Ranterlar

Ranter kelime anlamı olarak palavracı, yüksek atan tip anlamına geliyor. Gruba neden bu şekilde bir isim verildiği bilgisine şahsen ulaşamadım ve bilen var ise umarım paylaşır, tahminim mevcut otorite tarafından böyle adlandırıldıkları fakat kendilerinin de hoşuna gittiği yönünde. İngiltere’de 1649-1660 arası bir döneme gidiyoruz, yani “Commonwealth” dönemine. Türkçe olarak “İngiliz Milletler Topluluğu” olarak ifade edilen

ekin

Ekin, birçok bakımdan, indirgenmiş ve boyun eğdirilmiş bir ormandır. Daha önce orman bulunan bir yerde yetişir ve asla çok yüksek olmaz. İnsanın eseridir ve bütünüyle onun iktidan altındadır. İnsan onu eker, biçer ve eski ritlerle büyümesine katkıda bulunur. Ekin bir ot kadar esnektir ve her rüzgânn etkisine açıktır. Başak saplan rüzgârla sallanır; bütün tarla eşzamanlı

Yves Bonnefoy’un Mitolojiler Sözlüğü Vesilesiyle

Modern insanın aklına “eskiler efsanelerine inanıyorlar mıydı gerçekten?” sorusunu sormak Paul Veyne’in bir kitabıyla geldi: “Yunanlılar Efsanelerine İnanıyorlar mıydı?” Sorun tabii ki mitolojinin ne olduğundan çok “inanç” adını verdiğimiz şeyin ne olduğuna dair sağlam bir sorgulamayı yapabilmekte yatıyor. Pascal bir zamanlar “diz çök, dua et, inanırsın,” demişti. Birkaç yüzyıl sonra, artık “günümüz” diyemeyeceğimiz bir takvimde

Görünmezlik Peşinde

Bir süredir birçok insanın fotoğraf veya hareketli görüntü temsillerinden fiilen kaçınmaya başlaması, kamera merceklerinden uzak durmaları dikkatimi çekiyor. İster güvenlikli sitelerdeki veya elit tekno kulüplerindeki kamerasız alanlar olsun, ister röportaj taleplerini geri çevirenler, ya da kameraları parçalayan Yunan anarşistler veya LCD televizyonları kıran yağmacılar, insanlar mütemadiyen izlenmeye, kaydedilmeye, teşhis edilmeye, fotoğraflanmaya, taranmaya ve görüntülenmeye etkin

yığın

İnsanların oluşturduğu bütün yığınlar, bir araya toplanmış şeylerden oluşur. Meyve ya da tahıl yığınının bir’liği bir faaliyetin sonucudur. Bunların toplanmasıyla ya da hasadıyla pek çok el meşgul olmuştur. Bu ürünler belirli bir mevsime bağlıdır ve mevsimlerin öylesine belirleyici önemleri vardır ki yılın bölümlere ayrılmasının en eski tarihlisi bunlardan türetilmiştir. İnsanlar toplamayı başardıkları çeşitli yığınlar nedeniyle

kitap nedir?

“Kitap”, eski Yunancada “byblos” nedir? Söylemek gerekirse kitap, ille de Gutenberg’in icadına ve onun tarihsel yayılmaz sürecine doğrudan başvurmasak bile, modern çağın bir olgusudur. Gılgameş destanı da, Hesiodos’un “İşler ve Günler”i de kitap değildi. Ne de Rigveda, Upanişadlar kitaptılar. Eflatun da Aristoteles de “kitap” yazmadı. Kutsal metinler ise salt “kutsal” olmalarından, yani Tanrı kelamını temsil