Menü Kapat

Kategori: fotoğraf (sayfa 1 / 5)

guy martin – paralel devlet

guy martin, tt isle of man yarışçısı olan değil fotoğrafçı olanı. 2011’de libya’da bir saldırıda yanındaki 2 arkadaşı hayatını kaybederken kendisi ağır yaralı olarak kurtulmuş. uzun süre yürüyememiş ve fotoğraftan uzak kalmış. akabinde 2012’de istanbul’a yerleşmiş. an itibariyle nerede yaşıyor bir fikrim yok.

ülkedeyken boş durmamış, patlama yapan dizi sektörünü incelemeye almış. dizilerde gösterilen ve pazarlanan türkiye ile sokakta yaşanan gerçekleri yanyana koyup son yılların en çok duyulan kelimelerinden “paralel devlet” isimli bir seri hazırlamış. doğal olarak en büyük ilham kaynağı gezi ve sonrasında yaşanan olaylar olmuş. beyaz toroslar, berkin elvan ve hepimizin bildiği diğerleri. çarpıcı bir inceleme. son dönemde de boş durmamış “erdoğan’s revenge” adı altında can dündar ve cumhuriyet gazetesini fotoğraflamış.

bizi ilgilendiren kısımlarıyla kalmayın, kendisinin diğer işlerine de bakmadan geçmeyin diyoruz. dışarıdan bir göz çoğu zaman daha iyi algılamanızı sağlıyor.

weegee

usher fellig olarak 1899’da doğdu. ailesi amerikaya göç edince ismi daha amerikan gözüksün diyerekten “arthur” ismini de aldı. yetmedi, polis telsizine gizlice bağlanarak dinlediği anonsların ardından suç mahaline polisle aynı anda gittiği için “weegee” lakabı takıldı. isimden ziyade bizim için önemli olan nokta kendisinin yaptıkları. yani çektiği fotoğraflar.

kendisi foto muhabiri, fotoğrafçı olarak anılıyor. bu yazıya konu olmasının sebebi ise 1930 ve 1940’lı yıllarda efsane olmasını sağlayan tarzı ve çarpıcı fotoğrafları. çarpıcı olmasının temel sebebi de kanımca doğrudan gerçeği yansıtması. farkedeceğiniz gibi fotoğraflar bakarken herhangi bir yorum yapmanız gerekmiyor. her şey apaçık ortada.

bu durumun arkasında ise basit bir sebep yatıyor: para kazanma isteği. geçim sıkıntısı yaşarken ACME haber ajansında karanlık odacı olarak çalışmaya başlıyor. birgün etrafta kimse olmadığı için kendisinden bir yangının fotoğrafı çekilmesi istenildiğinde fotoğrafı teslim ettikten sonra  kazandığı telif ücreti onu bütün sansasyonel olayların peşinden koşmasına sebep oluyor. çünkü en çok sükse yapan fotoğrafların sansayonlar olduğunun farkına varıyor. kendisi bu durumu şöyle açıklamış;

birinin bana iş ya bir şey vermesini beklemedim. kendim için bir iş yarattım – freelance fotoğrafçılık. ve herkesin yapabileceği bir şeyi yaptım. yaptığım tek şey iki yıl boyunca Manhattan polis merkezine  gitmekti ve herhangi bir polis kimliği ya da izin olmadan çalıştım. polis telsizine bir haber geldiğinde, peşinden gittim. amacım fotoğrafları gazetelere satmaktı. ve doğal olarak, bir anlamı olan hikayeleri tercih ettim.

bu şekilde kariyeri boyunca  5.000’e yakın cinayeti görüntülemiş olduğunu söyleyen birinden bahsediyoruz. daha fazla uzatmadan sosyal ortamlarda kullanabileceğiniz bilgiler ile de devam edelim; george michael’in “listen without prejudice” albümünün kapağı kendisinin. ayrıca john zorn’un “naked city” albümünün de isim babası ve pek tabii kapak fotoğrafının sahibi. ayrıca kubrick’in “dr. strangelove” filmindeki görsel efektler danışmanı. karakteri filmdeki oyuncuları da oldukça etkilemiş.

sanıyorum bu kadar bilgi sizin için yeterli. araştırmak isteyenlerde farklı kaynaklara yönelebilir. şimdi sizi bir süre ekran başına kitleyecek bu fotoğraflardan oluşan bir weegee albümü ile başbaşa bırakıyoruz.

