Menü Kapat

Kategori: ispor

Buraya kadar her şey yolunda!

Buraya kadar her şey yolunda!

Nasıl baştan başlayacağız acaba? Hem deliliğe hem akıllanmaya. Daha önce hiç karşılaşılmamış bir şiddet gerek. Saçma bir şekilde gözü korkutulmuş bir insanın en derin inançlarının bile sarsılmaya başlamasında doğallıktan başka birşey göremiyorum. Bütün inançlarımızı en derinden sarsmamız gerek. Haklılığın da aklın da ötekinden yana olduğunu sanmamız gerek, daima şüpheyle, her zaman şaşkınlıkla.

Buraya kadar her şey yolunda!

Gözlerine birşey oldu. Küçülmüşlerdi. Tam kaçıp saklanacakken yakalanmış gibi küçülmüşlerdi. Daima kuşkuyla sevmenin en naif yanı, gözlerini tanıyabilmek.

Buraya kadar her şey yolunda!

İnanmadığımız her şeyi yedek kulübemize koyduk. Acil durumlarda kullanmak için. Evet iki şişe ucuz şarap bi tarih yazdı. O kadar sık korktu ki gözlerin suçluluktan keyif almak zorunda kaldın. Akıllanamadık. Suçluluktan aldığımız keyfi düşünmekten alamadık. Yeterince hızlı, yeterince boş, yeterince suçlu olursan akla ihtiyacın kalmaz.

Buraya kadar her şey yolunda!

Sınanmamış, sorgulanmamış bir inanç dogmadan başka nedir ki? Kendini sınayana kadar hızlan, kaybol. Geri dönmeyi biliyorsan kaybol. Geri döndüğünde bir zamanlar korktuğun her şeye minnet duyarak dön. Yedek kulübeye ihtiyaç duymayana kadar kaybol. Minnetle, daima şüpheyle, her zaman şaşkınlıkla.

Ne güzel….

jonathan wilson – futbol taktikleri tarihi

elinizdeki kitap herhangi bir tarih değil. kişisel bir bakış da değil. daha ötesi… wilson futbol taktikleri tarihini geniş araştırmalar yaparak satır satır yeniden kurmuş. kaynakçanın kendisi, kapsayıcılığıyla başlı başına bir çalışma zaten. kaynakçadaki belli başlı kitapları okusanız futbol uzmanı kesilirsiniz. kitap bu özelliğiyle futbol taktikleri tarihi çalışmalarının temel metni olma özelliğini şimdiden kazanmış bulunuyor.

bundan daha da önemlisi kitapta bütün söylediklerini olgulara, en başta da futbolun olmazsa olmazı maçlara dayandırıyor wilson. genellikle saha içinde olandan değil de olmayandan hareket eden ve yorumlarını “o top gol olsaydı, o pas şuraya atılsaydı, falanca oynasaydı, filanca oynamasaydı” gibi hiçbir zaman kanıtlamayacak önermelere dayandıran metafizikçi futbol fikriyatına yabancı bir şey tabii bu. ancak wilson bir tarihçi namusuyla saha içinde olanlardan yola çıkarak anlatıyor çözümlemelerini… başka deyişle saha içinde karşılığını bulamayacağınız hiçbir sözü yok.

bir derbi günündeyiz. futbol oyununu seven ve belirli armalara mesai harcayanların daha birçok alanında olduğu gibi eski tadı alamadığının farkındayız. şahsen kombinesini eksik etmeyen ve potansiyel deplasmanları kaçırmayan biri olarak passolig saçmalığı sonrası tribünlere veda eden kesimde yalnız olmadığımızı biliyoruz. bunun dışında endüstriyelleşmesi eleştirilen futbolun iktidarın bir oyun alanı haline gelmesi ile birlikte futbol oyununun saflığı peşinde koşanların hareket alanı gittikçe daralıyor. fakat vakti zamanında odtü’den çıkan dost bir fanzinin söylemi olan “futbol kitlelerin afyonuysa biz de bob marley’iz” demeyi sürdürüyoruz.

biraz fazla uzun bir giriş oldu ama amaç bu kadar olumsuzluk içerisinde size nefes aldıracak bir eser; futbol taktikleri tarihi. alt başlık 1-2-7’den tiki-taka ve ötesine. daha alt başlık ibrahim altınsay’ın sunumuyla. kanımca iki şey önemli, öncelikle 1-2-7 gibi bir dizilişin varlığı. gençler arasında bir anket yapılsa muhtemelen hepsinin yoktur öyle bir şey diyeceği bir diziliş ama oyunun evrimini anlatması açısından ne kadar geri gidildiğini yansıtıyor. tiki-taka’nın ise hangi takımı ifade ettiğini biliyorsunuz. diğer önemli şey ise ülkede sözüne güvendiğimiz ender futbol adamlarından ibrahim altınsay’ın bu kitabın sunumu görevini üstlenmesi. üstte alıntıladığımız bölümler kendisinin kalemi ve bizden çok daha iyi bir şekilde özetlediği kitabın anlatımı.

kendi dilimizle anlatmaya çalışırsak ise öncelikle basit bir futbol kitabı olmadığını belirtmek lazım. değişim ve gelişimlerin arkasından siyasal-kültürel değişimlere ve etkilediği toplumlara da değiniyor wilson. büyük britanya’dan hollandaya, uruguay, arjantin ve brezilya ile güney amerika’ya avusturya ve macaristan ile orta avrupa’ya ve futbolda yaşanan devrimlere de uzanıyor ve akabinde günümüze kadar geliyor. dolayısıyla aslında sürekli güncellenmesi gereken bir tarih için harika bir başlangıç olma özelliğini koruyor.

simon kuper  ise bu eseri “futbolun sahada nasıl oynandığına dair yazılmış en iyi kitap” diye özetlemiş. kendisine de katılıyor ve kitabı btirdikten sonra izlediğiniz her maça çok farklı bir gözle bakacağınızı ve oyunun saflığından çok fazla haz alacağınızı biliyoruz. bu güzel oyunun sadece güzeliklerine odaklanmanızı sağlayacak bu eser muhakkak kütüphanenizin baş köşesinde yer alması gerektiğini de ısrarla vurguluyoruz. kitabın yapımında ve yayımında emeği geçenlere teşekkürlerimizi sunuyoruz.

derbiye dönecek olursak, formamız beyaz, şortumuz siyah, oyun hareketli, vurduğumuz gol olsun.

futbol taktikleri tarihi
jonathan wilson
türkçesi: deniz arslan
ithaki 
2017, 592 sayfa

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.