Gece Düzen Güçleri Uykudadır

“..Düzen ve baskı güçlerinin doğal yapısı, her zaman belirli bir uyku saatini zorunlu kılar. Bu belirli saatin erken bir saat olması da yine onların doğal yapısından kaynaklanır. Tarih boyunca bize, tüm kültürlerde karanlığın kötü güçlerle ilişkili olduğu öğretildi. Gece insanlarından, geceyi yaşayan, gecede yaşayan insanlardan korkmamız gerektiği anlatıldı. Oysa gündüz ve gece kişileri aslında aynı

okumaya devam

Ev Rahatlığında Sinema

Plan Be Loft, kalıpları olmayan, farklı durumlara ve ihtiyaçlara göre dönüştürebilen, disiplinlerarası bir sanat alanıdır. Mekanın deneysel kimliğinin sunduğu alternatif ortam, şimdiye kadar, tiyatroya, dans performanslarına, resim sergilerine, lansman ve etkinliklere, fotoğraf ve video çekimlerine ev sahipliği yaptı. Plan Be Loft, olabileceği şeyler listesine ‘sinema salonu’nu da eklemiş. Üstelik bir de evinizin salonunun rahatlığında hissettiren

solaris eleştirileri

Dün Sizov, Merkez Komite Kültür Bölümü, Demiçov’un bürosu, komite ve yönetim kurulu gibi değişik mercilerin Solaris’le ilgili yaptığı yorum ve eleştirileri dikte etti. Bu gözlemlerin otuz üç tanesi hakkında tuttuğum notlar var. İşte buradalar. Bunlardan çok var. Bunlardan etkilenmiş olsaydım (bu aslında pek mümkün değil) filmin tümü mahvolurdu. Bu, Rublev’de olduğundan daha absürd oldu. Yorumlar

SALT – Perşembe Sineması

SALT tarafından sürdürülen Perşembe Sineması’nın altıncı yıl programı, 20. yüzyılın son dönemecinde şehirlere odaklanıyor. Yeni bir dünya düzeninin kurulduğu 1990’lar, nice toplumsal dönüşümün meydana geldiği, gündelik alışkanlıklar ve gelecek beklentilerinin değiştiği, şehir mekânının 21. yüzyıl tasarılarına göre biçimlendirilmeye başlandığı bir dönem oldu. Soğuk Savaş sonrası siyasi, ekonomik ve teknolojik gelişmeler “küresel kent” ve “markalaşma” etiketi

Mülteci Yansımalar

Göçmen sorunu demografik olarak dünyayı değiştirmeye devam ettikçe bunun sinemada yansıması da en üst seviyeden cevap buluyor. Aki Kaurismäki’nin 2017 yapımı “The Other Side of Hope” ile başlayan süreç, yıl içinde Christian Petzold imzalı “Transit” ve Nadine Labaki imzalı “Capharnaüm” ile devam etti. Üç yönetmen de klişe sayılabilecek bu temayı özgün bir şekilde işleyerek müstesna

VIRIDIANA – 1961

küller pişmanlık ve ölümdür. viridiana, 1961 yılında çekildi. ispanya’da 17 yıl sonra gösterime girebildi. katolik dünyasından ciddi tepki aldı. luis bunuel’in bunu bilinçli olarak yaptığını tahmin edebilecek kapasitedeyiz. dünyanın ne kadar yozlaştığını ve dini bütün kişilerin bile yapabileceklerini alaycı bir şekilde ortaya koyuyor bunuel. yaklaşık 60 yıl sonra hala ders çıkarmadığımız gerçeceğini bir kenara koyuyoruz.