Menü Kapat

Kategori: indir (sayfa 1 / 31)

Güzel sanatların bir dalı olarak cinayet

İtiraf etmem gerekir ki Quincey ve kitabı ile ilk karşılaştığım ve hatta ilk okumamda beni fazla heyecanlandırmadı. Ancak ikinci ve üçüncü okumalarım sonrası kitabın beni savurduğu iklimler inanılmazdı.

Ayrıca şu altta ki kısım Quincey’nin daha kimleri etkilendiğine örnektir

“Biraz de Quincey karıştırdım ve bunca zaman onu okumamış olmakla neler kaçırdığımı fark ettim. Sen de hemen herhangi bir yazısını ya da kitabını bulup başlamalısın…”
– Vladimir Nabokov, Edmund Wilson’a bir mektubundan

“De Quincey’e o kadar çok şey borçluyum ki, bu borçların sadece birkaçını anarsam sanki başka borcum yokmuş gibi zannedilir diye korkuyorum.” – Jorge Luis Borges

Fazla uzatmayarak kitabın indirme linkini bırakıyorum şuraya. Afiyet olsun.

download . Thomas de Quincey – Güzel Sanatların Bir Dalı Olarak Cinayet (.pdf)

marquis de sade . juliette

Tadına vardıkları hazlardan aslında pişmanlık duymaları gerektiğini düşünerek. Aynı anda hem günah içinde erdemli, hem de erdem içinde günahkar olurlar.

O halde öncelikle dinden kurtulmak gerekmektedir çünkü bu yaptırım sadece rahatsız edici ve sıkıcıdır. Meseleye sadece mantıklı bir şekilde baksak bile Tanrının sadece fantastik bir kurgu olduğu ortaya çıkıyor. Yani, bunu anlamak için tartışmaya ya da üzerinde düşünüp kafa patlatmaya gerek yok. Ama Juliette sadece din sorununu çözmek yeterli olmuyor, bunun yanı sıra daha farklı sosyal engeller de var ve en az din kadar etkili. İşte tüm bunları aştığında inanmanın verdiği rahatlıkla, zevk ve tutkuyla uykudan uyanacaksın, bilincin tamamen özüne dönecek doğaya yönelecek, sana yol gösterecek. Özel alışklanlıklarınla, derin düşüncelerin ve hayal gücünün sınırsızlığıyla kendine yeni, ulaşılmaz bir dünya kuracaksın ve bu sadece senin doğrularından oluşacak. Yavaş yavaş aklın güçlenecek -konuşma tarzımı yanlış anlama lütfen- ve tüm bunlar alışkanlık olmaktan çıkarak doğanın kurallarının gücü olacaklar. Bu tavsiyelerin kariyerinde de başarıya ulaşmanda etkili olacağına inanıyorum ve geçmişine baktığında geçirdiğin günlerin ne kadar aptalca olduğunu, zevklerden, tutkulardan uzak olduğunu göreceksin. Kendini bulduktan, duygularını özgür bıraktıktan sonra yaşadıkların ise her zaman aklının bir köşesinde unutulmaz güzellikte anılar olarak kalacak ve zamanı geldiğinde ise yeniden çiçek açacaklardır…


erdem, tanrı, zaaflar, evlilik, zaaflar, seks, doğa, özgürlük, vicdan ve okunması gereken bir marquis de sade.

download – marquis de sade . juliette (.pdf)

mouchette – 1967

Umut! Artık umut yok!

robert bresson’un en başarılı filmi diyenlerin sayısı az değil mouchette için. ingmar bergman filmin etkilediği sayısız yönetmen olduğu gerçeği de belki bunun kanıtı. tarkovsky’nin bu filmin final sahnesi için sinemanın zirvesidir denildiği de unutulmamlı. film bu arada georges bernanos’un ktaibından uyarlama. yalan, toplumun değer yargıları, sefalet, inkar, hastalık, şiddet gibi bir çok konuyu bir çocuğun gözlerinden oldukça vurucu bir biçimde yansıtıyor. bütün etkisinin yanında en çok acı vereni ise eleştirdiği bütün konuların hala günümüzde geçerliliğini koruması diyebiliriz. izleyiniz.

mouchette . imdb
download . mouchette . torrent

e-kitap arşivi

ismini vermek istemeyen bir takipçimiz e-kitap arşivini sizlerle paylaşmak istemiş. aracı olmakta bir sakınca görmüyoruz. özellikle epub olarak ciddi sayıca kitap mevcut. yazarını takdir etmediğimiz pek çok eser bulunmasına ve herhangi bir düzen olmamasına rağmen madencilik yapmaya vakti olanlar için harika bir kaynak. afiyet olsun.

epub – yandex.disk

Louis Aragon – Elsa’nın Gözleri


İşte koca övgüler ülkesi olan gökler
O güzel ellerinden ışık yağar kar gibi
Yıldız yıldızım benim parmağı sanki eter
Gecelerim artık uykusuz geçer
Senden ayıran her şey sana götürür beni

Louis Aragon’u daha ziyade “Mutlu Aşk Yoktur” şiiriyle biliyor olmanız muhtemel. Bizim için Dada’nın öncüleri ve sürrealizm’in kurucularından biri olması dolayısıyla ayrı bir yeri var. Kendisi şairliğinin yanında, siyasal eylemci, komünist, romancı ve deneme yazarı gibi ünvanları da yanında taşıyor. Nerden baksan 61 kitap yayımlamış ve Fransız edebiyatı içerisinde hep önemli bir yeri olmuş.

