irvine welsh – tutkal

Tutkal, Edinburgh’un gecekondu ıslah çalışmaları kapsamında yer alan bir kenar mahallesinde yetişen dört arkadaşın öyküsüdür; onları 30’lu yaşlarına dek bir arada tutan sadakatin, deneyimlerin ve sırların öyküsü. Bir yanda 70’li yıllardan yeni yüzyıla, punk’tan techno’ya, hızdan uyuşmaya evrilen yaşamlar, diğer yanda ağır bir sınıf, kültür, çevre ve aile baskısı altında verilen hayatta kalma mücadelesi. Bu

okumaya devam

kalecinin penaltı anındaki endişesi

“kaleci, atışı yapacak olan adamın hangi köşeyi kendine hedef alacağını çıkarmaya çalışıyor” dedi bloch. “oyuncuyu tanıyorsa genellikle hangi köşeyi hedef aldığını bilir. ama atışı yapacak olan adam da büyük bir olasılıkla kalecinin bunun çıkarmış olacağını hesaplıyordur. dolayısıyla kalecinin bugünlüğüne topun öteki köşeye gidebileceğini hesaplaması gerekir. ama ya atışı yapacak olan adam da kalecinin mantığını izler

okumaya devam

son sürgün

dragan babic’in türkçe’ye çevrilmiş tek romanı. vakti zamanında hakkında toplatılma kararı alınmış, sonra temize çıkmış vs. vs. Son Sürgün, bambaşka bir hayatı, mecvut düzeni ve onun tüm değerlerini reddetmiş olanların dünyasını anlatıyor. Gizemli, zengin ve ahlaklı uygarlıktan vazgeçenlerin, gönüllü olarak “sürgün”ü, “yeraltı”nı seçenlerin hayatına “içerden” bakıyor. ”Yarın”ı olmayan bir dünyadır onlarınki… Karınlarını doyurmak için çalmaktan çekinmezler, uyuşturucuyu

okumaya devam

valerie solanas . scum manifesto

andy warhol kişisini gönderdiği oyunu alamayınca 3 yerinden yaralayan biraz arızalı ablamız valerie solanas‘ın kanımca arıza kişilere özel feminizm manifestosu tadında bir eser. gerçi okuyucuyu ciddiye almaya iten bir yazılış tarzı yok ki politikadan ziyade sanat yapıtı olarak değerlendiriliyor ama anarşist yayınların en uzun süre ayakta kalanı olarak gösterilmekte. felsefe, din, büyük sanat ve kültür

turkiyedepunkveyeraltikaynaklarininkesintilitarihi.com

Türkiye’de Punk ve Yeraltı Kaynaklarının Kesintili Tarihi 1978-1999″, 80’li yıllardan, 90’lı yılların sonlarına Türkiye’de Punk’ın kendini somut olarak ifade ettiği müzik ve yeraltı kaynaklarını içeriyor. Döneme tanıklık etmiş belli başlı grup ve kişilerle yapılmış söyleşiler, 100’e yakın görsel ve o dönemlere ait grupların çoğu ilk kez gün yüzüne çıkan kayıtlardan oluşan tamamlayıcı CD’si ile konusundaki

okumaya devam

yevgeni zamyatin – biz

Zamyatin’in anti-ütopyasında petrol bazlı yiyecek yiyorlardı, geleceğe dönen bizse yiyeceklerimizden benzin yapma peşindeyiz. komik. İşkillendirecek kadar Orwell’in 1984’üne benziyor. Karakterler, olay örgüsü vs. neyse. Benim en sevdiğim kısmı, şehrin dışına çıktıkları bölüm. “Bizi burada aramak akıllarının ucundan bile geçmez,” diyor kadın. Bu konuda pek de geleceği ıskalamamış. Bilgisayarımızın başından kalkıp da kırlara gitmeyi pek istemeyiz

okumaya devam