Belana koşar adım

Saat akşam 7 civarı, evde yatıyorum. 6 aydır işsizim cebimde beş kuruş kalmadı, içimde tüm dağları aşacak bir sıkıntı bütün hayalleri yıkacak bir umutsuzluk.. Annem yemek hazırlıyor, peder haberleri izliyor, ben ise yatıyorum içimde bahsettiğim sıkıntılar ve umutsuzluklarla.. Bir telefon geldi Salim abiden. Salim abi aile dostumuz, kalendar bir adam, dedi iş var geceleri taksiye

Ayıptır Söylemesi: Rimbaud

AHMET SOYSAL: Yani tam çarptığı yıl Rimbaud’nun, 52… ECE AYHAN: 1952. Siyah kaplı bir kitap*. Güzel bir antoloji. Parçalar olduğu gibi alınmış. Güzel yorumlar da var. A.S.: Özellikle de galiba Illuminations ilginizi çekti, düzyazı şiirler… E.A.: Her zaman düzyazıları çok sevdim. Yahya Kemal’in lafı doğru: “Esas edebiyat nesirdir”. Şiir, fazladan bir şey. (Erkek de, fazladan

Haklılığın İnadı ya da Kötülük Toplumu

Böylesine yamuk ve eğri büğrü köşegenli bir topluluk’ta, yirminci yüzyılın sonlarında bile çözülmemiş bu aşirette ‘marjinallik’ denilince benim aklıma hemen alev alev yanan bir çember gelir. Ateşten! Yani iktisattan! Evet, bildiğimiz ya da bilmediğimiz iktisattan yola çıkacağız. Coğrafyada bir çember tasarlayalım, geniş. Kasaba da tam ortasında olsun. Hemen herkes tarlalarında buğday ekiyor, eksin. En yakın

epistema

Ne tuhaf, boşluktan başka bir şey ummamak kendinden bazen, hissiz ummanlara dalmak ve yolunu kaybetmek boylu boyunca, kesişmek başka öznelerle, ırmaklara inanıyor muydun sen, ırmaklar da uzun sürer halbuki, taşlar ve insanlar gibi sürüncemede kalmazlar bu dünyada, bir masalla başlamıştı yolculuğum, denizin dibini merak eden bir vapurda yolcuydum, insan ne bulmayı umar hiç gidemeyeceği yerlerde,

türk sinema tarihi

Türk Sinema Tarihi kitabı fotoğraflı ve büyük boy. Sayfa konumu da iyi. (Bana baka, pırıl pırıl yeni bir ‘bisiklet’ gibi!) Yazarı Giovanni Scognamillo. Yıllardan beri, Galatasaray’dan Tünel’e giderken solda, Tomtom Kaptan Mahallesi’nde oturur. Siz kendisinin öyle İtalyan asıllı oluşuna filan bakmayın. İstanbul’da doğmuş bir ‘İstanbul çocuğudur. Ve (Naki Turan Tekinsav gibi) (açık ya da gizli)

rüzgar

Rüzgârın şiddeti çeşitlilik gösterir ve şiddeti değiştikçe sesi de değişir. Yüksek ya da alçak sesle inleyebilir ya da sızlanabilir; çıkaramayacağı çok az ses vardır. Böylece, diğer doğal fenomenler hayatiyetlerini kaybettikten çok sonra bile, canlı bir şey olarak insanları etkiler. Sesinden başka, rüzgârın en çarpıcı özelliği yönüdür; rüzgâra adını verebilmek için hangi yönden estiğini bilmek gerekir.