Aragon bütün bunların yanında kendisi gibi bir çok güzel şeyler üreten ve anti-faşist hareket içerisinde görev alan eşi Elsa Triolet ile de mutlu olduğu düşünülen bir aşk yaşamış. İkili 42 yıllık bir evlilik sürdürmüşler ve bir sebep ya da sonuç olarak bu şiirler ortaya çıkmış. Sindire sindire okuyunuz.

download . Louis Aragon – Elsa’nın Gözleri – (.pdf)

Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu

Italo Calvino’nun Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu adlı yeni romanını okumaya başlamak üzeresin. Rahatla. Toparlan. Zihnindeki bütün düşünceleri kov gitsin.

Bir kitaba böylesi cüretkâr sözlerle başlamak aklı başında bir yazarın işi olamaz. Açık artırmada önerdiğiniz fiyatı karşı tarafı beklemeden artırmaktan gibi bir şey bu. Yine de bu tavsiyeye uyuyorum. Yazarın çıplak ellerle davet ettiği düelloyu kabul ediyorum. Henüz bir kaç sayfa geçmeden kitabı fırlatıp atma aşamasına geliyorum. Ve cambazın oyunu başlıyor. Metin yeni alemler inşa edip yıkıyor, zihnim o enkazların altında “Neden  yaptın bunu?” diye haykırırken elimden tutup beni bambaşka bir aleme fırlatıyor. Ve başlangıçta söylediklerinin  cüretkâr olduğunu düşünmekle fazla cüretkâr davrandığımın farkına varıyorum. Ah , evet dehanın beraberinde gelen bir kapris bu. Oynamak istemiyor, bunun için fazla iyi. Yine de oynasaydım bu pazu güreşinde hiç zorlanmadan hepinizi alt ederdim demekten geri durmuyor. Postmodern bir okuyucunun dünyasını önünüze seren, “Neler dönüyor ?” sorusuna cevap ararken kendinizi kitabın baş rolünde bulduğunuz, insana romanların arasından geçen bir trende hissettiren bir kitabı okurken bir anda Ludmila’ya aşık oluyorum,  sayfaları karıştırırken aklımda sadece atılacağım macera değil, Ludmila’nın izlerini bulmanın telaşı da var artık. Hikayelerden, inşa edilmiş bu hikayenin içinde kayboluyorum ve Calvino’nun dehası önünde eğilirken okur olmanın rahatlığını hissediyorum.

indir . italo calvino – bir kış gecesi eğer bir yolcu (.pdf)

 İşin kötüsü kız senden daha çok roman okumuş, özellikle yabancı yazarları tanıyor ve müthiş bir belleği var; romanlarda geçen belli olaylardan söz ediyor ve sana şunu soruyor: “Henry’nin teyzesi ne demişti hatırlıyor musunuz?” Üstelik bu konu senin ortaya attığın kitaplardan birindeydi; ama sen kitabın sadece başlığını biliyordun, o kadar ve bu kitabı okuduğunun sanılması hoşuna gitmişti. Şimdi yuvarlak yorumlarla bu badireyi atlatman gerektiği için pek umut vermeyen birkaç söz bulup söylüyorsun: “Bana biraz yavaş ilerliyor gibi gelmişti,” ya da: “Alaycı bir yanı olduğu için hoşuma gitmişti.” Kız bu sefer şöyle deyiveriyor: “Gerçekten öyle mi düşünmüştünüz? Ben buna katılmıyorum.” Sen bu sefer bozum oluyorsun. Bir ya da en çok iki kitabını okuduğun için ünlü bir yazardan söz etmeye başlıyorsun; kız hiç duraksamadan yazarın külliyatını sıralamaya başlıyor ve hepsini mükemmel biçimde tanıdığı ortaya çıkıyor; eğer bazı konularda tereddüdü varsa bu daha fena, çünkü sana bir soru yöneltiveriyor: “Peki o ünlü kesik fotoğraf meselesi şu kitapta mıydı, bu kitapta mı? Hep karıştırıyorum.” Kızın kafası karıştığı için sen bir tahmin yürütmeye kalkışıyorsun. Ama o, “Nasıl olur, ne diyorsunuz? Olamaz,” yorumunu yapıyor. Eh, haydi ikinizin de kafasının karıştığını düşünüp kapatalım bu konuyu.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.