Kategori: sergi

Uluslararası Sanal Engravist Baskıresim Bienali

Engravist, kuruluşundan beri baskıresim alanında ulusal ve uluslararası düzeyde çok sayıda sergi, workshop, etkinlik ve proje gerçekleştirdi. Sosyal sorumluluk projelerine katkıda bulundu. Çok sayıda öğrenci, akademisyen ve sanatçıya çeşitli teknikleri içeren baskıresim eğitimleri verdi ve genç sanatçılara yönelik projeler yaptı. Engravist, edindiği tecrübelerle yelpazesini genişletmek, dünya sanat ortamına daha çok etkinlik kazandırarak; sürdürülebilir yöntemlerle ilham veren bir yapıya kavuştu.  

Baskıresim üzerine 2016 yılından beri uluslararası workshoplar, sergiler ve çeşitli etkinlikler düzenleyen Engravist, 2020 projesinde bir ilke imza atıyormuş. Dünyanın ilk sanal bienali 54 ülke, 600’ü aşkın sanatçı, 7 sanal galeri ile 12 Haziran 2020’de açılıyormuş. “Daha güzel bir Dünya için ne söylemek istersiniz?” sloganı ile sanatçılara yapılan çağrıların sonuçların heyecanla merak ediyoruz. Zira sanal olanın getirdiği kolaylıkların yanı sıra şüphesiz elle tutulan ve kokusu olan şeylerin nostaljiden öte öneminin olduğunun farkındayız. Takipte kalınız;

Engravist

BU DÜZLEMDE YÜZLERİNİZİ OKŞAYAN, zihinsel düzlükte büzüşmüş sinirlerinizin sıkıştığı (ya da daktiloyla düzeltilmemiş haliyle “sikistigi”) beyaz gürültüden sürünerek kaçmaya zorlanan bir karınca sürüsü.

Marc Lochner’in İzmir 1888’de açılan sergisinin girizgahı daktiloya çekilmiş kendi yazısından alıntı. Bu yazı binanın dış cephesinde orjinal A4 boyutunun iki misli büyük bir formatta düz zemine basılmış vaziyette karşılıyor izleyiciyi. Marc’ın sergi hakkında kaleme aldığı bir metin. Halihazırda bir iş.

Kendi tarifiyle bu bir yazı olmaktan ziyade bir melodi. Bir bestenin eskizi. Yazının üzerindeki düzeltmeler açıkca seçilmekte. İzleyicinin kulağında sergiyi gezecek bir iç ses, bir soundtrack.

Marc’ın bu asemik* sayılabilecek yazısında anlamı sözel değil görsel ve işitsel olanda aramamızı istediğini varsayıyorum.

Keza serginin bir ismi yok, işareti var :“+”

Marc’a göre bu işaret yatay yüzeylerde bedenlerin çakışmasını ifşa ediyor.

“+” insanın: | ve yüzeylerin: ⎯ çakışmalarını, insanın  fiziksel ve metafiziksel yolculuğunu; yani maddesel ve maddesel olmayanın (ruh ve beden) karşılaşmasını ifade ediyor. Serginin rotasında bu duruma işaret eden parçaların var olduğunu belirtiyor.

Bir transfer deneyinden söz edilebilir. Sergide yer alan fotoğraflarındaki dokunun vücuda gelmesine, diğer duyulara taşınmasına, taşmasına yönelik bir çaba içinde. Cisimsel olana, maddeye, maddenin geçirdiği evrelere, tene, toprağa, tenin ve toprağın gizlediklerine dokunma eğilimi seziliyor.

(daha&helliip;)

Gerçek kimliğini sır gibi saklayan ünlü İngiliz sokak sanatçısı Banksy’i tanımayanımız, bir eserine dahi rastlayıp da hayran kalmayanımız yoktur sanıyorum. Böyle konuşuyurom fakat yine de tanımayan azınlık kısma kısaca tanıtmak için nefesimi tüketmeyeceğim. Zaten kendisi – bu şöhret mevzusu her ne kadar hoşuma gitmese de – eserleri sayesinde dünyanın sayılı grafiti sanatçılarından sayılmayı haketmiş bir çok ülkede insanların ilgisini çekmeyi başarmıştır.. Onunla ilgili medyatik bilgiler ve yersiz ilgiler gün geçtikçe artıyor. Bu beni korkutmuyor değil açıkcası. Her neyse konumuza dönelim…

Geçtiğimiz günlerde onca politik mesajlar içeren duvar resimleri, çeşitli dizilerde çizimleri bir yana daha farklı bir eserle çıktı karşımıza. Adı Dismalland. Disneyland’ ın çocukları eğlendirirken( kandırırken) ayak uydurduğu kirli dünyaya protest bir tavır takınan Banksy bu sefer yalnız çalışmamış. Bill Barminski, Caitlin Cherry, Polly Morgan, Mike Ross, Espo gibi  50’nin üzerinde sanatçının ilginç eserleri bu sergi altında toplanmış. Banksy’nin ise yalnız 10 eseri var.

