Menü Kapat

Kategori: zahiri alem (sayfa 1 / 44)

jeremy profit

Çizimlerimi yaparken içine günlük yaşamdan resimler koyuyorum, özellikle şiddet barındıran savaş konulu fotoğraf gazeteciliğinden, kapitalizmin dünyanın dört bir yanında neden olduğu yıkımdan. Çizimlerim bunların dışında bizim toplumumuzun depresyonu hakkında konuşur. Emekçi sınıfın yıkımı gerçekleşti, tüketildi. İnsanlar, böylesine şiddet barındıran bir toplumda, kolektif değişim umudundan yoksun bir şekilde, bireysel var oluş savaşı veriyorlar.

jeremy profit enteresan bir arkadaş. kendisini erman akçay’ın futuristika’da yayınlanan söyleşisi sayesinde tanımıştık – siz de tanıyın istedik. çizimlerinde ciddi anlamda şiddete odaklanmış vaziyette. şiddeti gündelik hayatın içerisine konumlandırması da güzel sorular sorduruyor. buyrun çizimler sizin;

jeremy profit
jeremy profit – tumblr

tudita

saygı duruşunda bulunduğumuz hareketler ülke sınırları içerisinden nadiren geliyor. atlamadan geçmeyelim. tudita – yani türkiye dijital tekstil arşivi. izmir kalkınma ajansı desteğiyle izmir ekonomi üniversitesi moda ve tekstil tasarımı bölümü el atmış, sümerbank’ın geride bıraktığı desen arşivinin bir bölümünü dijital platforma aktarmaya başlamış. desenler 1956-2001 yıllarını kapsıyor. yani hepinize tanıdık gelecektir.

tudita – desen arşivi

kişisel verilerin korunması

başlangıç olarak kişisel veri tanımını netleştirelim;

Kişisel veri, sahibi olduğu kişiyi tanımlayan, kişi hakkında özel ve genel bilgileri içeren her türlü veridir. Bu bağlamda sadece bireyin adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi onun kesin teşhisini sağlayan bilgiler değil, aynı zamanda kişinin fiziki, ailevi, ekonomik, sosyal ve sair özelliklerine ilişkin bilgiler de kişisel veridir. Bir kişinin belirli veya belirlenebilir olması, mevcut verilerin herhangi bir şekilde bir gerçek kişiyle ilişkilendirilmesi suretiyle, o kişinin tanımlanabilir hale getirilmesini ifade eder.

sonra da kişisel verileriniz önemlidir ve korunmalıdır diyelim. kişisel verilerin korunması konusundan önce ülkemizde çözülmesi gereken sansür, basın özgürlüğü gibi sorunların olduğunu düşünebilirsiniz. daha genel geçer bir kanıya göre ise saklamam gereken herhangi bir şey yok, “iyi bir insanım” ya da “devletimi seviyorum” diyor olabilirsiniz. fakat fişlemenin ülkemizde tarih boyunca farklı gruplar tarafından yapıldığının kanıtlarla ortaya koyulduğunun da farkında olmalısınız. gizleyecek herhangi bir şeyiniz olmasa bile, neden gizliliğinizle ilgilenmeniz gerekiyor hatırlatalım;

Gizlilik insani bir haktır

evrensel insan hakları bildirgesi’nin 12. maddesinde “hiç kimse özel hayatı, ailesi, meskeni veya yazışması hususlarında keyfi karışmalara, şeref ve şöhretine karşı tecavüzlere maruz bırakılamaz. herkesin bu karışma ve tecavüzlere karşı kanun ile korunmaya hakkı vardır.” diye yazar. gizlilik hakkı eşitlik, adalet, özgürlük, din hakkı gibi insani bir haktır.

SAKLADIĞINIZ ŞEYLER VARDIR

banyoda ne yaptığınızı biliyoruz ama kapıyı kapatıyorsunuz. mahremiyet istiyorsunuz. telefonunuza bir şifre koyuyorsunuz. e-posta hesaplarınızınn  da bir şifresi var. eğer gerçekten saklayacak bir şeyim yok diyorsanız lütfen iletişim üzerinden sahip olduğunuz bütün e-posta adreslerini ve şifrelerini gönderin. öyle bir bakalım. ya da bütün sohbetlerinizi ve fotoğraflarınızı bizimle paylaşın. bunu yapmayacağınızı biliyoruz. burada yanlış bir şey de yok. gizlilik ve mahremiyet sizi insan yapan bir şey.

