Yolda

“acımız ve öfkemiz büyük her söyledikleri yalan her yaptıkları yalan a derlerse z anlamak gerekiyor yanıbaşımızda bahar akıyor ama insan bu kadar zulme inanamıyor ne müzik yapmak ne dinlemek geliyor içten ama devam etmeli ezilenden yana olmaya devam etmeli dayanışmaya  bi çiçekle bi insanla bi tanımadığınla bi dostunla bi göçmenle ezilenle dayanışma bizi güzelleştiren bir

zarları yuvarla

eğer deneyecekseniz, sonuna kadar deneyin. başka türlü düşünüyorsanız, hiç başlamayın bile. eğer deneyecekseniz.. bu kız arkadaşlarınızı, karılarınızı, akrabalarınızı, işlerinizi kaybetmek anlamına gelebilir. ve belki de aklınızı. sonuna kadar gidin. sonucu, üç veya dört gün yemek yememek bankta donmak hapse girmek küçük düşmek veya yalnızlık olabilir. yalnızlık bir lütuftur. diğerleri ise sabrınızın gerçekte ne kadar yapmak

elbet acı duyar tomurcuklar- ja visst gör det ont

Elbet acı duyar tomurcuklar adlı şiir kitabı İsveçli kadın şairlerin aşk şiirlerini içinde barındırır. 2003 yılında Özkan Mert tarafından Türkçeye çevirilmiştir. Özkan Mert hayatının büyük bir bölümünü İsveç’te geçirdiği için dili Türkçeye iyi uyarlayabilmiş ve betimlemeleri neredeyse tam anlamıyla okuyucuya aktarabilmiş. Şiirlerin çoğunda erotizmin ağır basması kitabı çok ilginç kılıyor. Erotizm ve romantizm birbirine çok

Europa * Performatif Politik Alegori

(*Anatol Stern‘in bir şiiri.) 20. yüzyılın henüz başlarında fütüristik akımın döneme ve coğrafyaya etkisiyle “Europa” adlı bir şiir yazar  Polonyalı şair/yazar Stern. Şiir içindeki dinamizmiyle filmlere/film denemelerine esin kaynağı olur, yayınlanmasının ardından. Öyle ki, pek çok sanatçıya ilham olmakla beraber performatif politik alegori olarak tanımlanabilecek sokak gösterilerinin de öncülü olur. 1976’da Akademia Ruchu tarafından kentin

vaziyet-i umumi

benim halim memleketin hali üç gündür kabızım; dışarı çıkamıyorum ne geğiriyor, ne osurabiliyorum içim gırtlağıma kadar bok! her zamanki gündelikçi kadın iki kız yollamış yerine, acemi şeyler etrafımda dolanıp duruyorlar zaten başım dönüyor, yemekten içmekten kesildim boyuna lağman yaptırıyorum, götüme fitil sokuyorum bunlar yetmezmiş gibi dışarıda sokak inşaatı yeniden başladı, matkaplar gırla… kendimi intihar edeceğim

türkiyat vapuru

Yanaşmadan önce dağıldı iskeleye Önce karinesi, sonra sintinesi Derken alt-vasat-ve üst güvertesi Baş üst-vasat-alt Ardından kıç üst-vasat-alt yolcuları Dağıldılar bir meçhul semte Kırlangıçlarleyin ellerinde filileri, çantaları Kimisi dargın eski çifteciler Dağıldılar kırlangıçlarleyin bir meçhule Deniz su döküyor arkalarından Haydan gelip huya giden cümlelere Kaptan köskü yüzüyor dalgaların üstünde Sakuli bir bok gibi Kaptanı tayfasıyla can

okumaya devam