İçeride çocuklara yüzde beş bin faizle ”harçlık kredisi” veren bankalar, aşırı tedbirli havalanları ve AVM lere ithafen güvenlik görevlileri, şatafatlı disney şatosunun yerine yıkık dökük, pek parlak durmasa da daha gerçekçi bir şato, eğlence adına parkın içinde binek oyuncaklar, kazanılması imkansız oyunlar da var. Ayrıca Pussy Riot ve Massive Attack gibi grupların da konser vericekleri konuşuluyor. Her şey son derece itinayla kınanmış. Görevliler sevgi ve ilgiden uzak aksine asık suratlı ve sinirli. Güvenlik adına yapılan ilginç taramalar da sinir bozabiliyor. Gerçekten büyük bir özenle tepkiye sanat şekli verilen Dismalland 22 Ağustos-27 Eylül arasında İngiltere Weston-super-Mare’de ziyaretçilerini bekliyor olucak. Gitme imkanınız varsa güzel bir deniz tatilini heba etmek için gerçekten harika bir sebep olabilir.

etilen not: banksy ile ilgili ilk paylaşımı 8 yıl önce yapmışız. ufak bir arama ile diğer yazılar da görülebilir. fakat kendisinin e-kitaplarını etilen aracılığıyla indirmeyi ihmal etmezseniz bizce iyi edersiniz.

ubik project @ hayaka artı

UBIK PROJECT
04.01–28.01.2012Acilis  Opening: 04.01.2012, 18.30–20.30
Facebook Eventubikproject.blogspot.comKonsept  Concept: Philip K. Dick
Koordinatorler  Coordinators: Alper T. Ince & Rafet Arslan
Sanatcilar  Artists: alt komsu, Anti-Pop, Rafet Arslan, Andrea Buran, cins, Eda Gecikmez, Dilara Hancer, Alper T. Ince, OnstOn, Gamze Ozer, Ali Mete Sancaktaroglu/Defter Kaziyicilar Kooperatifi, Hannah M.G. Shapiro, Merve Sendil, Nezaket Tekin & Cagdas Ulgen

Ve Can Batukan’dan tema muzigi   And music by Can Batukan
Proje & Sergi Mekani  Project & Exhibition Venue:
HAYAKA ARTI
Cukurcuma Caddesi No:19A Tophane 34425 Istanbul
Crs – Cts  Wed – Sat  12:00 – 18:00
HAYAKA ARTI Facebook Page
UBIK Project (Periferi Kollektif 2); sergi, lansman, blog, sokak, hayat!Ubik, yazar/dusunur P.K.Dick’in yasam, olum, gercek, gerceklik, entropi, varolus, algi, duyuotesi, metafizik kavramlari uzerine yazdigi felsefi bir bilimkurgu basyapitidir. Ubik projesi; Ubik’in dunyasi, kavramlari, tartismalarini derinlemesine ele alan ve onu imge formlarina dokmeye soyunan bir projedir. Kavramlar, metinler, disiplinler arasi cakismalar,baglantilar, sinir ihlalleri uzerine yogunlasarak, Ubik Project kollektif bir dusun/yarati atmosferini tahrik etmeye soyunmustur.Ubik; kendine ait felsefi/metafizik/politik bir dunya gorusu yaratmis, eserleri bir cok dile cevrilip, sinemaya uyarlanmis P.K.Dick imgesinin bir tepe noktasi, catisini temsil ettiginden; Ubik Project dogal olarak P.K.D.’nin buyuk dus dunyasina da sizmayi da amaclamaktadir.

çukurcuma’da bir hayalet kadın!

HAYAKA ARTI 20.10 – 03.12.2011 tarihleri arasında Komet’in “Neriman Tuna’ya Saygı” sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi 1950’li yıllardan başlayarak İstanbul’da aktif bir hayat yaşamış olan feminist bir kadının ölümünden sonra sokakta terk edilmiş bulgularından oluşuyor.

HAYAKA ARTI
Çukurcuma Caddesi No:19A Tophane 34425 Istanbul
Çarşamba – Cumartesi / Wednesday – Saturday 12:00 – 18:00

1
Ölüm uzun koşumuz, sabit menzilimiz; bakiyesi sadece anılar olan, kalan. O yüzden her birimiz biriktiririz yaşamlarımızı azar azar; resimler, anı nesneler, hediyeler, çerçevelerle. Yaşamlarımızdan kalanlar ile belki bir gün biri bulur gelir ve sönmüş ruhumuza ışık üfler diye. Sonsuzluğun hükmünü bilerek ve ona inat..

2
Yaşamda bir düşün, bir imgenin peşinden koşanlar ancak, eskimiş gözden düşmüş nesnelerdeki ışığın, parıltının farkına varabilirler. Gündelik hayatın kaosu ortasında yok oluşa terk edilen yaşamların, dizelerin, imgelerin keşfine soyunmaya cüret ederler. Bu yüzden Walter Benjamin’in imgesinde sanatçı hem bir koleksiyoncu hem de amatör bir dedektife denk düşer.

