Menü Kapat

Kategori: oyun

Sınıf Savaşı Oyunu: The Game of War

Guy Debord 1972’de Sitüasyonist Enternasyonal’i dağıttıktan sonra kendisini tüketen takıntılardan biri icat ettiği masa oyunuydu. Almanca’da “Kriegspiel”, Fransızca’da “Le Jue de la Guerre”, İngilizce’de “War Game” bizde de hadi “Savaş Oyunu” diyebileceğimiz bu oyun Debord’un askeri teorisyen Carl von Clausewitz okumalarına dayanıyordu. İngiliz grup “Class Wargames” bu oyunun amacını şöyle tanımlıyor:

Debord için The Game of War sadece bir oyun değildi – insanların Fordist bir toplum içerisinde yaşamlarını nasıl sürdürmeleri gerektiğine dair bir kılavuzdu. Bu oyunu oynayarak, devrimci aktivistler gösteri toplumunun baskılarına karşı nasıl savaşmaları ve kazanmaları gerektiğini öğrenebilirlerdi.

Oyunun faydasına ve devrimci potansiyeline çok inanan Debord 1977 yılında limitli sayıda Kriegspiel setlerini üretmesi için Jeux Stratégiques et Historiques’i (Stratejik ve Tarihi Oyunlar) kurdu. 10 yıl sonra, Debord ve eşi Alice Becker, Kriegspiel üzerine bir kitap yayınladı Le Jeu de la Guerre. Debord başka bir kitabında oyun hakkındaki görüşlerini özetlemişti;

Zamanın nehrindeki girdabın yüzeyinde, sadece strateji teorisyenlerinde değil aynı zamanda çatışma anılarında ve tarihin vurguladığı sayısız diğer parçalanmada savaşa oldukça ilgi duyuyorum. Savaşın sadece tehlike ve hayal kırıklığı hatta yaşamın çok daha fazla olumsuz  tarafında yer aldığı konusunda bilinçsiz değilim. Fakat bu durum, benim ona karşı duyduğum ilgiyi azaltmıyor.

Ve bu yüzden savaşın mantığı üzerinde çalıştım. Üstelik, uzun zaman önce, hareketlerinin temellerini oldukça basit bir tahta oyunu üzerinde sunumda başarılı oldum: çekişen güçler ve iki tarafın her birinin faaliyetlerine dayatılan çelişkili gereklilikler. Bu oyunu oynadım ve hayatımın zor koşullarında, ondan dersler aldım – ayrıca bu hayat için oyunun kurallarını kendim belirledim ve onları takip ettim. Kriegspiel’in sürprizleri tükenmez görünüyor; ve korkarım ki bu insanların faydalandığını kabul etme cesareti göstereceği tek işim olabilir. Bu tür dersleri iyi bir şekilde kullanıp kullanmadığım sorusuna verilecek cevabı ise başkalarına bırakıyorum.

Oyunu nerede bulabilirim diyenler için Class War Games imdadımıza yetişiyor. Tahtaları, parçaları ve savaş haritalarını indirmeniz mümkün. Sitede aynı zamanda Class Wargames: Ludic subversion against spectacular capitalism isimli kitaba da ücretisz ulaşmanız mümkün. bunun yanında diğer radikal masa oyunlarına da göz atabilirsiniz. kendilerinin güzellikleri bunlarla sınırlı değil ayrı yaklaşık yarım saatlik Kriegspiel’in kurallarını anlatan bir film hazırlamışlar onu da aşağıda izleyebilirsiniz.

okumaya devam etmek isteyenler için cabinet magazine’de yayınlanmış güzel bir makale de mevcut; the game of war: an overview

look back in anger – 1959

öfke ya da “look back in anger” ikinci dünya savaşı’ndan sonra ingiliz toplumununda ve özellikle gençlerde ortaya çıkan yitik, öfkeli, mutsuz ve geleceğe dair umutsuz tavırlarını konu eden john osborne oyunu. jimmy adlı karakterin oldukca sinirli ve hiçbir şeyden memnun olmayan hali oyunun temel odak noktası. jmmy için ne uğrunda çaba harcaması gereken bir amacı ne de sürekli sınıf çatışması yaşadığı eşiyle yürütmesi gereken bir evliliği var… şeklinde bir hikayemiz mevcut. aynı hikaye 1959 yapımı yeni dalganın öncü filmlerinden bir “tony richardson” filmi aynı zamanda. ingiliz klasiklerine ilgisi olanlar pişman olmayacaktır.

Link filme gider..

“Onun gibi insanlara yer yok artık. Ne cinsiyet, ne siyaset, ne de başka bir konuda. Boşuna dövünmesinin sebebi bu işte. Bazen, onu dinlerken, sanki hala Fransız İhtilali’nin ortasındaymış gibi düşündüğünü hissediyorum. Aslında o zamanda yaşaması gerekirdi. Nerede olduğunu nereye gittiğini bilmiyor. Hiçbir şey yapmayacak, hiçbir zaman da değeri olmayacak.”

