YUVARLAK

etrafında eller, hisler, ayaklar, zihinler; hangisi katil, hangisi ressam, yasadışı?bedeni toprağa çok yakın, çimin kokusunu duyuyor, donakalmış bir pişmanlığı eritiyor, başına taş düşmesini bekliyor, ağaçların arasında dönüşüyor. sık sık, kısa kısa, kafasını sallayarak, beynini kaynatarak, canındaki yangında kaybolarak; uzanıyor parkta. herkese olması gerektiği kadar uzakta. çimler ellerini kelepçeledi.çok eski bir korsan torunu belki, belki küsmüş

Dağlara Tutunsun Ellerin

I. Dağların kayalarına tutunsun ellerinSıcaktan yüzün yanarkenTaşın soğukluğunu hisset ellerinde,Baharken oturduğun yerSırtını dayadığın ağaç yapraklarıyla gülerSen hâlâ zirvelerde erimemiş karları izlerken,Çünkü şimdi herkes dağın ardındakileriMerak ediyor,Çünkü biliyorlarDağın ardının sırrıDağın ardındakilerin yaşamında gizlidir. II. ÇünküCümleler düşüyordu dağlarıma,Her mısra onların günlerine sarılıyorduÇünkü bir hozandı Serhad bu türküdeAkan bu suların, derelerinEsen bu rüzgarlarınSuskunluğunu bilmezsin, karanlığını da,Bir fırtına kaplar;Bir

CEVAP YOK GECE VAR

Yerinde durmayan örümceğim.Ağ ördüğüm yok.Ve takip edenler, karşımda dikilenler, sağımı solumu kör edenler, üstümü altımı gölgeleyenler dışında hiçbir yola engel değilim.Gecenin dölleri değiliz ve gece cinsel uzvumuz değil.Ağaç durmuyor, göğe uzanamıyor, dokunamıyorum, dokunamıyor.Toprak mısın, ışık mısın, duvar mısın, kaos musun diye soruyor yirmi birinci ses.Gece piyanistin avuçlarında inliyor. Islık çalınıyor delice ve bu ağaçları güzelleştiriyor.Katiller

birhan keskin

“şiiri duymak, hayatı duymakla eş değer bir şey.” pride haftasını geride bırakmışken gündeme; pride paylaşımlarıyla kimilerince dikkat çeken, kimilerince olması gerekeni yapan bir şair oturdu. şiirleriyle olduğu kadar şiir seslendirişiyle de muazzam yetenekli olduğunu gösteren birhan keskin, geçtiğimiz günlerde spotify üzerinden ‘kargo’ şiirini seslendirdi. melih cevdet anday gibi nice sanatçıların şiirlerini podcast olarak kendi seslerinden

Göçler Yüz Yıllar Önce Bitti

(I)Isırdığı elmayı avuçladı ÂzemEvirip çevirmeden yani pek de oralı olmadanHani nimete de küfredercesine değil deBıraktı tabağın ortası sayılamayacak bir noktasınaGüneşin erken karşılandığı sabahların Müjdesini veren hanımelleri kokusunuCivara yaya dursun Yola revan olmak için sebepler geçmişin Ve geleceğin eşelenmesiyle kendini gösterdiBaşının yerinin avuçlarının arası olduğunu geç kavrayan ÂzemÖzlediği şeylerin duygusuyla yetinip Ne olduklarını unuttuğunu fark edeliSadece

UYDURDURUYMA

Sen sistemsin! Olmadı mı? Peki, ben de sistemim.Toprağını doyurmayan bir yağmura nasıl tepki verebilirim? Tüm sancılarıma iyi gelen mırıldanmalar sistemin içinde değil mi? Uyku içinde başka bir rüya mümkün sanki. Uyku biraz uyuma benziyor. Uykuyu yok edebilir miyim yeni bir uyku için? Ecelli ve hakiki divanelik mümkün mü? Ben sistemim! Olmadı mı? Peki, sen de sistemsin.Sen olmayanlara, sende olmayanlara, senden