maldoror’un şarkıları

“Maldoror’un Altıncı Şarkısı’nı okuyunca kendi yapıtlarımdan utandım.” André GİDE “Maldoror’un birazcık tadına bakınca, bütün şiir yavanlaşıyor.” Louis ARAGON Comte de Lautréamont (Isidore Ducasse, 1846 – 1870) yirmi iki yaşında “Maldoror’un Şarkıları” ile şiirin klasik söylemini tamamen değiştirdi ve iki yıl sonra öldü. Sürrealist şairler tarafından keşfedilinceye kadar elli yıl şiirin yeraltı dünyasında yaşadı. Özgürleşen şiirsel söylemin

project gutenberg

yine pek bilinmeyen ama bilinmediği kadar da faydalı olan güzellikler listesinden bir ürün ile karşınızdayız: project gutenberg. kendisi 52.000’den fazla kitaba ücretsiz online erişim sağlıyor. maalesef görebildiğimiz kadarıyla türkçe eser yok ama ingilizce’de sıkıntı yaşamam diyenler için gayet iyi bir kaynak. online okuyabileceğiniz gibi çok çeşitli formatlarda indirebildiğinizi de hatırlatırız. iyi okumalar! project gutenberg

ece ayhan – başıbozuk günceler

4 Temmuz 1975 – Cuma: Hilda ile buluştuk. 17;30 Neumarkt Kahvesi’nde, İsviçre Toplumsal Arşivi’nin altında. “Takılıp kalmış iyi bir yazar: Yusuf Atılgan.” 6 Temmuz 1975 – Pazar. “Dikkatinize sunarım: bütün davalar ben yokken açılıyor” Yokluğumda, Toplum da belirli bir boşluğa izin vermiyor demek ki, günceler özeldir. kara kaplı defterlerde saklanan günceler ise çok daha özel.

albert camus – tersi ve yüzü

Briçe Parain, sık sık, yazdıklarımın en iyisini bu küçük kitabın içerdiğini ileri sürer. Hayır, aldanıyor. Çünkü insan, yirmi iki yaşında yazı yazmasını pek bilmez. Ama Parain’in söylemek istediğini anlıyorum. Bu acemice sayfalarda, sonradan yazdıklarımdakinden daha çok gerçek aşk bulunduğunu söylemek istiyor. Haksız da değil. Bu sayfaların yazıldığı zamandan beri yaşlandım, çok şeyler görüp geçirdim. Sınırlarımı,

pier paolo pasolini – gramsci’nin külleri

seçim yapmıyorum çünkü. Savaş ertesinin yıkımında, bir şey istemeden yaşıyorum: loş utancında bilincimin -tepeden bakan, umarsız bayağılığından tiksindiğim- bu dünyayı severek… Pier Paolo Pasolini’nin en önemli şiiri sayılan, dinle ideolojiyi, destansı bir lirizmle bağdaştırmayı başardığı ve Viareggo Ödülü’nü kazanmış, Gramsci’nin Külleri (1957); faşizmin yıllarca zindanlarda çürüttüğü, büyük düşünür Antonio Gramsci’ye adanmıştır. Bir başka marksist manifesto

doğal yaşam ve başkaldırı

can sıkıntısına gazel yazmak değil amacım; sabah tüneğinde dikilip böbürlenerek öten horoz gibi kuvvetle haykırmak istiyorum, komşularımı uyandırsam yeter henry david thoreau doğa sever ve ilk çevrecilerden olarak geçiyor. doğaya gerçekten inanan insanlardan. bu amaçla 1845 yılının ilkbaharında walden gölünün kıyısına bir kulübe yapıyor. burada yaptığı gözlemler, çiftçilik üzerinde düşüncelerini 2 yıl boyunca bir günlüğe