Menü Kapat

Kategori: ukte (sayfa 2 / 22)

Zihnimdeki Güveler

Çürümüş vicdan kokuyor ortalık, burnumdan çok bilincimi tıkamak istiyorum. Viraneye dönmüş yerkürenin karanlık çökmüş sokaklarında bu rahatsızlıkla volta atıp duruyorum. Adım seslerim, engin sessizliğin hakimiyetini batırıyor etime. Tanıdık bir acı saplanıyor ardından, doğduğum gün hissettiğimle aynı. Biyolojik bir doğuş değil burada bahsettiğim, kendime insanlığın tanımını yaptığım günden bahsediyorum. Rahatsızlığım o gün başladı ve o gün bu gündür artarak devam ediyor. Benim kanserim bu, ilerliyor ama öldürmüyor, tam tersine beni bu elden ayaktan düşmüş hayatın daha da derinine çakıyor. Ete kemiğe bürünmüş vahşetin, nefretin arasında tir tir titriyorum. Yok olmaya yüz tutmuş kavramlar belleğime düşüyor, korkuyorum bu sefer. Çaresizliğe batıp batıp çıkıyorum, bu kısır döngü çıldırmamı istiyor. Elimden almak istediği değerler var, çıldıramadığım kadar muhafaza etmekle uğraşıyorum. Bir şekilde başarıyorum elimde tutmayı, tutmayı başaramayanların arttığını görüyorum her geçen gün. Tutmayı başaramayanlar hiç sahip olmamışlar gibi davranmaya başlıyorlar kaybettikleri andan itibaren. Masumiyetsizliği görüyorum, kör bıçağın boynuma verdiği soğukluk gibi. “Neden?” sorusu mide özsuyumu ağzıma getiriyor artık, Dünya’yı boynuzlarının üstünde taşıdığı iddia edilen öküzün halinden daha bir iyi anlamaya başlıyorum.

Çatlamış toprağın üstünde yalın ayak yürüyerek, umudun en somut halini hissediyorum. Nefreti, vicdansızlığı, bu yaşayan ölüler dergâhını ve bir de mantarı içine düşmüş şarabı çekecek çatlağından içeri, biliyorum. Bilemediğim zaman da umuyorum. Karıncalar şahit.

Otomatizme Ağıt

Önümde duran TELEVİZYONUN SURATINA SIÇMAK isterken uyanıyorum DOĞA-ÜSTÜ esrikliğimden.
Yüzümde Lewis Caroll’un peşine takılıp gittiği HALÜSİNATİF tavşan maskesi.
RÜYALARIMDA;
Otomatist müzisyenlerin saksafon ÇIĞLIKLARI.
Bozuk pikaptan gelen iç gıcırdatıcı boş plak cızırtısı
Otobüslerin YILANSI tıslamaları
Şöförlerin YILANSI kedi gözleri
Yolcuların YILANSI çatal dilleri.
Kendini kuyruğundan yakalayarak yemeye hazırlanan yılanın DÜNYA metaforu.
Gözlerini tavana dikmiş son nefesini vermekte olan İKİ METRE ELLİ ALTI SANTİMETRE boyunda vahşi ve ölümcül… tasmasında büyük ve sivri çelik uçların tam ortasında METAL KALP taşıyan siyahi köpek…
Öldürülen kuzu pirzolaları
Sevilmeyen ve asla sevilmeyecek olan ayakları TURUNCU TİLKİLER
Kokainle TERBİYE EDİLEN örümcekler ve onların OTOMATİST sanat eserleri.
Londra’ya gönderilmesi istenen resimler.
Ve resmi isteyen adamın taşaklarında dolaşan MARİJUANA
Radyoda MASTURBATİF sinyaller
Televizyonda MASTURBATİF görüntüler.
WİLLİAM BLAKE şiirlerinde hızlıca dolanaduran halüsinatif karıncalar.
GEORGES PEREC- AĞUSTOS BÖCEĞİ- UYUYAN ADAM
Ağustosta karınca
Ekimde Ağustos böceği cesetleri.
AĞLAYAN BİR KADIN
Sürekli ağlayan bir kadın
Onu izleyen CESET TORBASINDA BİR ADAM
Adamın hemen yanında iri siyah bir köpek
Köpeğin kalbi metal
Metalin kalbinde kadın.
Unica Zürn’ün RUHUNDA kara bahar
BAHAR’da komşunun penceresinden intihar etmiş ON-ÜÇ YAŞINDA BİR ÇOCUK
Çocuğun ruhu AĞIR.
Çocuğun ruhu ÖZGÜR.
Kızıl saçlı bir adam
Adamın kucağında ZENCİ bir kadın
Kadının yanında ağlayan zenci BİR KADIN,
Ağlayan zenci kadının hemen yanı başında kahkaha atan ZENCİ bir ÇOCUK.
Uykusuzluk ızdırabıyla  SONSUZLUĞA ağlayan BEYAZ BİR BEBEK .
Bebeğin BİBERONUNDA ZEHİR. boynuna pasifik zincirle bağlı ŞEKERLİ TARÇIN.
Bir bardak ucuz bira için sıraya giren 50 yaş üstü adamlar,
Ruhunu alkolle yıkayıp ayin yaparcasına arınan EMEKLİ ZEN BUDİSTLER.
Otobüste büyük tele-ekranlarda HATİM İNDİREN diyanet işleri
Çadırlarda yoksullara vaaz veren acımasız KATOLİKLER.
Siklerini sıvazlayıp kaderine ağlayan PEDOFİLİK PROTESTANLAR
HEDOFİLİK devlet BAŞKANları.
Yol kenarlarında cilveleşen KADIN formunda ERKEKler. ERKEK formunda KADINlar.
EGON SCHİELE’nin desenlerinde YORGUN ve DEVİNİMLİ ve EKSPRESYONİST ve CİNSEL parmaklarında zafer işaretleri.
OTTO DİX resminde masa başında duran ve sigara dumanında cilveleşen meleklerin ORGAZM EDEN VALS ÇIĞLIKLARI.
YILANLARLA ve KARTALLARLA mağarada yaşayan HİSTERİK FİLOZOF
ve onun hayallerinde ÖLEN acınası SOYTARI.
ve kızıl saçlı kadın
CHİRİCO resminin eksik kalan parçası
ve KÜBİST parmaklar
EKSPRESYONİST bir yüz
DaDAisT bir beyin
Canlı AHTAPOT SALATASI.
İçinde NİHİLİST KÖR BİR GÖZ…SİYAH KÖPEĞİN GÖZLERİNDE KALABALIĞA AĞLAYAN.

