DAISUKE ICHIBA

1963 doğumlu Ichiba, çokça ürettiği çizimler ve yayınladığı kitapçıklarıyla tanınan bir sanatçı. Özel yerlerde sergilenen çalışmaları ise bir çok Japon hayranı beraberinde getirmiş. Bilindiği üzre, manga ve animasyon kültürü Japonya dışındaki ülkeler için de her zaman ilgi çekici olmuştur. Ve bu “Otaku” kültürü, bir çok genç Japon sanatçıyı da doğal olarak etkilemiş; Ichiba da hiç

EKMEK, ŞARAP, SEN VE BEN

Türk sinema tarihinin gizli kahramanı İhsan Yüce. Onu bir çok filmde, mapushane ve mahalle raconcusu, ayyaş mahalle abisi, devrimci fabrika işçisi, avantasına bakan üçkağıtçı, hasis kız babası, kurnaz köy ağası gibi rollerde seyrettik. Genelde yan rollerde gördüğümüz, müthiş bir karakter oyuncusu. Hani ismi geçtiğinde bilinmeyen, fakat resmi gösterildiğinde, haa şu oyuncu denen oyunculardan aslında… Fakat

İlk Başkaldırı: Aziz Simeon

Yunanca’da sütun manasına gelen “Stylites” terimi sütun ya da direğin üzerinde yaşayan hristiyan çilecileri anlatmak için kullanılır. İlk Stylites olarak kabul edilen Simeon’un hayatta öğrendiği ilk şey koyun otlatmaktı. 403 yılında henüz 13 yaşındayken Antakya yakınındaki Süryani Tell’Ada Manastırına çile çekmek için gitti. Burada Hıristiyanlıkta Paskalya döneminde yaklaşık altı hafta süren Büyük Perhiz orucunu hiçbir

1000 gün

hiei dağı, kyoto’nun kuzeybatısında kalan bir dağ. yani japonyadayız. dağın özelliğinden biri binlerce yıldır yapılan ruhani pratikler. ve bizim konumuz “kaihōgyō” ve arkasındaki grup tendai budistleri. başlığa 1000 gün dememizin sebebi bu pratiğin süresi ve bilindiği kadarıyla son yüzyılda sadece elliden daha az sayıda rahip bunu tamamlayabilmiş. bu istatistik zorluğu konusunda yeterli ipucu vermedi ise

Allah’ın Üç Fakiri

Sazının tek teli kalmış şarapçı Hasan’a… Kimisi misafirdir bu dünyada. Kapı kapı dolaşır, ikram görür, hoşluk dağıtır. Nereye gitse, yeri yurdu hep uzaktadır. Uzaktadır ama vardır da, misafiri misafir yapan, çıkıp geldiği bir yerin yurdun oluşudur. Zaten ikramını da bu esas üzere görür, hoşluğunu da bu esas üzere dağıtır. O hep uzaktaki yerin yurdundan çıktığı

Kesinlikle Yasak Olmayacaklar

Elbette kimsenin belli bir noktası olmaması gerekiyor ancak bir ideolojiye sahip olmasına rağmen başka bir tanesinin de özelliklerini gösterip diğerinin yaşam şeklini beğenir ise o, ne değişken olur, ne de sabit. Böyle ideolojiler çok fazla ve her ne kadar tüm hepsinin yaslandığı duvar sağlam olmasa da en dayanıksız olanları işte bu aradaki insanları barındıranlardır. Böyleleri