weegee

takipçiler / followers

takipçi sayısı önemli değil mi? bir insanın hatta ne kadar pöpüler ve önemli biri olduğuna takipçi sayısına göre karar veriyorsunuz. takipçi sayısına bu kadar önem verirken onların kim olduğuyla ilgilenen kesim ise neredeyse yok denecek kadar az. muhtemelen siz de o grupta değilsiniz. followers serisi ile marco onofri insanların özel fotoğraflarını ve anlarını kimin takip ettiğini bilmeden paylaşanlar için bir hatırlatmada bulunuyor. hatta hatırlatma kalmıyor, tokat gibi çarpıyor. kendisinin diğer işlerine bakmayı da ihmal etmeyin.

marco onofri

 

Tolstoy Olasılığı ile Fotoğrafı Yırtmak

Tolstoy’un Vahşi Zevkler adıyla derlenen makalesinde savaş için gördüğü olasılık yüz yıl geçmiş ama hiç değişmemiş:

Yarın devlet liderlerinden biri budalaca bir söz söyleyecek, bir başkası da ona budalaca sözle karşılık verecek ve ben de bana hiçbir şey yapmamış olan, üstelik de sevdiğim insanları öldürmeye giderken, ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalacağım! Bu uzak bir olasılık değil…

Tolstoy bu olasılığı gördüğü için cesur değildi ama biz bu olasılığı bilmemize rağmen kendimizden bile sakladığımız için korkağın tekiyiz.

Fotoğraf, 1918’den bir İngiliz askerin ve bir hemşirenin fotoğrafı. Aşı olan ya da tedavi gören asker utanmadan, sıkılmadan ağlıyor, koyvermiş. Çocukça bir ifadeye büründüğünü düşündüğümüz asker, fotoğrafa “sevimli” gözlerle bakmamızı şart koşuyor. Aslında bu durum fotoğrafı çekenin ön yargısını, biz fotoğrafa bakanların sürdürmesidir. Fotoğrafçının bu görüntüyü dondurma isteği ile senin benim şu anki bakışımızla gördüğümüz şey aynı şeydir. Tam fotoğrafçının olduğu yerde, elinde pozlamaya hazır bir makine olsa bu fotoğrafı senin de çekeceğinden eminim.

İşte bu zinciri kırmak için ve hatta fotoğrafı ters köşeye yatırmak için, Tolstoy’un bahsettiği o olasılıkla bu fotoğrafa bakmak gerekir. Çocukluk, sevimlilik gibi kavramlardan kurtulup; askeri, öldürmeye ve ölmeye hazırlanmış, üstelik olasılık mantığı makine yağıyla yağlanıp gevşemiş bir savaş makinesi olarak görebilmek, aynı zamanda fotoğraf(çı)ın boyunduruğundan kurtulmak anlamına gelecektir. Bunu görmek de o kadar zor değil aslında. Çünkü fotoğrafta 1918, İngiliz olmak ve 1. Dünya Savaşı da vardır görebilene.

Asıl düşündüğüm ise asker “bu benim değil, budalaca konuşan devlet liderlerinin savaşı” diyebilmiş midir hiç kendi kendine?

izlanda ve faroe fotoğraf kütüphanesi

arşivlerini online ve ücretsiz erişime sunan kütüphanelere saygımız ve sevgimiz sonsuz. konu da ülke sınırları içerisinde hatırı sayılır bir seveni olan izlanda ve faroe olunca da daha çok sevilme ihtimali yüksek. bu sefer Cornell el vermiş. 1900’lerden 400 civarı fotoğaraf. frederick howell, henry perkins, and magnus olafsson çekmiş. kendinizi kaybettikten sonra Cornell’in diğer kütüphanelerine de göz atabilirsiniz. huzur hep izlandaymış.

howell icelandic collection

 

british library – 1 milyondan fazla görseli açık erişimde

ülkemizdeki kütüphane sayıları azalmaya devam ederken, dünya genelinde çabalar genelde mümkün olduğu kadar dijitalleştirip halka açalım yönünde. bunların en güzel örneklerinden biri de british library’nin “flickr commons” projesi. 17, 18 ve 19. yüzyıllardan 1 milyondan fazla görsel içeren kütüphanede haritalar, coğrafi diyagramlar, illüstrasyonlar, hicivler, dekoratif harfler, manzaralar mevcut. oldukça da güzel bir şekilde sınıflandırmışlar. ilham arayanlara, kolaj yapacaklara ve canı sıkılanlara içinde kaybolmaları için muhteşem bir kaynak. adından belli olduğu gibi flickr üzerinden, bütün arama opsiyonları ile erişebilirsiniz

british library – flickr commons

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.