Sanal Oda

Yaşam odalarındaki insan kalabalığı sanallaşan yaşam iletişiminin bir mekanı. Gelişerek ileriye doğru giden iletişim kanallarımız sadece haber alma aracı tanımının dışına çıkıp eğlencenin, sanatın, kültürün devamında da güncel olup güncel kalmanın aracı ve kaynağı konumuna yerleştiler. Ayrılamaz bir parçamız. Metafor yok bu sefer. Düpedüz karşımızdalar. Kağıt, ses ve sonrasında görüntü. Sahip olduğumuz bu üç zemin,

genç olmanın kahrı üzerine

“Galiba büyüyordum, belki de büyümüştüm. Bir çocuk olmaktan neydi hatırımda kalan? Bazen bunu tuhaf bir ıslaklıkla hatırlatan şeyler var, gözlerimin, burnumun, ellerimin, ayaklarımın yürürken ve koşarken, bir yere oturmuş sallarken altıma toplarkenki halleri ile birikmiş anıları var. Bir zamanlar çocuk olduğumu onu zamanını ve kokusunu biliyorum. Neler duyduğumu hatırlıyorum. Ezilmiş incir ve ısınmış ot kokusu

DANIEL CANTRELL

Çalışma sürecin ve yaptıklarına ilişkin bizleri biraz aydınlatabilir misin? Çizgi roman yapıyorum, çizimler ve foto-manipülasyonlar. Yaptığım işin niteliği, harcadığım zamana ve moduma göre değişiyor. Çoğu zaman çizimi ve tüm yüzeyi renklendiriyorum. Bazen de yüzeye farklı bir sayfadan kopardığım kağıt parçalarını yapıştırarak katmanlar yaratıyorum veya daha çok fotoğraf işlerimde olduğu gibi farklı bir çizimden kestiğim parçalarla

DAISUKE ICHIBA

1963 doğumlu Ichiba, çokça ürettiği çizimler ve yayınladığı kitapçıklarıyla tanınan bir sanatçı. Özel yerlerde sergilenen çalışmaları ise bir çok Japon hayranı beraberinde getirmiş. Bilindiği üzre, manga ve animasyon kültürü Japonya dışındaki ülkeler için de her zaman ilgi çekici olmuştur. Ve bu “Otaku” kültürü, bir çok genç Japon sanatçıyı da doğal olarak etkilemiş; Ichiba da hiç

EKMEK, ŞARAP, SEN VE BEN

Türk sinema tarihinin gizli kahramanı İhsan Yüce. Onu bir çok filmde, mapushane ve mahalle raconcusu, ayyaş mahalle abisi, devrimci fabrika işçisi, avantasına bakan üçkağıtçı, hasis kız babası, kurnaz köy ağası gibi rollerde seyrettik. Genelde yan rollerde gördüğümüz, müthiş bir karakter oyuncusu. Hani ismi geçtiğinde bilinmeyen, fakat resmi gösterildiğinde, haa şu oyuncu denen oyunculardan aslında… Fakat

İlk Başkaldırı: Aziz Simeon

Yunanca’da sütun manasına gelen “Stylites” terimi sütun ya da direğin üzerinde yaşayan hristiyan çilecileri anlatmak için kullanılır. İlk Stylites olarak kabul edilen Simeon’un hayatta öğrendiği ilk şey koyun otlatmaktı. 403 yılında henüz 13 yaşındayken Antakya yakınındaki Süryani Tell’Ada Manastırına çile çekmek için gitti. Burada Hıristiyanlıkta Paskalya döneminde yaklaşık altı hafta süren Büyük Perhiz orucunu hiçbir