Menü Kapat

Kategori: eylem (sayfa 1 / 19)

Boşaltıyoruz

Bu köhne ve rutubetli yerin ardında bir hayat olduğu izlenimine kapılır belki insan. Bant kaydından yayımlanan sesleri andırıyor duyduklarım; gökyüzü yok, canlılık yok, acınası ve tekrar eden bir sessizlik dışında neredeyse hiçbir şey yok. Devamlılığı besleyen kozmik bir yanılgının dışından içeri fırlatılmış gibi insanlık.

Etilen & Robonima Sunar: Buster Keaton “The General”

Geleneksel aylık kargart gösterimlerimize bu pazar güzel insanların katkılarıyla devam ediyoruz. Hamlelerini her daim takdir ettiğimiz Robonima tayfasından Zoo Psychology (Headspin & Cinuty), Cihan Gülbudak (Meczup) ve Sezer Altuntaş, biz Buster Keaton’un sessiz filmi “The General”‘i izlerken sesleri yayacak. Kuzey Güney savaşında bir tren makinistinin maceralarına odaklanan filmi izledikten sonra 1926’da nasıl böyle bir film çekilir diye tartışıp, filmin askerliğe övgü mü yoksa antimilitarist bir ters kroşe mi olduğuna hep birlikte karar vereceğiz. Bu arada Robonima’nın canlı müdahalelerine de kayıtsız kalamayacağız. Her daim olduğu gibi etkinlik ücretsizdir, gelenler çok memnun kalır ve kaçıranlar üzülür.

ETİLEN & ROBONİMA SUNAR: Buster Keaton “The General” // gösterim + performans
9 Nisan 2017 Pazar / 18:00
Salonda 50 kişilik oturma grubu vardır.
Etkinlik ücretsizdir.
18 yaş sınırı vardır.

kişisel verilerin korunması

başlangıç olarak kişisel veri tanımını netleştirelim;

Kişisel veri, sahibi olduğu kişiyi tanımlayan, kişi hakkında özel ve genel bilgileri içeren her türlü veridir. Bu bağlamda sadece bireyin adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi onun kesin teşhisini sağlayan bilgiler değil, aynı zamanda kişinin fiziki, ailevi, ekonomik, sosyal ve sair özelliklerine ilişkin bilgiler de kişisel veridir. Bir kişinin belirli veya belirlenebilir olması, mevcut verilerin herhangi bir şekilde bir gerçek kişiyle ilişkilendirilmesi suretiyle, o kişinin tanımlanabilir hale getirilmesini ifade eder.

sonra da kişisel verileriniz önemlidir ve korunmalıdır diyelim. kişisel verilerin korunması konusundan önce ülkemizde çözülmesi gereken sansür, basın özgürlüğü gibi sorunların olduğunu düşünebilirsiniz. daha genel geçer bir kanıya göre ise saklamam gereken herhangi bir şey yok, “iyi bir insanım” ya da “devletimi seviyorum” diyor olabilirsiniz. fakat fişlemenin ülkemizde tarih boyunca farklı gruplar tarafından yapıldığının kanıtlarla ortaya koyulduğunun da farkında olmalısınız. gizleyecek herhangi bir şeyiniz olmasa bile, neden gizliliğinizle ilgilenmeniz gerekiyor hatırlatalım;

Gizlilik insani bir haktır

evrensel insan hakları bildirgesi’nin 12. maddesinde “hiç kimse özel hayatı, ailesi, meskeni veya yazışması hususlarında keyfi karışmalara, şeref ve şöhretine karşı tecavüzlere maruz bırakılamaz. herkesin bu karışma ve tecavüzlere karşı kanun ile korunmaya hakkı vardır.” diye yazar. gizlilik hakkı eşitlik, adalet, özgürlük, din hakkı gibi insani bir haktır.

SAKLADIĞINIZ ŞEYLER VARDIR

banyoda ne yaptığınızı biliyoruz ama kapıyı kapatıyorsunuz. mahremiyet istiyorsunuz. telefonunuza bir şifre koyuyorsunuz. e-posta hesaplarınızınn  da bir şifresi var. eğer gerçekten saklayacak bir şeyim yok diyorsanız lütfen iletişim üzerinden sahip olduğunuz bütün e-posta adreslerini ve şifrelerini gönderin. öyle bir bakalım. ya da bütün sohbetlerinizi ve fotoğraflarınızı bizimle paylaşın. bunu yapmayacağınızı biliyoruz. burada yanlış bir şey de yok. gizlilik ve mahremiyet sizi insan yapan bir şey.

BİLGİ YANLIŞ ELDE TEHLİKELİDİR

size ait özel bilgilere sahip olan kurumların iyi niyetli olduğunu düşünebilirsiniz. google’a ve facebook’a güvenebilirsiniz. ancak bunların da saldırıya uğrayabileceğini ya da bilinçli olarak devletler/hükütmeler ya da tehlikeli gruplarla paylaşma ihtimallerini düşünmek zorundasınız. bilginin yanlış ellere düşebileceğini yahoo, ashley madison gibi skandallarla ile tecrübe ettik. örneğin ailenizi, eşinizi, arkadaşlarınızı hedef alan biri var, fotoğraflarınızın, e-postalarınızını, konuşmalarınızın size şantaj yapabilecek birisinin elinde olduğunu bilmek ister miydiniz? buna razı olur muydunuz? bunun dışında ülkemizde sadece sosyal medya üzerinde paylaşılanlardan dolayı gözaltına alınan binlerce kişi olduğunun farkında mısınız?

