il decameron . 1971

pier paolo pasolini‘nin “yaşam üçlemesi” serisinin ilk filmi. giovanni boccaccio’nun kitabından uyarlanan sekiz ayrı öyküden oluşmakta. yine bir çok toplumsal olgunun ironik bir dille sorgulanmasını görmekteyiz. denemenizi tavsiye ederiz. hem ne demiş kendisi; Kutsal olan, gerçek olandır. Asıl gerçekçiliktir, benim ön uğraşım olan bir şeydir. Bütün eserlerim, insan varlığının kutsal olanla bağıntılarına ve gündelik yaşam

okumaya devam

machuca . 2004

andres wood imzası taşıyan film 1973 şili’sinde pinochet askeri darbe öncesi ve sonrasında geçiyor. 2 farklı sınıf içerisinden gelen 2 farklı çocuğun gözünden darbe. çocukların yargılamadan  dünyanın düzenine olan bakışları. machuca

okumaya devam

ken loach

Riff-Raff (ayaktakımı), ingilterede geçici inşaat işçilerinin etrafında dönen bir hikaye. It’s a Free World, yabancı işçilerin, kaçak işçilerin ülkede çalışma koşulları ve bunları yerleştirmek üzerine bir sektör oluşmasını anlatıyor. The Wind That Shakes The Barley, İrlanda özgürlük savaşında önce İngilizlere karşı savaşıp sonra uzlaşmacılarla isyancılar arasında, daha yeni birlikte savaşmış adamların birbirlerine karşı dönmeleri anlatılıyor.

okumaya devam

majid majidi

İran sinema da çok yol katettiğini biliyordum ama bu kadarını beklemiyordum. Bu adam bir usta. “Cennetin Çocukları”, “Cennetin Rengi”, “Baran” müthiş filmler. Rahatsız edici bir güzellik, acı bir haz var filmlerinde. Çok içeriden anlayacağınız. Ece Ayhan der ya ‘kentten içeri’ diye, öyle. İran’ dan içeri… majid majidi

okumaya devam

zeitgeist: the movie . 2007

Hristiyanlıktan giren, 11 eylülden çıkan, nasıl bir dünyada yaşadığımıza dair (-ki buradaki insanların az-çok bildiği şeyler olduğunu tahmin ediyorum) çarpıcı bilgiler içeren bir belgesel. komplo teorileri derlemesi tadında ama gerçek olduklarını hepimiz biliyoruz. savaşların sebepleri, para babaları, söylenen yalanlar ve daha fazlası için hem de türkçe alt yazılı hem de bedava; zeitgeist the movie (aranızda

okumaya devam

fando y lis . 1968

gerçeküstücülüğün bile sınırlarını zorlayan bir de 1968 yılında çekildiği düşünüldüğünde en uç noktadaki filmlerden bir tanesi. alejandro Jodorowsky yönetmiş, fernando arrabal ile birlikte yazmışlar. her karesi cidden rahatsız ediyor insanı. izlerken ciddi anlamda geriliyorsunuz. zaten gösterildiği film festivalinden sonra ayaklanma çıkmış, yönetmeni kovalamışlar. ayrıca uzun yıllar yasaklanmış gösterimi. avangard. sürrealizm. dada. ve sinema dahil bütün

okumaya devam