Tembel Cızırtı – Efsane Günler

2018 berbat bir yıldı ama müzik açısından değil. 10 yıllık bir aranın ardından serseriliğe devam kararı alan Drunk High Jinks’in iki albümünden, Blank Zero’dan ve şehrin kokoreççilerinden tanıdığımız Ali Güleç ile mahalleye yeni taşınan cool çocukların grubu Asperger ve Abstract Sense’deki noise harikası işinden tanıdığımız Ozan Noiz ikilisi Tembel Cızırtı ile dünya evine giriyorlar. Modern

afternoon hours

bu hafta yine ambient dünyalara dönüyoruz, ned milligan’ın harika eseriyle. afternoon hours yani öğleden sonraki saatler. bir şeylerin bitişine yaklaşımı ifade edercesine. günün yorgunluğunun başlangıcı, güzel şeylerin yakında sona ereceği ve belki yeniden başlayacağı umudu. zamanın fazlasıyla hızlı akışı, bu akış içerisinde sona eren yaşamlar ile birlikte gelen şoklar. hayatın anlamsızlaşması. sonra yeniden anlam bulma

MOD 094 – 20180918

ATLIKARINCA ↓ Ada Defterleri Şehren’is Şehir Meydanında Fıçı Yuvarlamak Doğu Batı Dîvanı Yahya Kemal’in Bavulu Rimbaud’nun Bavulu Pessoa’nın Sandığı Siyah Çanta Aranıyor Yolcu 60 mm 01. BEAK> – Yatton 02. BEAK> – Brean Down 03. Dollkraut – Mastermaster 04. Michael Rother – Karussell 05. PONZA – Gold & Round 06. Brek – Tesadüfen Hayatta 07.

AND HIS MANY SEAS

bu haftanın albümü “his many seas” bir kişisel seyahat. sanatçının babası albümün hazırlanma aşamasında kanser tedavisi görüyormuş. çok seyahat eden bir adam olarak, “his many seas” daha önce keşfedilmemiş, acı verici bir adayı sessizce fethetmek için hazırlanmış. hastalık yeni bir yolculuğun başlangıcını müjdelemiş. sizin de bu seyahate eşlik etmeniz dileğiyle. And His Many Seas by

MOD 093 – 20180911

ACAYİP DANSLAR ETMEK GECE BOYU AÇIK bilgisayar bankacılığı lobilerinde. Yetkisiz havai fişek gösterileri. Devlet Parkları’na yayılmış tuhaf yabancı yapıntılar olarak toprak-sanatı, yeryüzü-eserleri. Evlere kanunsuz olarak girin ama hırsızlık yapmak yerine Şiirsel-Terörist nesneler bırakın. Birilerini kaçırın ve onları mutlu edin. Rastgele birilerini seçin ve onları muazzam, faydasız ve hayretler içinde bırakan bir kısmete konduklarına ikna edin

danny clay – archive

arşivcilik bu topraklarda sanki “saklama” gibi bir şey, yayımlama yok, paylaşmak yok ya da sadece paylaşmış olmak için paylaşmak yok. daha ziyade neden paylaşıldığına dair sorularla bile karşılaşabiliyorsunuz, yaptıklarınızı sorgulatır bir biçimde. görece okuma potansiyeli olan bir konser kitlesine ücretsiz fanzin dağıtmaya çalıştığımda insanların tepkileri belki de saklama kültürünün gerekçesini de yansıtıyor olabilir tabii. bu