deniz

Deniz çoğul niteliklidir, hareket eder, yoğundur ve iç tutunumu vardır. Çoğulluğu sonsuz sayıdaki dalgalara dayanır. Dalgalar denizdeki insa­nı her yönden kuşatır. Dalgalann hareketlerinin aynılığı boyutlarının farklılığına mani değildir. Dalgalar hiçbir zaman büsbütün kıpırtısız değildir. Hareketlerini dışandan esen rüzgâr belirler; dalgalar rüzgârı emriyle şu ya da bu yöne çarparlar. Dalgaların yoğun iç tutunumu kit­le içindeki insanın

Yeşil Fantezi

Popüler bir fanteziye yapılan eleştiri popüler bir kitaptan olunca bulunduğumuz durum daha da eğlenceli bir hal alıyor. En azından, evet en azından, bir yüzyıl geçirmiş herhangi bir kültürün mitolojide yer bulmuş halinin Midas değil, Medusa olduğunu yani sadece okumanın değil; bunu kendimize katıp kolektif yeni fikrimizi yeni insanlarla paylaştığımızda ortaya, burası çok önemli, bizimkinden daha

yağmur

rain today the rain is like the hair long, silky, of the woman, spread over the earth, dark, cool, perfumed. you who have been deceived in love and still think at the bitter sorrow, listen to the murmur of the rain, pay attention to her caressing words, – everything grows everything goes forward everything withers

yağmur

Dünyanın her yerinde, özellikle de nadir görüldüğü yerlerde, yağmur, yağmadan önce bir bütün olarak duyumsanır. Bir bulut olarak yaklaşıp gökyüzünü kaplar; yağmur yağmadan önce hava kararır ve her şey gri­liğe boğulur. O sırada, yağmur boşalmak üzereyken, gerçekten yağdı­ğı zamankinden daha çok bir bütün olarak duyumsanır; çünkü çoğu za­man şiddetle hasreti çekilmiştir ve kelimenin tam anlamıyla

Amsterdam Bildirgesi

SİTÜASYONİSTLER kültürde ve hayatın anlamı sorusunun ortaya çıktığı her yerde, gerici güçlere ve ideolojilere karşı çıkmak için her fırsatı değerlendirmelidir. Hiç kimse, Sitüasyonist Enternasyonel üyeliğini basit bir ilke anlaşması olarak görmemelidir; bütün katılımcıların asıl faaliyeti, pratikte ve kamusal alanda, disiplinli eylemin gerekliliğiyle, ortak olarak sunulan perspektiflerle ilgili olmalıdır. Tekil ve kolektif yaratıcılık olasılığı, bireysel sanatların

Maldoror’un Şarkıları

“Bu uslu coğrafyada işte böyle kasaba bandoları olmazsa bugünkü gibi uslu şiirler yazılır…” diyordum. Postadan Maldoror’un Şarkıları çıktı! Lautremont? Ama ben işe Sait Faik’le başlayacağım, ne haber?Evet, Maldoror’un Şarkıları’nı 1952 ya da 1953’te Türkçede ilk gündeme getiren, -nedense bu olgu, kitabm Önsöz’ünde belirtilmemiş-,Sait Faik’tir. (Seksoloji Yıllıkları) “Orada, çiçeklerle çevrili ağaçlıkta, çimenlerin üzerinde, kendinden geçmiş hünsa