chris brazier – dünya tarihi

Dört yüzyıllık köle ticareti boyunca on ila on iki milyon Afrikalı, Amerika kıtasına satılmış, yaklaşık iki milyon kişi de yolculuk sırasında ölmüştür. Alıkonulanların hepsi de genç ve sağlıklı insanlardı. Bu durum, yalnızca çocuk sahibi olmaya en müsait olanları değil, çalışmaya da en müsait olanları ülkelerinden koparmıştı. Kalkınmanın zemini sarsılmıştı ve Afrika hala bunun bedelini hesaplamaya

bira – rick kempen

pub: halka açık, alkol tüketilen yer anlamına gelen publichouse kelimesinin kısaltılmışıdır: kadınlar para kazanabileceklerini düşünüp evlerinin bir odasını halka açık içkili mekanlara dönüştürdü. normal şartlar altında bu tarz ürünleri tanıtmaya yönelik kitaplara oldukça mesafeliyimdir, zira genelde reklam amaçlı kalitesiz içeriklerden ibaret oluyorlar fakat konu tüketimini ciddiye aldığım ve pek tabii sevdiğim bira olunca bir şans

modern mitler

dolayısıyla, aksine yönelik iddiasına karşın, güneş hiç de özel değildir. milyarlarcasından sadece biri, ortalama bir yıldız olarak, samanyolu’nun dış kolunda kendisini harcamaktadır. güneş, tam 2 ışık yılı uzaklıktaki cisimleri çeker ancak kendisi sadece tek bir galaksinin merkezinden 26.000 ışık yılı uzaklıktadır. homo sapiens türünün diğerlerinin üzerinde bu kadar baskın bir şekilde galip gelmesinin en büyük

kutu adam

“bakmakta” sevgi vardır, “bakılmakta” ise nefret. insan bakılmanın sancısına dayanabilmek için sırıtır. fakat hiç kimse sürekli “bakan” olarak kalamaz. “bakılan” kendisine bakmakta olana dönüp bakarsa, “bakan” “bakılanın tarafına geçmiş olur. kobo abe. arka sayfada japon edebiyatının en sıradışı yazarlarından biri olarak tanımlanmış. o kadar hakim değiliz, dolayısıyla yorum yapamayacağız. ayrıca görülmek ve görülme arzusundan bahsetmiş.

voltaire – candide

… bazı bölgelerde yaşayanların yarısı kafayı yemiş, birkaçındakiler de fazla kurnaz, diğerleri genel olarak biraz nazik, biraz da safçaydı. bazılarında ise insanlar hazırcevap olmaya çalışıyordu ama hepsinde de en önemli meşguliyet aşktı. ikincisi dedikodu, üçüncüsü ise saçma sapan konuşmak. size voltaire’i tanıtacak değiliz. karşınızda 1759 yılında yazılmış bir eser var. candide yani saf, temiz kalpli

michel del castillo – gitar

çünkü aşmak zorunda kaldığı güçlükleri yalnızca yazarın kendisi bilir; yapıtın ortaya çıkmaya başladığı ilk haliyle bitmişi arasında katetmesi gereken mesafeyi yalnızca o ölçebilir. bu yapıtı, başka yapıtlardan daha çok ve kutsallıkla ilgili olmayan başka nedenlerden dolayı sevebilir: tıpkı bir annenin kendisine en çok üzüntü veren ve onu kaygılandıran çocuğunu yeğlemesi gibi. yazarın önsöz yazdığı ve