Komet’in bir kadının sokağa terk edilmiş yaşam izleri üzerinden yarattığı porteye bu “parıltı” ile bakmak doğru olacaktır.

3
Ressam öncelikle; bilinçli bir çaba, emekle yan yana getirtiği anı nesnelerinden donmuş zamanı kilitleyen ve onu geleceğe doğru, zamanda yolculuğa tahrik eden bir modülün krokilerini oluşturuyor.

Ardından; bulduğu her nesnenin üzerinden görülmez fırça darbeleriyle, özenle geçerek boşluğun içinden bir kadın portresinin silüetini çıkartıyor. Doğumla çürümenin, ölümle erosun, zamanla imgenin kesiştiği bir bıçağın sırt çizgileri üzerinde. Ve bir kadının hayaleti Çukurcuma’da boy gösteriyor.

4
Çerçevelenmiş hatıralardan, fotoğraflar, gazete kupürlerinden, mektuplardan, sertifikalardan oluşturulan bu portre/puzzle; geçmiş zamanın ışıltılı cemiyet yaşamının, öncü bir figürün, bir cumhuriyet kadınının unutulmuş yaşamının izleri anısına estetik bir forma dökülüyor. Ama, silinerek yazılan hatıralardan, çerçevelerde yer almayan, saklı travmaların izleri de zamanın tozlarına karışıyor.

Sanki Neriman Hanım; bir gün bulunacak umuduyla, yaşamını kıymetli kıldığına inandığı her şeyi, takıntılı bir hevesle biriktirmiş ve böylece sırtımızda taşıdığımız ölümün gizini bertaraf etmeye girişmiş. Bu yüzden boş çerçevelerden sızan lekeler sadece hüznü değil, tekinsiz olanı da çağırıyor.

5
Neriman Tuna’dan geriye kalan bu anı birikintisinin “bir Komet sergisi” haline gelmesi kimileri için şaşırtıcı olabilir. Fakat modern ya da postmodern sanatları avangard üzerinden okuyan herkes, Duchamp’tan beri buluntu objeler ve onlarla yapılan düzenlemelerin bir yeniden yaratım süreci-estetiği oluşturduğunun bilincindeler. Komet’in yapıtı ise daha 70’li yıllardan beri kavramsal sanat deneylerine açık bir özgürleşim haritası üzerinde ilerler.

6
Peki; gerçekte bu hayalet kadın, Neriman Tuna kimdi? Sanatçı burada yanıt vermekten çok bulguları ifşa etmek, hatıratı saygıyla paylaşıma sokmak, soru işaretlerini açığa çıkartmakla ilgilidir. Gerisi tarihin ve tarihe not düşen araştırmacıların çabası olacaktır. Elimizde olan sokakta bulunan çerçevelenmiş bir yaşam ya da tinsel bir karakutu; tüm ışıltısıyla…

Rafet Arslan
Eylül/Ekim 2011
İstanbul

ubik project

ubik

UBİK Project sergi, lansman, blog, sokak, hayat…

Ubik, yazar/düşünür P.K.Dick’in yaşam, ölüm, gerçek, gerçeklik, entropi, varoluş, algı, duyuötesi, metafizik kavramları üzerine yazdığı felsefi bir Bilimkurgu başyapıtıdır. Ubik projesi; Ubik’in dünyası, kavramları, tartışmalarını derinlemesine ele alan ve onu imge formlarına dökmeye soyunan bir projedir. Kavramlar, metinler, disiplinler arası çakışmalar,bağlantılar, sınır ihlalleri üzerine yoğunlaşarak, Ubik Project kollektif bir düşün/yaratı atmosferini tahrik etmeye soyunmuştur.

Ubik; kendine ait felsefi/metafizik/politik bir dünya görüşü yaratmış, eserleri bir çok dile çevrilip, sinemaya uyarlanmış P.K.Dick imgesinin bir tepe noktası, çatısını temsil ettiğinden; proje doğal olarak Ubik üzerinden PKD’nin büyük düş dünyasına da sızmayı da amaçlamaktadır.

Konsept: Rafet Arslan
Koordinatörler: Alper T. İnce&Rafet Arslan
Proje supervizör: Pınar Başoğlu

Proje çalışma grubu(ön liste):
Alper T. İnce
Anti-pop
Bob Arc
cins
Eda Gecikmez
Gamze Özer
Merve Şendil
Nezaket Tekin
Pınar Başoğlu
OnstOn/Can Yeşiloğlu
Rafet Arslan
Sedat Türkantoz
Serra Behar
Yaprak Gözeker

Sergi- UBİK
4-28 Ocak 2012
Mekan: Hayaka+
Proje & Sergi Mekanı:
Çukurcuma Caddesi No:19A Tophane 34425 Istanbul

ubik project
Ubik Lansman- 6:45 Yayın, new edisyon
Aralık 2011