BİLGİ YANLIŞ ELDE TEHLİKELİDİR

size ait özel bilgilere sahip olan kurumların iyi niyetli olduğunu düşünebilirsiniz. google’a ve facebook’a güvenebilirsiniz. ancak bunların da saldırıya uğrayabileceğini ya da bilinçli olarak devletler/hükütmeler ya da tehlikeli gruplarla paylaşma ihtimallerini düşünmek zorundasınız. bilginin yanlış ellere düşebileceğini yahoo, ashley madison gibi skandallarla ile tecrübe ettik. örneğin ailenizi, eşinizi, arkadaşlarınızı hedef alan biri var, fotoğraflarınızın, e-postalarınızını, konuşmalarınızın size şantaj yapabilecek birisinin elinde olduğunu bilmek ister miydiniz? buna razı olur muydunuz? bunun dışında ülkemizde sadece sosyal medya üzerinde paylaşılanlardan dolayı gözaltına alınan binlerce kişi olduğunun farkında mısınız?

NE YAPABilirim?

öncelikle bilmeniz gereken şey çaresiz olmadığınız ve yapabileceğiniz çok fazla şey olduğu. bu konu kapsamında yakında yapabileceklerinizi de özetleyen bir yazı yayınlıyor olacağız. bu esnada aşağıdaki kaynaklar ile başlayabilirsiniz;

WikiArt

projenin amacı dünya mirası olan sanat eserlerine herkesin, her yerden erişebilmesini sağlamak. kar amacı gütmüyorlar. an itibariyle 2500 sanatçının 150.000’den fazla eserine 7 ayrı dilden ulaşılabiliyor. türkçe tahmin edebileceğiniz gibi bu diller arasında yok. sergilenen bu eserlerin büyük bir kısmı toplumun erişimine açık değil. sitenin erişilebilirliği, arama güzelliği ve yüksek çözünürlükte görselleri indirme şansı tanıması sık kullanılanlarda yer edinmesini sağlıyor. sizin de ekleyeceğinizi biliyoruz. afiyet olsun.

WikiArt

70’lerin Birikim’i

Birikim, 1975’te, Türkiye’de solun, sosyalizmin en canlı ve iyimser döneminde çıkmaya başladı. Amacı, o heyecan içinde, uzun erimli, geniş perspektifli, serinkanlı ve özeleştirel bir bakışın eksik kalmamasına katkıda bulunmaktı. Gramsci’nin ünlü “iradenin iyimserliği – aklın kötümserliği” düsturunun hakkını vermekti… Güncelliğin hararetine kapılıp kalmamak, olup bitene insanlık tarihinin uzun ve karmaşık devranı içinde bakmak, Birikim’in meşrebidir ve herhalde bunca zaman yaşamasını sağlayan temel bir vasfı da budur.

12 Eylül askerî darbesiyle vermek zorunda kaldığı aradan sonra 1989’da dergi, bu kez solun ağır bir karamsarlık döneminde yeniden yayımlanmaya başladı. Dönem, “sosyalist” rejimlerin çöktüğü 1989-1991 dönemiydi. Birikim, 1970’lerde “reel sosyalizm” olarak tanımlamış ve büyük bir eleştirel mesafe koymuş olduğu bu rejimlerin tarihe karışmasını, zaten üzerinde durduğu sosyalizmi yeniden tanımlama ihtiyacının acilleşmesi olarak ele aldı. Bu, derginin temel şiârı sayılabilecek olan çağrısıdır. Sosyalizmi, solu bir “öğreti” zevahirine indirgememek, onu sonsuz ve ucu açık bir özgürlük arayışı olarak görmek…

Derginin adının altındaki “sosyalist kültür dergisi” sıfatı, Birikim’in ilgi alanının –hem dar politika hem “büyük politika” anlamında– politikadan ibaret olmadığının alâmetidir. Kültür, yine hem dar anlamıyla sanat-edebiyat-resim-sinema dünyasıyla, hem de geniş anlamıyla, “insana dair her şey” menzilinde, Birikim’in ilgi alanındadır.

Birikim, bir nefes alma imkânıdır.

düşüncelerine hangi mesafede duruyor olursanız olun, ülke sınırları içerisinde yayıncılık alanında kanımca oldukça önemli bir yeri var birikim’in. ve oldukça uzun süredir (42 yıl) devam ettirdikleri bu yayında da fazlasıyla bir birikim’e sahipler. farkında olmayanlar için kendilerinin yaptığı bir güzelliği, 70’lerde yayınlanan birikim dergilerini online ve ücretsiz erişime sunmuşlar. hoşunuza gideceğinin bilinciyle;

70’lerin Birikim’i

van gogh museum – collection

koleksiyonlarını online olarak sunan müzelere her daim saygı duruşunda bulunmayı ihmal etmiyoruz. bunlardan bir güzeli de van gogh museum. van gogh dışında çok sayıda sanatçının işlerine oldukça düzenli ve kolay bir şekilde yüksek çözünürlükte ulaşabilir hatta indirebilirsiniz. vakit kaybetmeden göz atmaya başlayabilirsiniz;

van gogh museum – online collection

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.