erkan oğur

benim müzikle olan ilişkim şu gördüğünüz saz gibi, üzerinde perdesi, telleri, burguları, eşiği yok… sanki yarım yamalakmış gibi görünse de böyle bir manası var. sessizdir, sesi çıkmaz… sesi çıkan müziklerimiz ise yaşamak için, para kazanmak için, nefsimizle ilgili bazı problemleri dile getiren bir biçimde üretilmektedirler. müziğin bir enerji biçimi olduğuna inanıyorum, bir lisan olduğuna inanıyorum,

okumaya devam

john benjamin toshack

isminden dolayı yapılan ekiki esprilerinden ziyade bir teknik adamdan çok sağlam bir taraftar gibi yönetmişti takımı. pratik zekasıyla erman toroğlu ve ali şen’e verdiği ayarların yanında beşiktaş’la hiçbir zaman alay ettirmeyen, gayet komik bir adamdı. biraz nostalji yapalım; tribünden sahaya atılan pet şişedeki suyu en azından türkiye liginde ilk içen insan olarak biliyorum kendisini, galatasaray

valerie solanas . scum manifesto

andy warhol kişisini gönderdiği oyunu alamayınca 3 yerinden yaralayan biraz arızalı ablamız valerie solanas‘ın kanımca arıza kişilere özel feminizm manifestosu tadında bir eser. gerçi okuyucuyu ciddiye almaya iten bir yazılış tarzı yok ki politikadan ziyade sanat yapıtı olarak değerlendiriliyor ama anarşist yayınların en uzun süre ayakta kalanı olarak gösterilmekte. felsefe, din, büyük sanat ve kültür

blek le rat . xavier prou

sokak sanatı nedir diye merak eden her kişinin muhakkak karşına çıkan ve hem stencil’i hem düşüncelerini çok hızlı bir şekilde yayan banksy‘nin kendisi hakkında şu sözleri sarfettiği insan blek le rat; Ne zaman biraz özgün birşey yaptığımı düşünsem, Blek le Rat’ın aynısını yaptığını farkediyorum. Ama benden 20 yıl önce. evet, kendisi 20 yıl önce fransız

okumaya devam