akis

Sen çaldıkça Teodorakis
Bir mor yağıyor üstüme…
Dudaklarım öpüşmekten mosmor…
Bir putum sanki ilahilerle
denize fırlatılmış
Ve bir deniz yağıyor üstüme
Bakma sen sevgili Teodorakis
Açgözlü güvercinlerin didiştiklerine!
Avluların o en çakırkeyiflisine
Mısır daneleri gibi serpilmişler ama
Mısır danesi değil ki bu adalar
Ne de biz güverciniz…

Sekerek o güneş güzeli çakılların üzerinden
Çıplak ayaklarımızın su sesleriyle
Birbirimize
Ve kendimize
Bilakis

Sen çaldıkça Teodorakis
Bir mor yağıyor üstüme

can yücel 

ege üniversite’sinde altkültür günleri

Ege üniversitesi Sinema Topluluğu ve Şiir Topluluğu’nun ortaklaşa düzenlediği ve Altıkırkbeş Yayınları’nın desteğiyle gerçekleşecek olan etkinlik 3-4 Mart tarihlerinde Ege Üniversitesi kampusündeki Kültür Sanat Evi’nde yapılacak. Dada, Sürrealizm, Beat, Punk, Siberpunk, Sitüasyonizm gibi alt kültür kavram ve kuşakları üzerine sunumların yapılacağı etkinlikte ayrıca, çeşitli gösterim ve performanslar da izleyicilerle buluşacak. Film gösterimi, konser, stencil atölyesi

okumaya devam

bayrak şiiri

… Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım. Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım … bu şiiri okuyarak büyüyen bir nesilden çok fazla şey beklemiyor muyuz?

okumaya devam

anayasası insanın

kan yasası bu insanın:
üzümden şarap yapacaksın
çakmak taşından ateş
ve öpücüklerden insan!

can yasası bu insanın:
savaşlara yoksulluklara
ve binbir belaya karşın
ille de yaşayacaksın!

us yasası bu insanın:
suyu şavka döndürüp
düşü gerçeğe çevirip
düşmanı dost kılacaksın!

anayasası bu insanın
emekleyen çocuktan
uzayda koşana dek
yürürlükte her zaman

can yücel

armentieres’li matmazel


çocuklar maket savaş uçakları yapmıyorlar artık,
hayali pirinç tarlalarında dövüşmüyorlar,
savaşın yararsız, yerleri süpürmek ya da çöp toplamak
kadar sıradan bir iş olduğunu biliyorlar,
kovboy filmine gitmeyi ya da alış veriş
merkezlerine takılmayı ya da hayvanat bahçesine
veya futbol maçına gitmeyi yeğliyorlar,
kolej, otomobil, kadın, ev ve barbekü hayalleri kurmaya
başlamışlar bile, bir başka düşün tuzağına
yakalanmışlar, onları savaş kadar
çabuk öldürmeyecek bir düşün, en azından
bedensel olarak.

charles bukowski

gökkuşağının renkleri

Bir çocuğu sırf doğduğu yer yüzünden öldürmek Ne terörist olduğu için, ne tehdit unsuru.. Ne silah var elinde, Ne de birazdan atom bombasını bırakacak bir tuşu olan uçak Öldürülme sebebi sadece orda doğduğu Kaçırdığı da fazla bişey yoktu hani Yarın ilk iş kahvaltıda süt ve mısır gevreği, Arkasından goldenıyla villanın bahçesinde koşturmak gibi.. Kalkıp erkenden

okumaya devam