ulus devletlerin modası geçti

iklim değişikliği devreye girmeye başladıkça, gıda kıtlığı, kuraklık, savaşlar ve genelleştirilmiş jeopolitik karmaşa insanları eşi görülmemişler rakam dahilinde göç etmeye zorluyor. sınırlar aşınacak, kültürel farklılıklar azalacak, ulusal egemenliklerin etkisi azalacak, dinler ve ırklar hiç olmadığı kadar birbirine karışacak. bu durdurulamaz tek-dünya senaryosunun ortasında yer alıyoruz. bazıları için bu oldukça korkutucu, bazıları içinse rüyaların gerçek oluşu.

ukde

Düşünülebilecek her şey düşünüldü. Söylenebilecek her şey söylendi. Her şey karara bağlandı, gerçekler belirlendi ve salt doğruya ulaşıldı.

Artık kendinizi gerçekleştirmek adına kurduğunuz her iddialı cümle sayıklamadan ibaret. Çıktığınız her yol kaçış. Vardığınız her nokta yanılsama. Döngünüzü kırmanız imkansız çünkü başka bir doğru yaratma peşindesiniz. Çünkü gördünüz ki salt doğru, sandığınız gibi bir aydınlanmayla cereyan etmiyor. Çünkü salt doğruya dair yapmanız gerekenler var. Vaz geçecekleriniz. Kaybedecekleriniz. Yıkılacak hayalleriniz var.

Ne yazık, başaramayacaksınız. Her sabah takım elbisesi ve evrak çantasıyla, tren garlarına, şehirlerarası otobüs terminallerine, adeta mesai yapar gibi gidip, tüm gün kendi kendine konuşan ve gece kim bilir hangi deliğe dönen adamın deliliği bırakmayacak peşinizi.

Kibritçi Kız

Kar yağınca akla gelir Kibritçi Kız : gerçekliğin masal hali..
Bak! Şu sokak sonunda bir tanesi
Bak! Şu köşe başında diğeri
Ah sizin zavallı umutsuzluğunuz, hemen yardım etmeye koşun
Sakın düşünmeyin değiştirmeyi çirkin bu düzeni!

Değilim

Bence ben değilim
Gelişen şehirlerin saldırgan açlarından
Ya da telefon rehberlerinde arananlardan
Hissetmiyorum işte gözyaşlarının karşısında
O hüzün dolu boşlukları
Çalışmıyorum mesai saatlerinizde
Daha fazla dolmamak için beklentilerle
Daha fazlasını harcamamak için içimde
Görmüyorum  sokaklara baktığımda
Medeniyetin  o büyük adımlarını
Sadece canavarlar geçiyor zihnimden
Ezmiş canavarlar çoktan bizi
Ayak izleri gözüküyor her yerimizden;
Dükkanlardan, son model arabalardan, süscağız ağaçlarından
Mozaik desenli kaldırımlardan, bizden, sizden
Canavar artık son derece içimizden

Devam

etilen sosyete . 2003 - 2019 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.