haziranda ölmek zor


bir kırmızı gül dalı
şimdi uzakta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
yatıyor oralarda
bir eski gömütlükte
yatıyor usta
bir kırmızı gül dalı
iğilmiş üzerine
okşar yanan alnını
bir kırmızı gül dalı
nâzım ustanın

gece leylâk
ve tomurcuk kokuyor
bir basın işçisiyim
elim yüzüm üstümbaşım gazete
geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
şuramda bir çalıkuşu ötüyor
uy anam anam
haziranda ölmek zor!

hasan hüseyin korkmazgil

19 mayıs

Bugün Ondokuz Mayıs, Mayısın ondokuzu! Sen ey Türk istiklâlinin koruyucusu, Sen ey ülkemizin geleceği, Ulusumuzun gözbebeği, Sen ey demirparmaklıklarda barfiks yapan, Ranzalarda parende atan Sportmen ve kahraman Türk Gençliği, Önünde senin bütün Kilit-bahirler açık, Ama herzaman Samsun’a çıkılmaz a, Bu sabah da avluda volta atmağa çık! can yücel

düt türüt düt

Sahte aydın gömleği giyenler kulak versin
Mesul diyen şu halkı yiyenler kulak versin
“Hepimiz Ermeniyiz” diyenler kulak versin
Kıbleye karşı yaptı alayınız çişini
Sizin gibi aydının 7’den 70’ini

Alayınız Nobellik bir Orhan Pamuk’sunuz
Ve hatta bana göre ondanda yamuksunuz
Türk’ün canı yandı mı, gözleri yumuksunuz
Kör olur görmezsiniz, Ermeni’nin geçmişini
Sizin gibi yazarın 7’den 70’ini

Meşhur bir Atasözüdür, domuz gönü post olmaz
Ermeni’den dost olur ama sizden dost olmaz
Bir ülkede ihanet bu kadar serbest olmaz
Ah dostum bulmak zor Türkiye’nin eşini
Sizin gibi aydının 7’den 70’ini

ismail türüt

tv kanalında bu şiiri okuyup alkış alabiliyor ismayil.

headbangers

rüyamıydı, gerçek mi?
karar vermek zor gerçekten
çölün ortasında kumdan bir kale inşa ettik
yüreğimizi kullanıp terimizle suladık toprağı
inançlarımız aydınlattı en karalık gecelerde onu
varımızı yoğumuzu koyduk ona
ve çelik zincirlerle ördük etrafını
derin hendekler kazıp
aç timsahlar besledik içerisinde
kimseler fethedemesin diye
başaramadık gene de
zamana yenik düşüp
yaşam bizi yuttuğunda
delirdiğimi sandım bazı geceler
kalemizi maviye boyadım
ve kutsadım
keş yiyen büyücülere vardım
denediler bildikleri tüm büyüleri
ama gece
gebeydi her daim gündüze
gün ışığında büyü bozuldu
kale yok edildi neferleri öldürüldü
çığlıklarımız sessiz kaldı
ve gözyaşlarımız kurtaramadı
çıkarlar inançları yıktı
ve gömüldük yaşarken
kendi ellerimizle açtığımız
bok çukurunun içine

değişik

başka türlü bir şey benim istediğim,
ne ağaca benzer, ne buluta benzer;
burası gidi değil gideceğim memleket,
denizi ayrı deniz, havası ayrı hava;
nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız!
rengi başka, tadı başka.

can yücel

tv screen

Find a beautiful old street
Not rushing through this time
In a bar where a fat lady reigns supreme
Come in and drink with a false name
In circus clothes forget their pain
They are the zombie bodies
Caught in the glow of the TV screen
Just forget it?

Forget it all
The TV screen
TV screen makes you feel small
No life at all

Now that you have turned it off
It’s harder than you thought
No one wants to give a damn
Or even hear a thought
They rush from one fad to the next
You talk and it has no effect
You are the target for stars
And the planets on the TV screen
Just forget it?

Forget it all
The TV screen
TV screen makes you feel small
No life at all

goran bregovic