Peki, rüyayı gören sence kimdi?

Alice gördü… Alice görüldü… Alice görüldüğünü gördü… Alice gördüğünde görüldü… Çünkü Alice aynaya girdi… İlk soru şudur ki aynanın karşısında ne olmaktadır? Cevap basittir: görüldüğün görülür (çünkü dışındasın bunu derken) yahut da gördüğün görülür (çünkü içindesin fakat bir eksik var). Daha fazla müdahil olduğumuzu hissettiğimiz ikinci durumu ele alalım, almakla kalmayıp kendimizi de çıkaralım önce

Gül Ağacından

Bu akşam da ıslak giysiler gibi üzerimde bir üzünç. Saatler beşlere gelmiş olmalı. Birazdan laterna köşede, hep aynı köşede gözükür, çıkar gelir, biliyorum, bekliyorum, üzünç gibi akşamları, saatler beşlere gelmiş. Birkaç güvercin, çizgili güvercin sokağın üstünde, alışılmış külrengi bir göğün altında, sağa sola bilinmeyen yem vericilere doğru kanat çırparak uçuşuyorlar. Pencereden uzanmış dışarısını, ya da

Doğmamış Olan Bir Adamın Hikâyesi

O bunu bilmedi. Kendini bir insan sanarak yaşamaya başladı. Yeryüzüne ilk indiği gün adını sordular. Oldukça hazırlıksızdı. Şaşırdı. Bunun “ne demek” olduğunu işitmemişti. Herkesin bir adı olduğunu söylediler. Bir adam “Hans” diye seslendiğini duydu.“Hans” dedi.“Almansınız!” dediler.“Evet” dedi.“Öyle değil misiniz siz?” diye sordular.“Evet” dedi.“İsveçlisiniz.” Birçok adı olması hoşuna gidiyordu. Hepsini kullandı. “Sizi bir yerden tanıyacağım?” diye

acıların dindirici tanrısı

yıldızın üstündeki göz uzakta, yıldızın üstündeki gözbeni o-gi-no-ha’yı yanyana görürbelki de bizi kardeş sanıroysa ben o-gi-no-ha’yı tanımamhaluk bengisu birinci korkudan önceki olumsuz korku (eksi korkur): sabahleyin. efendi beyaz bıyıklariyle öldükten sonra, gün ışığı bir uşağı ne denli kazanmış kılabilirse o denli kıldı. pencerelerden denizin kokusu geliyordu. yaz aylarında. yosun kokuyor. yosunlar yeşildir. bu yeşillik gözlerine

Narkotik, Psikotik, Şarlatan, Hipnotik ve Judaeo-Epileptoid

Jill Masterton, akşamları hors d’oeuvre külliyatı ile şişirmeyin kendinizi, à la Turque olmayın diye sürekli uyarırdı bizi. Bizse, onun silahlarının kostümü dışına çıkmasını veya rastlantısal olarak odasında bizi bayıltmasını beklerdik. Resesif itfaiyeciler gibi… Zevk ve zulüm dolu yıllardı! A paradox! Rather no time to act upset or play the pathetic martyr or victim; we charge