Bir Bacağını Kaybeden Kuşun Hikâyesi

Yavrular artık yumurtaları kırmıştı ve başlarını yuvadan uzatıp çığlık atıyorlardı. Tenquita onlara yiyecek bulmak için uçtu. Colcgagua’da mevsim kıştı ve kar bir ayağını dondurdu. Kuş itiraz etti:“Neden beni topal bıraktın?“Kar:“Çünkü güneş beni eritiyor.”Tenqiuta güneşe yakındı, güneş:“Çünkü bulut önümü kapatıyor.”Bulut:“Çünkü rüzgâr beni sürüklüyor.”Rüzgâr:“Çünkü duvar önümü kesiyor.”Duvar:“Çünkü fare beni kemiriyor.”Fare:“Çünkü kedi beni yiyor.”Kedi:“Çünkü köpek beni kovalıyor.”Köpek:“Çünkü sopa

orman

Orman insandan daha yüksektir. Etrafı çevrili olabilir, her türden çalıyla kaplanarak aşın büyümüş olabilir; içine girilmesi zor olabilir; bir uçtan diğerine geçmek daha da zor olabilir, ama orman gerçek bir yoğunluk taşır. Onu orman yapan, bu yoğunluğu yaratan yapraklarıdır; yapraklar da başımızın üstünde dururlar. Birbirine sarılmış tek tek ağaçların yaprakları yekpare bir çatı oluşturur, ışığı

Salı

Günler üzerimize yığılıyor. Bulutsuz. Göğün tepesindeki ince bir açıklık haricinde tamamıyla kapalı. Göğün aşağısındaki ince bir açıklık ve başka küçük açıklıklar haricinde tamamıyla kapalı. Göğün tepesindeki ince bir açıklık haricinde tamamıyla kapalıç. Tamamıyla kapalı. Tamamıyla kapalı. Tamamıyla kapalı. Bir büyük açıklık ve başka küçük açıklıklar haricinde. Ve bir girince bulutların içine. Günler üzerimize yığılıyor. Öfkemiz

Bir Ocak günü için isli ağıt

Yıllar önceydi… Babamın omuzlarında, ne başı ne de sonu belli olmayan bir insan selinin arasında bir sağa, bir sola salınarak ilerliyordum. Çok kızgındı babam. İnsanların bazıları kırgın, bazıları ise öfkeliydi. O güne dair en net hatırladığım iki şey dönüp durur her zaman kafamda. Biri kırmızı karanfiller… Hiç sevmem oldum olası. Nerede can sıkıntısı, nerede kara

Müfredat, Rezalet ve Eğitimli Budala Üzerine

Laura’nın kütüphanesinde, Taittinger Nocturne Rosé şişesi refakatinde (SEE: GRAPES OF WRATH & THE NAME OF THE ROSE) yüz kadar sözcükten oluşan, gramer bilgisinden ve bazı telaffuz şablonlarından bihaber, hemen hiç olmayan Fransızca adabım ile; Grande Encyclopédie Larousse içerisinde “blind navigation” icra ediyorum. Parascolaire! Périscolaire… İngilizce’ye zalimce “extracurricular” olarak tercüme ediliyor. Prömiyer hedefi vasat paradigmanın yasaklanmış

Yeni harman

Sokak lambasının ışığı vuruyor on seneden fazla zamandır ellerime dert ortağı olmuş kadehime. Alev almış bir orman gibi şavkıyor kısa kısa dizler oluşturmuş izleriyle öpüşen çarşafı şarabın. Nefes alıyor o da, tıpkı bizim gibi. Yaşıyor, olgunlaşıyor ve son buluyor birinin kederinde. Her şarabın bir hikâyesi var, tıpkı bizim gibi. İç içe geçiyoruz her kadehte o