vousgarçonderue!

ne doğa anadan yüz vardı o sıralar ne de sevgiliden hayattan kalanlar bunlar işte; bir devlet baba, bir de polis amca baba tekmelerken amca joplarken Kamburumuzda özgür okyanusları andıran mavimsi-mor ekimozlar, demekki yaralar bile hala direniyorlar ve kulağına fısıldandı o an sana, “hayırsız evlat” diye seslendiler böylelikle kabul ediyorsun olduğun varlığı bundan böyle bir “hayırsız

beyazlar

evimin tüm duvarlarını ezberledimher açı, her kırılma, her çizgisel buluşmave beyazlar, ve beyazlar, ve beyazlaretrafta bir kaç duvarve beyazlarkoridora çıkıyorum, beyazlartavanda bile beyaz varMidyeler ve kabuklarıkireç tutmuşlar, duvara yapışmışlarve beyazlarmartılar bile artık duvarlarda avlanıyorlarperdelerim pencereleri sarmışlardışarıdan bir renk, başka bir buluşma göstermiyorlar bana, beyazdan başkaşu sıralar sadece, beyaz varbeyaz var beyaz var beyaz varaklımı sobelemiş

aşk bahçesi

Yerleştirdim kendimi bir kıyının üzerinde,Aşkın uykuya yattığı;Sazların arasında duydum rutubetiGözleri yaşlı, gözleri yaşlı. Sonra fundalığa gittim ve yabana,Dikenlerine ve dikenli bitkilerine çorağın;Ve onlar söylediler bana ne kadar aldatıldıklarını,Korkutup kaçırıldıklarını ve yalnız yaşamak zorunda bırakıldıklarını. Aşk Bahçesine gittim,Ve gördüm hiç görmediğimi;Ortasında küçük bir Kilise yapılmıştı,Orda oynardım yeşilliğin üstünde. Ve kapanmıştı bu küçük Kilisenin kapıları.Ve kapının üstünde

Ahtapot ile Papağan

Anısı onarılamaz ve eğerli.Delilik güzele düşmeyince; nihai, yarasız sönmeyince. Dalgalardan dalgalara düşeceğim.Deniz kıyısının yuvalarını seyredeceksin.Sesin olmayacak.Renkleri boğacaksın.Dalgakıranlarına vuracağım.Öylece duracaksın.Hatlarda canlanacaksın.Yere dökülmüş bir meysin; sürünen sarhoşluğum sek ile sek oynuyor.Gözlerimi kovacaksın, derin ve yalnız bir içlenişin hayalini kuracaksın.Ne ışık ne karanlık ne de gölgesin.Emek tarifleri öğren.Aynanın odasını kurgula, aynını mutlu et.Kekeleyen evinin zehrini arındır; ne de

GiT BURADAN

Sesimi hatırlat.Arkadaş, sesim kilitleniyor. Konuşulan dilleri kazı! Bozulmuş bir makineyim, arkadaş. Saat kaç? Adını unut! Not et bunu! Her şey biletsiz otobüsü yakıyor, arkadaş. Gökyüzünü konuştur, konuşması gerekir. Kafatasında ölüler besle! Damarlarına korku al! Hayat tutuk bir dil, arkadaş.Kanasam nefes alıyorum.  Yut! Unut! Bit!   Sesimi hatırlat. Arkadaş, sesim kilitleniyor.