Zihnimdeki Güveler

Çürümüş vicdan kokuyor ortalık, burnumdan çok bilincimi tıkamak istiyorum. Viraneye dönmüş yerkürenin karanlık çökmüş sokaklarında bu rahatsızlıkla volta atıp duruyorum. Adım seslerim, engin sessizliğin hakimiyetini batırıyor etime. Tanıdık bir acı saplanıyor ardından, doğduğum gün hissettiğimle aynı. Biyolojik bir doğuş değil burada bahsettiğim, kendime insanlığın tanımını yaptığım günden bahsediyorum. Rahatsızlığım o gün başladı ve o gün bu

Otomatizme Ağıt

Önümde duran TELEVİZYONUN SURATINA SIÇMAK isterken uyanıyorum DOĞA-ÜSTÜ esrikliğimden. Yüzümde Lewis Caroll’un peşine takılıp gittiği HALÜSİNATİF tavşan maskesi. RÜYALARIMDA; Otomatist müzisyenlerin saksafon ÇIĞLIKLARI. Bozuk pikaptan gelen iç gıcırdatıcı boş plak cızırtısı Otobüslerin YILANSI tıslamaları Şöförlerin YILANSI kedi gözleri Yolcuların YILANSI çatal dilleri. Kendini kuyruğundan yakalayarak yemeye hazırlanan yılanın DÜNYA metaforu. Gözlerini tavana dikmiş son nefesini

ulus devletlerin modası geçti

iklim değişikliği devreye girmeye başladıkça, gıda kıtlığı, kuraklık, savaşlar ve genelleştirilmiş jeopolitik karmaşa insanları eşi görülmemişler rakam dahilinde göç etmeye zorluyor. sınırlar aşınacak, kültürel farklılıklar azalacak, ulusal egemenliklerin etkisi azalacak, dinler ve ırklar hiç olmadığı kadar birbirine karışacak. bu durdurulamaz tek-dünya senaryosunun ortasında yer alıyoruz. bazıları için bu oldukça korkutucu, bazıları içinse rüyaların gerçek oluşu.

ukde

Düşünülebilecek her şey düşünüldü. Söylenebilecek her şey söylendi. Her şey karara bağlandı, gerçekler belirlendi ve salt doğruya ulaşıldı. Artık kendinizi gerçekleştirmek adına kurduğunuz her iddialı cümle sayıklamadan ibaret. Çıktığınız her yol kaçış. Vardığınız her nokta yanılsama. Döngünüzü kırmanız imkansız çünkü başka bir doğru yaratma peşindesiniz. Çünkü gördünüz ki salt doğru, sandığınız gibi bir aydınlanmayla cereyan

Kibritçi Kız

Kar yağınca akla gelir Kibritçi Kız : gerçekliğin masal hali.. Bak! Şu sokak sonunda bir tanesi Bak! Şu köşe başında diğeri Ah sizin zavallı umutsuzluğunuz, hemen yardım etmeye koşun Sakın düşünmeyin değiştirmeyi çirkin bu düzeni!

Değilim

Bence ben değilim Gelişen şehirlerin saldırgan açlarından Ya da telefon rehberlerinde arananlardan Hissetmiyorum işte gözyaşlarının karşısında O hüzün dolu boşlukları Çalışmıyorum mesai saatlerinizde Daha fazla dolmamak için beklentilerle Daha fazlasını harcamamak için içimde Görmüyorum  sokaklara baktığımda Medeniyetin  o büyük adımlarını Sadece canavarlar geçiyor zihnimden Ezmiş canavarlar çoktan bizi Ayak izleri gözüküyor her yerimizden; Dükkanlardan, son model arabalardan,