NE YAPABilirim?

öncelikle bilmeniz gereken şey çaresiz olmadığınız ve yapabileceğiniz çok fazla şey olduğu. bu konu kapsamında yakında yapabileceklerinizi de özetleyen bir yazı yayınlıyor olacağız. bu esnada aşağıdaki kaynaklar ile başlayabilirsiniz;

Etilen Sunar: Come Worry With Us! // kargART gösterim

A Silver Mt. Zion ya da artık daha çok anıldığı hali ile Thee Silver mt. Zion Memorial Orchestra ekibi müzik endüstrisi, toplumsal olaylar ve bireysel kimliklere bakış açısı nedeni ile hep değerlilerimiz arasında oldu. Ekibin iki üyesi Efrim ve Jessica ise hayatlarına giren çocukları ile düzenleri, maddi sıkıntıları ve cinsiyet rolleri ile ilgili ciddi bir karmaşaya doğru yol alırlar. Bu süreci de onlarla beraber endişelenelim diye bizimle paylaşıyorlar. Bir çift olarak hayata bakarken ebeveyn olduktan sonra eşitlik konusunda dengelerini koruyabilecekler mi, turneleyen müzisyenler olarak yeni süreçte birbirlerine ve kendilerine karşı tutumları değişecek mi? İlk gösterimini !F İstanbul’da yapan Helene Klodawsky’nin bu samimiyet dolu belgeselini kaçırmamanızı tavsiye ederiz.

Come Worry with Us! // 2013 // Helene Klodawsky // Kanada // 1’21”

Ücretsizdir.
14 Mart Salı – 20:30 – Kargart

Etilen Sunar: Come Worry With Us! // kargART gösterim

Etilen Sunar: Remake, Remix, Rip-Off // kargART gösterim

Kısa bir aradan sonra  kargART gösterimlerine devam ediyoruz. Bu ay Cem Kaya’nın 2014 yapımı belgeseli “Remake, Remix, Rip-Off: About Copy Culture & Turkish Pop Cinema” yönetmeninin izni ile perdeye yansıyacak.

Remake… altmış ve yetmişli yıllarda ciddi yüksek tüketim potansiyeli olan Türk sinemasınında talebi karşılamak adına kopya senayolar ile yabancı yapımları uyarladılar. Yönetmen buradan yola çıkarak hem tuhaf bir üretim macerası hem de oldukça içten insan manzaraları çıkarmış. Belgeseli izledikten sonra Yeşilçam’a bakışınızın değişeceğinden eminiz. Ayrıca memleketteki siyasi değişimi de hatırlama şansınız olacak. Bütün bunların yanında oldukça keyif alacağınızda eminiz. Kaçırmayın.

Etilen Sunar: Remake, Remix, Rip-Off // kargART gösterim

21.02.2017 Salı
20:00
Türkçe
İngilizce Altyazı

Etkinlik ücretsizdir
18 yaş sınırı vardır
Salon 50 kişi kapasitelidir.

Mutlu Krizler, Mutlu Yeni Korkular

Ölümde kutsal olan bir yan yoktur. Ölen kişiye ister “Şehit” ister “Maktül” deyin, bu birileri tarafından katledilen kişinin ölmüş olduğunu ve bunun bir cinayet olduğu gerçeğini değiştirmez. Ölen ölmüştür, bir gün hepimize olacağı gibi, buradaki korkunç yan bilmem kimin çıkarları için ve bilmem kimin amaçları uğruna katledilmesidir bu insanların.

Ölenler şehit değildir, onlar ölünce vatan sağ olacak da değildir. Onlar ölünce, onların birileri için sembolize ettiği umutlar, duygular ölmüştür, hayır bir daha sağ olamayacak insanlar, bir daha sağ olamayacak umutlar vardır. Ölenler şehit değildir, zira hiç kimsenin, bu insanların ölmelerinde sorumluluğu olan hiç kimsenin, bu insanlar öldükten sonra onlara bir mertebe verip, iki tane rahatlatıcı söz edip bu işten sıyrılmasına izin verilmemelidir.

Biz artık bir Korku Diyarı’nda yaşıyoruz, dışarı çıkmaktan korkuyoruz, kalabalıkta bulunmaktan, toplu taşımayı kullanmaktan dahi. Daha da korkuncu, biz artık bu tür ölüm, cinayet, tecavüz haberlerine alıştık veya daha doğrusu alıştırıldık.

En kötüsü de, bana dokunmayan bin yaşasın mottosuyla yaşayan insanlar. Oysa insanlar sanıyor ki, her zaman ötekiler, yabancılar öl(dürül)ecek.

Hepimiz buradan kaçmak için birçok şey verebiliriz ama, ya burada bırakacağımız sevdiklerimiz? Kötü olan duygularımıza ihanet etmek değil midir?

Bugün onlar öldü, yarın ben, sen, bir başkaları ölebilir. Geride bırakınca sevdiklerini, onlar ölebilir. Zira bir başka yere dahi gitsek, geçmiş gökyüzü gibidir, asla bırakmaz peşimizi.

Şimdi istihbaratının haberi halkıyla birlikte öğrendiği, seçilmişlerinin kendi kaderlerinden korktuğu, vatandaşlarının monoton bir devirde, ne idüğü belirsiz bir savaşın bombalarını duyduğu bu “cennet vatanda” yaşamaya devam ediyoruz, sanırım şans eseri.

Bir duvar yazısından alıntı yaparak,
Merry Crisis, Happy New Fear.

etilen sosyete . 2003 - 2017 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.