak size kalmış.  marquez’in dediği gibi; “her şeyin bir sonu var, doğrudur. ama en mutlu

pharos

pharos avrupa ve kuzey amerika sanat tarihi fotoğraf arşivit. amacı digital araştırma yapanlar için arşiv fotoğraflara ve ilgili akademik yayınlarına erişim sağlamak. ama akademik olmayanlar için de harika koleksiyonlara sahip, toplamda 61binden fazla artwork ve 97binden fazla imaja sahip. kaybolabilirsiniz. pharos

Jaco Putker

jaco putker. kendini bir sanatçıdan ziyade bazı şeyleri üretmeyi seven sıradan bir insan olarak tanımlıyor. hem geleneksel yöntemleri, hem de teknolojiyi kullanması enteresan sonuçlar doğurmuş. eserlerini sınıflandırmak size kalmış. biz beğeneceğinizi biliyoruz. jaco putker

the true size

bildiğiniz ya da bilmediğiniz gibi, küresel dünyayı bir şekilde kağıt üzerine dökmek kolay bir iş değil. haritacılar bu zamana kadar projeksiyon yöntemiyle bir şekilde iki boyutlu hale getirmeye çalıştılar. bir şekilde bunların en popüleri olan “mercator projeksiyonu” yani bildiğimiz dünya haritası ön plana çıktı. mercator haritalarının en büyük problemi ise bazı ülkelerin (abd, rusya, avrupa)

Archisexture

bu “beyaz teknoloji” adamları döner sandalyelerinde bizim neler paylaşabileceğimiz ve platformlarımızı nasıl yönetebileceğimizi dikte ediyor. dışarıdan açık ve kişiselleştirilebilir görünen sistemler aracılıyla bizi sömürüp, bizden aldığı veri ve içerik ile kar elde ediyorlar. biz korunmuyoruz çünkü sosyal-medya özelleştirilmiş durumda. sosyal medya şirketleri devletlerin ajanlarına hizmet ediyorlar… bizim devletimizin doğasında cinsiyet ayrımcılığı var… sosyal medya toplumunda