Salı

Günler üzerimize yığılıyor. Bulutsuz. Göğün tepesindeki ince bir açıklık haricinde tamamıyla kapalı. Göğün aşağısındaki ince bir açıklık ve başka küçük açıklıklar haricinde tamamıyla kapalı. Göğün tepesindeki ince bir açıklık haricinde tamamıyla kapalıç. Tamamıyla kapalı. Tamamıyla kapalı. Tamamıyla kapalı. Bir büyük açıklık ve başka küçük açıklıklar haricinde. Ve bir girince bulutların içine. Günler üzerimize yığılıyor. Öfkemiz

Bir Ocak günü için isli ağıt

Yıllar önceydi… Babamın omuzlarında, ne başı ne de sonu belli olmayan bir insan selinin arasında bir sağa, bir sola salınarak ilerliyordum. Çok kızgındı babam. İnsanların bazıları kırgın, bazıları ise öfkeliydi. O güne dair en net hatırladığım iki şey dönüp durur her zaman kafamda. Biri kırmızı karanfiller… Hiç sevmem oldum olası. Nerede can sıkıntısı, nerede kara

Müfredat, Rezalet ve Eğitimli Budala Üzerine

Laura’nın kütüphanesinde, Taittinger Nocturne Rosé şişesi refakatinde (SEE: GRAPES OF WRATH & THE NAME OF THE ROSE) yüz kadar sözcükten oluşan, gramer bilgisinden ve bazı telaffuz şablonlarından bihaber, hemen hiç olmayan Fransızca adabım ile; Grande Encyclopédie Larousse içerisinde “blind navigation” icra ediyorum. Parascolaire! Périscolaire… İngilizce’ye zalimce “extracurricular” olarak tercüme ediliyor. Prömiyer hedefi vasat paradigmanın yasaklanmış

Yeni harman

Sokak lambasının ışığı vuruyor on seneden fazla zamandır ellerime dert ortağı olmuş kadehime. Alev almış bir orman gibi şavkıyor kısa kısa dizler oluşturmuş izleriyle öpüşen çarşafı şarabın. Nefes alıyor o da, tıpkı bizim gibi. Yaşıyor, olgunlaşıyor ve son buluyor birinin kederinde. Her şarabın bir hikâyesi var, tıpkı bizim gibi. İç içe geçiyoruz her kadehte o

hiçbir şey olmadığında olan binlerce şey adına

Her şeyin birbirine yaklaştığı saatlerin başlangıcına doğru yaklaşıyorlardı ve bunun farkındaydılar. Saatlerdir sadece gerektiğinde, o da kısa cümlecikler ve kelimeler kullanarak yürüyorlardı. Kış mevsiminin ortalarında rastlanan, aslında soğuk olan ama güneşin parlaklığı nedeniyle sıcak bir gün muamelesi yapılan ve erken geç demeden sahanda sucuklu yumurta kahvaltısı yapmak üzere kendini sokağa atan insanların kalabalığı ve kabalığı

OTOMATIZME AGIT-8 – I NEED SOME ATMOSPHERE

Biraz atmosfer’e ihtiyacım var Sadece Biraz Atmosfer. Zihninin en karanlık tarafına yuva yaptığın benzedrin kuşu Ve deli hücrelerinden kaçan psikoz tanrılarin tekinsiz ıslıkları. Babanlı ıslak rüyalarında rastladığın sofokles mezarına ağladığın zaman, Granit kan laboratuvarlarında inşa edilen yeni insanlık için şarkı söyleyeceksin. Bir psikanalistin zihin odalarında kırmızı kadifeye sarılıp sanat ve arzu için pişmanlık duyacaksın. Güçsüz