obezite çağı

Geleneksel tarım toplumları açlığın gölgesinde yaşarlardı, günümüzün müreffeh dünyasındaysa en başta gelen sağlık problemlerinden biri obezitedir.  Her yıl ABD nüfusu diyetlere, dünyanın geri kalanının tamamındaki aç insanları beslemeye yetecek miktardan daha fazla para harcıyor. Modern kapitalist ekonomi ayakta kalabilmek için, tıpkı yüzmek ya da boğulmak arasında seçim yapmak zorunda olan bir köpekbalığı gibi sürekli üretimi

diderot etkisi

Neden saklamadım onu sanki? O bana alışmıştı, ben de ona… Vücudumu sıkmadan bütün kıvrımlarını sarıyordu; göz okşayıcı ve yakışıklıydım. Diğeri kaskatı ve kolalı, beni hantal gösteriyor. Oysa berikinin teveccühü her ihtiyacı karşılamaya hazırdı – malum, fukaralık hep vazifeşinastır. Bir kitap tozlanmayagörsün, silmek için eteklerinden biri hazır ve nazırdı. Koyulaşan mürekkep, tüy kalemimden akmayı reddetse, yan

Umut Devrimi

Umut etmek nedir? Çoğu kişinin sandığı gibi, dileklere ve isteklere sahip olmak mıdır? Böyle olsaydı, daha çok ve daha iyi otomobil isteyen, daha iyi ev, daha çok araç-gereç isteyenler, umutlu insanlar olacaklardı. Ama değiller; bunlar umutlu insanlar değil, daha çok tüketimde bulunmaya düşkün kişilerdir. Umudun nesnesi bir şey değil de, daha dolu bir yaşam sürmek,

21.yy İnsanı

Asma yaprakları arasında için için mutlu davranan fakat ufak bir veledin oyununa konu olup hayatı alt üst olan uç uç böcekleri, her zaman benim hassas noktalarımdan biri olmuştur. Olayların kaotikliği her hangi bir canlı için huzurun merkezinde olamaz. Asma yapraklarında gezinen bir böcek ya da anne karnında bir cenin hayattan bıkmaz, bıkamaz. İnsanoğlunun düşünme yeteneği

amerikalı iş adamı ve meksikalı balıkçı

Amerikalı bir iş adamı deniz kıyısında harika bir manzarası olan ufak Meksika köyünün iskelesinde etrafa bakıyordu. Yalnız bir balıkçı teknesinden bugün için yakaladığı birkaç sarı tuna ile ayrıldı. Amerikalı, Meksikalı balıkçıyı yakaladığı balıkların büyüklüğü yüzünden övdü. “Bu balıkları yakalaman ne kadar sürdü?” diye sordu Amerikalı turist. “Sadece kısa bir süre” diye cevap verdi balıkçı. “Neden biraz daha

Dunganga Yapılanın Hikayesi: Aaahh Belinda

Kapitalizmin yarattığı belki de en suni sektör olan reklamcılığa Türkiye Sineması’nda yapılmış eleştirilerin en radikali, bu 86 yapımı olan Müjde Ar, Macit Koper’in filan oynadığı Atıf Yılmaz filmi olabilir. Bilen bilir sektörün bütün kirli çamaşırlarını döken “99 francs” isimli film de işini başarıyla yapar. Peki bir Aaahh Belinda bunu ne kadar yapabilir, üstelik 99 francs’tan