“Dört başı mamur bir haksızlık bu! Hep yanlış insanlar aç kalıyor, yanlış insanlar seviliyor, yanlış insanlar ölüyor!”

“Seviyorsun sanırım. Evet, inanıyorum, seviyorsun. Belki de seni yenmiş, galip kumandanın kolları arasında uzanmak çok şey ifade ediyor sana. Bilhassa, ordusundan sıkılmış, yorgun, aç ve susuzken.”

“Hepsi de yaşamak acısından kaçmak istiyor. Ve en çok da, aşktan. Aşk hakkında kendinizi aldatmaya çalışmanın bir faydası yok. Ellerinizi kirletmeden, kolay bir iş yapar gibi aşık olunmaz. Kuvvet ve cesaret ister aşk. Ve eğer o temiz, güzel ruhunun bozulmasına dayanamıyorsan yaşamaktan bütün bütün vazgeç ve bir azize ol. Çünkü insanca sevmesini bilemezsin. Ya bu dünyayı, ya ötekini seçeceksin.”

” Düşüncenin ve ruhun; kendi kadar kuvvetli bir şey arayan ateşli, yiğitçe bir yanı olduğuna inanmakta haksız mıydım gerçekten? Bu dünyadaki en sağlam, en güçlü varlıklar, aynı zamanda en yalnız olanlar. Karanlık ormanda, kendi nefesini peşinden giden ihtiyar bir ayı gibi. Ne onu rahatlatacak dostları, ne de ısıtacak bir yuvası var. O haykırış, bir korkağın sesi olamaz değil mi? “

 

Sexism

“Sexism”, 1971 yılında Seattle/ Washington sakinlerinden Carolyn Houger tarafından tasarlanan bir masa oyunu. Sexism’in yaratılışıyla Houger kadınların özgürlük hareketini mizahi olarak ortaya çıkarmayı ümit ediyor. Oyun ilk olarak kızının evde kalma endişesiyle ortaya çıkıyor. Çünkü kız daha 4 yaşında ve bu kaygıyı annesine bir ortamda dile getiriyor. Anne ise buna itafen aynı zamanda zevkli fakat alaycı bir şekilde duruma vurgu yapmak istemiş. Bunun için kardeşinden yardım alıp karikatürsel bir tahta ve talimatlar içeren renkli kartlar (kadınlar için pembe, erkekler için mavi) hazırlamış.

Oyuna göre; oyun evinden başlayarak beyaz saraya ulaşan ilk kişi kazanan oluyor. Kazandıkları takdirde kadın ve erkeklere değişik ödüller verilmiş. Oyunun başlangıcında kartlar karılmış şekilde oyunculara veriliyor.

Mesela kadın oyuncuya özel kart “2 alan geri git çünkü sen bir kadınsın” veya “Sen kadınların özgürlüğünden bahsettin fakat kimse seni anlamadı. Doktora gitmelisin” şeklinde komutlar veriliyor.

Veya bir erkeğin kartı olan; “Sen annene, tanrıya ve ülkene sadıksın. Ben bunlara karşıyım. 3 alan geri git” şeklinde ibareler yer alıyor.

Bu kartlardan bazıları bu şekilde herhangi bir cinsiyet kavramı içermeyip her ikisine de yönelik olabiliyor.

Oyunun herhangi bir cinsiyeti dışlamak gibi bir amacı yok. Her iki cinsiyetin birlikte maruz kaldığı mağdurluklar bazen bir arada dile getirilmiş. Oyunun ücreti 5 dolar ve sadece Seattle’da belirli mağazalarda satılıyor. Kimbilir bize de gelse bir faydası olur muydu? Aşırı ilgi görmeyeceğinden eminizdir heralde.

sınıf mücadelesi – oyun

sınıf mücadelesi

Sınıf Mücadelesi, içinde yaşadığımız toplumun gerçeklerini yansıtan, eğitici olduğu kadar eğlenceli de olan alternatif bir masa oyunudur. Yetkin bir felsefeci ve siyaset bilimci olan Bertell Ollman’ın 1978 yılında geliştirdiği oyun; iki, dört veya altı oyuncu tarafından oynanabiliyor; Turnuvalarda daha fazla sayıda insan tarafından oynanması da mümkün.
Kutu İçeriği:

Oyun Tahtası: 1 adet
Kullanma Kılavuzu: 1 adet
İttifak Kartları (perforajlı): 1 adet
Varlık Kağıtları: 112 adet
Borç Kağıtları: 64 adet
Şans Kartları: 70 adet
Numaralı Zar: 2 adet
Simge Zarı: 1 adet
Tahta Blok: 12 adet
Paket lastiği: 2 adet.

Marksist anlayışla geliştirilmiş ilk masa oyunu olma özelliği taşıyan Sınıf Mücadelesi’nin İngilizcenin yanı sıra Fransızca, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca versiyonları da üretilmiş, oyun tüm dünyada 500 binden fazla satmıştır.

