ZİNCİR

Biri demişti bana çerçeveleri var insanların. doğru! dağınık renkleri karışmış silüetleri ile. yakalanamaz hiçbir insan zincirdir onun mekanı yakaladığın da öyle ya insan ne zaman saftır, ne zaman renksizdir sence? mevsimsizdir insan, üşür elbette o da. onun zinciri üşümektir zaten. üşüdüğünü bilmektir düşündüğünde in san. safdilliktir zincirlere girmek. renkler emrindedir emridir renklerin budur bahsettiğim küçük

ESİNTİ


Fırışka kulaklığını yok edin bu toplumun.merdiven dikin saklı bahçelere, adımlar yeşerecek yeniden.tüm evsizleri tanıştırın.atardamarlar bombalayın.arabalar, motosikletler, tırlar, tekneler, tayyareler çürüsün.yürünsün, yüzülsün, uçulsun.merdiven dikin saklı bahçelere adımlar yeşerecek yenidensessizleri ölülerden uzak tutun.karanlık yüzleri aynalara itin.şurup ırmakları, tablet yağmurları, merhem resimleri uyandırın.duvarları balyozlayıp odaları birleştirin.şaşkınlık başlasın, karmaşa yaşlansın.dinlenmeden dökülmesin çiçekler dillerden.dinlenmeden sökülmesin çiçekler dillerden.kaldırımları sökün.elma boyu kadar

Umut çürür mü?

Bu yok(sun)luk,Gökyüzünden gelen birAlametle bildirilmişti bize.Ağaç dallarına kurdelelerBağlamamız,Taş duvarlar önünde ağlamamızFaydasız.Gözleri umutla bağlı bir ordununİlk hedefi neresi olabilirdi ki?Umuda bağlanmakHayattan kopmanın ilk adımıydı belki… … Taşlar oynadı.Yerden göğe bir yağmur.Yerin de sorulacak hesabı vardır gökten.Görmeyi reddettiğim anlarınYarattığı geçici körlüklerO kadar uzun sürdü kiDöndüğüm köşelerin haritasıKazılı bedenimde.Tanımadığım insanlar varEvimin içinde.Ve benim sorulacakTüm sorularım tükenmiş.Yurdum başka, dilim

Mafika Pascal Gwala-Bonk’abajahile

Ve bir zamanlar siyahların neden bu kadar hızlı yaşadıklarını sordunuz, o kadar hızlı içiyorlar ki o kadar hızlı içiyorlar ki, o kadar hızlı ölüyorlar ki Emalangeni* ile başlamıyor; Olmaz.  Evinizin kapısında ve okuldan – ya da işten – size bulaşan numaralar başlar .  bir ve iki üç ve dört bonk’abajahile Nezaket sembolü olarak benimsenen bankada memurun sert gülümsemesi: iş ve tasarruf giyim ve akıl bir

Monokrom

Sislerin ardından gelen güneş5 günlük hava tahminlerinde görünmezken Bildiğimi düşündüğüm bilinmezler13. gecenin kâbusu. (Medet ya Spinoza!) Parçalı bulutlu günlerin Evsizlere verdiği huzursuzluk Rehin almış yüreğimi.Kapılar 5 numara hipermetropduvarlar kör cephe.Söz cımbızla bağdaşmışOysa yüreğin ısısı, katıdan sıvıya çevirmez mi Tüm soyutgilleri? Karanlık yangınlar sar(ar)mış Susmuş dilleri.Fasit dairelerde kaybolmadanİzin ver ellerimin arasında Isıtayım yüreğini. ÇünküBeklerken kaçırdığımız Tüm

Bir Taş Devri Hikayesi

Korkmadan bakabilmeyi sana Ve dinozorları düşlemeyi istiyorum. Aynı anda. Zaman oluyor ki yeter diyorum Ama sadece 1 dakika. Nedenlere özlemle bakılmış ikinci el Gözlükler satılıyor işportada. Onlara bakarken Dalıp kalıyorum. Gitmeyi beceremem ben, beceremiyorum. Tırnakları uzun kadınlar geçiyor penceremden. Bir bebeğe dokunacaklar diye içimi saran korku Bu geceki uykusuzluğumun sebebi. Kafamı toparlayıp, tüm düşünceleri Beynimin