tao te ching – lao tzu

parmak uçlarında yürüyen dengede duramaz; büyük adımlar atan yürüyemez; kendini göstermeye çalışan ışıldamaz; göz önünde olmaya çalışan göze çarpamaz; kendini öven başarılı olamaz; böbürlenen kalıcı olamaz. yol’a göre şöyle denir bunlara: “çok yemek ve gereksiz eylem, herkesin tiksindiği şeylerdir.” işte bu yüzdendir ki yol’u takip edenler bundan kaçınır. lao tzu, taozim’in kurucusu olarak bilinen kimse

sombrero

bir daha aşık olunca çok dikkatli olacağım, dedi kendi kendine. ayrıca, tutmaya gayret edeceği bir söz vermişti kendine. hiç bir zaman başka bir yazarla çıkmayacaktı: her ne kadar çok şeker, nazik, üretken veya eğlenceli olsa bile. uzan vadede değmezlerdi. duygusal olarak çok pahalı ve bakımları çok karışıktı. sadece einstein’ın tamir edebileceği sürekli bozulan bir elektrikli

mümkün ütopya

Zihinler değişiyor. Rejimler çöküyor. Yeni yapılar doğuyor. Çalkantılı zamanlar, çalkantılı değişimler yaşanıyor. Yine de zaferin kaçınılmaz olduğunu söyleyemeyiz. Peşine düşülen hedeflere erişmek için insanlar acı ve öfkeden sıyrılıp harekete geçmeli, bölünmüşlükten beraberliğe ve mücadeleden zafere yürümeli. Anlık zaferlerin ötesinde yeni toplumsal ilişkiler biriktiren ve çeşitlendiren kazanım yörüngelerine ihtiyacımız var. fazlasıyla beğendiğimiz kapağı ile -kendisi tek

montaigne’den montaigne’e

daha da ileride ise barbarı ya da barbar insanı “doğa kanunlarına en yakın, onunla en uyumlu kişi” olarak tanımlar: her şey, der platon, ya doğanın eseridir ya kaderin ya da sanatın, en büyük ve en güzel olanları ya bunlardan ilki yaratmıştır ya da ikincisi, küçük ve kusurlu olanlar ise sonuncunun elinden çıkmadır. dolayısıyla bana öyle

modern avrupa halkları tarihi

tebaası olmayan kralların hüküm sürdüğünü, askerleri olmayan generallerin savaştığını veya işçileri olmayan işinsanlarının kar ettiğini düşünün. böyle saçma durumları ciddiye almak oldukça zor, öyle değil mi? oysa tarih çoğu zaman sanki toplumda yalnızca yöneticiler, savaş liderleri ve para babaları varmışçasına yazılır ya da en azından anlatılmaya değer görülen sadece bu insanlardır. kitabın yazarı bu fikre

anarşist banker

anarşist ne ister? özgürlük. kendisi ve başkaları için, tüm insanlık için özgürlük. toplumsal kurguların ya da kısıtlamaların etkisinden kurtulmuş olmak ister; özgür olmak ister, tıpkı dünyaya geldiğinde olduğu gibi, tamamen adil koşullarda olması gerektiği gibi; üstelik bu özgürlüğü hem kendisi hem de diğer herkes için ister. doğa karşısında bütün insanlar elbette eşit olamaz; büyükler ve