Sınıf Mücadelesi oyununda, içinde yaşadığımız kapitalist toplumun gerçeklerine uygun olarak, mücadele sınıflar arasında sürer ve oyuncular sınıfları temsil ederler. İşçiler ve Kapitalistler, temel sınıflardır ve oyunu sadece bu iki sınıftan biri kazanabilir. Köylüler, Küçük Esnaf, Beyaz Yakalılar ve Öğrenciler ise temel sınıflardan biriyle ittifak yaparak zafere ortak olabilirler. Oyunda amaç devrim yapmaktır. O zamana dek, farklı oyuncular tarafından temsil edilen sınıflar oyun tahtasının çevresinde ilerler; yol boyunca ittifaklar kurar ya da bozar; seçimlerin ve genel grevlerin sonuçlarını belirleyecek olan Güç ve Zayıflık biriktirirler…

Oyun, her yaş ve düzeyde meraklılar tarafından oynanabilecek şekilde düzenlenmiştir. Yalın kuralların geçerli olduğu “Başlangıç” düzeyi, ilk başlayanlar ve çocuklar içindir. Daha karmaşık stratejileri uygulamak isteyenler için “Tüm Kurallar” geçerlidir. Oyunun topluca oynandığı durumlarda ise “Turnuva Kuralları” uygulanır. Bu özellikleriyle oyun; az sayıda kişiyle veya gruplar halinde evde, büroda, okulda, grev çadırında, piknikte, kampta oynanabilir.

sınıf mücadelesi

 

riot game

riot game adı üzerine isyanın oyunu. dünya çapında gerçekleşen isyanlardan ilham alarak bir 8-bit simülator şeklinde oyun tasarlayan bir grup italyan arkadaşın işi. üstte izlediğiniz de oyunun trailer’ı. oldukça umut verici.

üzerinde uğraşan abiler finansman tarafında bir el atın diyor. italya’nın mevcut ekonomik koşulları altında patlamışlar. oyunun amacı olarak da iki grup tarafında da durum nedir görelim yaşayalım demekteler. en azından paylaşarak bilinirliğini arttırıp destek alma ihtimallerine katkıda bulunabilirsiniz. ayrıntılı bilgi;

riot game

 

 

sensible world of soccer – swos

gönlümde tüm zamanların en iyi futbol oyunudur. pes, fifa, cm/fm alayı bir araya gelse bir sensible world of soccer 96/97 yapmaz. ny.batteri ile bir diskete oyun çektirme telaşı olduğumuz günlerde, sensible bizim 3 kere evden dükkana gidip gelmemize sebep olmuş, tüm uğraşlar sonucunda disket okuyudan gelen ses ve ekrandaki “swos” yazısı ilen 3 kere daha gidip gelebilirdim hacı dedirtmiştir.

oyunda görsellik yoktur. kuşbakışı gördüğümüz koşturan adamlar vardır ki bunlar 3 çeşit olup – sarışın, esmer ve siyahidir. oyunun o dönemki en büyük özelliği kaliteli topçularla falso vurabilmektir. iyi vurursan da %90 gol olur. kaliteli topçu sıfatı hızlı koşan ve top kontrolü kaliteli olan futbolcu içindir. korner ve santra taktikleri vardır, uyguladığın an gol olur.

oyunun en önemli kısmı ise kariyer olayıdır. o döneme kadar hayatımızda görmediğimiz bu mükemmel buluşla birlikte takım yönetebilmiş, transfer yapabilmiş, teklif alabilmişizdir. ayrıca oyunda gördüğümüz database hey gidi dedirtmiştir. dünyadaki neredeyse bütün takımlar vardır. açık tribün önünde “abi birlikte girelim mi?” diyerekten eskişehirspor maçlarına girmeye çalıştığımız günlerde – eskişehirspor o dönem 1.lig’deydi – oyunda eskişehirsporu alabilme şansı olması olayın önemini gösterir.

bir de george weah vardır ki, arkadaşlar arası kavga sebebidir. “abi eskişehirspora transfer ettim weah’ı” lafına “ha siktir lan çektiğimiz” ve ardından gelişen tartışma ve kavga durumları  nizamidir.

oha lan dedirten bir diğer durum ise ingiltere’de yaşayan iki arıza elemanın amatör kümeden süper kümelere kadar istatistik tutup, takım kadrolarını arşivlemeleri ve sonra bunu amiga’da oynanabilir hale getirmeleridir. sensible software, olm naptınız siz gelin biz size sponsor olalım da dağıtalım oyunu demiş. bundan sonra sensible world of soccer olarak anılmıştır.

sensible yazmakla bitmez, herkesin muhakkak bir anısı vardır onlar için yorum bölümünü yaptık zaten, yazınız. şahsen bunu yazarken dayanamayıp xp için olan versiyonu indirmeye başlayan insanım. swos ulan!

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.