yort kitap

YORT / Kasım 2019’dan itibaren okura sunmaya başladığımız Yort listesinde güncel düşünce, sinema kuramı, yeni medya eleştirisi gibi alanlarda, Türkçe okurunca çoğu bilinmeyen yazarların metinlerini tercüme ediyor ve yayımlıyoruz; sevdiğimiz romanlar da listeye dahil oluyor, olacak… yeni görünmeye başlayan butik ve başarılı yayınevleri gülümsetiyor, umut veriyor, sevindiriyor. üstüne “bizim şehirden” geliyor olması ayrı bir mutluluk kaynağı oluyor. belirli eserlerini .pdf olarak dağıtıma sunmaları

albert caraco – post-mortem

bu açıklamalardan dolayı beni bağışlayın, ama acının çaresi aşkınlıktır, hiçbir acı aşkınlığa direnemez, yol uzun değil, bizim erdemlerimiz de bu yolu kısaltır, erdemin ödülü alışkanlıklarımıza damgasını vuran düzendedir, çoğu zaman alışkanlıklar sayesinde varlığımızı sürdürdüğümüzden, sonunda alışkanlıklarımız en az doğal erdemleri bile doğallaştırır, biz de dönüşürüz ve sonuçta bizi dönüştüren hareketin elimizden kaçtığını fark ederiz, nihayet

pessoa pessoa’yı anlatıyor

Bana gülüyorlar, benimle alay ediyorlar, bana inanmıyorlar; olağandışı biri olmayı arzuladığımı söylüyorlar, ama bu olağandışı olma arzusunu analiz etmek için bir şey yapmıyorlar. Olağandışı olmak ile olağandışı görünmek arasındaki tüm farkın bu arzuya dair bilinçten kaynaklandığını kimse anlamıyor. fernando pessoa’dan pek tabii daha önce bahsetmiştik. farklı kimlikler, farklı yaşamları tek başına yaşayabildiği, delilik ile dahilik

her şey ne anlama geliyor?

Eğer yaşam gerçek değilse, yaşamın amacı yoksa ve yaşamın sonu nihayette kabir ise belki kendimizi bu kadar ciddiye almak gülünçtür. Öte yandan, eğer kendimizi ciddiye almadan yapamıyorsak belki de sadece gülünç olmaya katlanmak zorundayızdır. Yaşam sadece anlamsız değil, saçma da olabilir. söylenti ve panik toplumu içerisinde yaşadığımız ortada. bilimsel gerçeklerden ziyade özellikle doğal afetlerin yoğunlaştığı,

günden kalanlar

Neden, neden hep olduğunuzdan başka türlü görünmek zorundasınız? genelde kıyıda köşede kalmış şeyleri paylaşmayı tercih etsek dahi bazen yeterince popülerleşmiş eserleri vurgulamakta bir sorun görmüyoruz. 2017 yılında nobel edebiyat ödülü almış kazuo ishiguro’nun en “sağlam” kitabı olarak nitelendiren “günden kalanlar”ı bu örneklerden biri. 4 haftalık bir zaman diliminde yazmış. eşiyle çarpışma diye adlandırdıkları bir dönem

hakikat sonrası – lee mcintyre

ilginç bir yalana bağlanmak sıkıcı ve bildik gerçeklere inanmaktan daha caziptir. ayrıca kutuplaşmalar çağında bireylere kendilerini iyi hissettirir. tellekt bu yıl karşımıza çıkan güzelliklerden. can yayınların bünyesinde kurulmuş. bence oldukça iyi bir başlangıç yaptılar. sanıyorum ilk yayınları eserde lee mcintyre’ın hakikat-sonrası. yani post-truth. 2016 yılında bildiğiniz gibi oldukça öne çıkar bir söylemdi. kanımca içinde bulunduğumuz