Menü Kapat

Kategori: etilensel (sayfa 1 / 19)

geceyarısı kitapları – II

sel yayıncılık geceyarısı kitapları yayın dizisisinden bir bukle daha önce sunmuştuk. son dönem okuma fırsatı bulduğumuz 3 eser ile devam edelim istedik. tesadüfen hepsi fransız yazarlar olmuş. yine tek oturuşta ve mümkünse gece okumanız gereken, pek başarılı baskılar olmuş. huzurlu geceleriniz olsun.


EMILE ZOLA – DENEYSEL ROMAN

ahlakçı deneyciler olarak rolümüzü özetliyorum. faydalı ve zararlı olanın işleyişini göstererek insana ve sosyal olgulara dayanan determinizmi ortaya çıkarıyoruz; böylece, bir gün onlara egemen olmamız ve onları yönetebilmemiz mümkün olacaktır. … bizim işimizin yanında, doğaüstüne ve irasyonelliğe dayanarak her hamlelerinin ardından metafizik kaosun derinlerine düşen idealist romancıların yaptıklarına bir bakın. Güce de ahlaka da sahip olan bizleriz.

bildiğiniz gibi emile zola, natüralizm akımının edebiyattaki öncülerinden. deneysel roman ise kendisinin natüralist bir manifestosu. deneysel tıbbın yöntemselliğini edebiyata uygulayan, iyi bir romanın niteliklerini bir bilimsel makale gibi tane tane ele alıp açıklayan zihin açıcı bir eser. 1880’de kaleme alınmış. biz günümüzde yapay zekaya kitap yazdırabilir miyiz diye tartışıyoruz.

deneysel roman

gustave flaubert – bibliyomani

giacomo adama yaklaştı ve yeryüzünde onu anlayabilmiş yegane insanmış gibi hayranlık ve saygıyla gözlerinin içine baktı.

bazı insanların doğuştan gelen mi ya da bir şekilde gelişim aşamasında oluşan mı derseniz bir yeteneği olduğu aşikar. bana daha ziyade doğru ortam ve şartların el verdiği bir şey gibi geliyor. flaubert şüphesiz edebiyat alanındaki nadir yeteneklerden biri, karşımızda ise 1837 yılında yayınlamış bir eseri var, bibliyomani. kendisi bunu yazdığında 14 yaşında. gerçek bir olaydan esinlenmiş ve geleceğine dair harika bir spoiler vermiş. çocuklarınızı sakın küçümsemeyin.

bibliyomani

Max Jacob – Genç BİR ŞAİRE Öğütler

gerçek yenilik, olgunlukta kendini gösterebilir ancak, çünkü yeni olan şey, benim en derinimde olan şeydir. gerisi başkalarından gelir, başkalarından geldiği için de yeni olmaz. hoşa giden de yeni olandır, daha önce görülmüş olan değil.

max jacob, fransız edebiyatının sıradışı kalemi olarak isimlendiriliyor. bu derleme ise kendisinin genç bir şaire öğütlerini, apollinaire ile tzara’ya yazdığı mektuplardan ve düzşiirlerinin yer aldığı “zar boynuzu”ndan oluşuyor. salah birsel de harika bir giriş yapmış.  sadece şiir yazmak isteyenlere değil, bir şeyler üretmek isteyen herkese oldukça samimi tavsiyeler. okurken birkaç kez not alacağınıza eminiz.

genç bir şaire öğütler

2017 raporu ve 2018 reçeteniz

2017 için herkesin hem fikir olabildiği tek yorum “2017’de kötü bir yıl oldu” olacaktır muhtemelen. 10 yıl gücünde siyasi atmosfer hareketlerinin karşısında ve george orwell’in hayal gücünü küçümseten bir yık yaşadık. bu yıl daha ziyade cahilliğin ön plana çıktığı ve mafyavari bir yaşamın ön plana çıkartıldığı bir yıl oldu. 2017’de en çok adalet, KHK, fetö, darbe, anayasa, başkanlık sistemi, reza zarrab, istifalar, tecavüz, istismar, tahammülsüzlük, mühürsüz oy pusulası, kredi garanti fonu, bylock, teog, büyükada akıllarda kaldı. yine kötülük kazanmaya devam ettik. bireysel olarak dahi mutluluk ve huzur bize pek yakın olmadı, umarım size olmuştıur.

etilen olarak dönüp rakamlara baktığımızda bu yıl;

  • bu yazı ile birlikte toplamda 259 yazı yayınlamışız. yaklaşık 154.500 kişi 237.000 kere siteyi ziyaret edip 357.000 sayfa görüntülemiş. yazı sayımız geçen yıla yakın kalmış ama 30.000 kişi daha aramıza katılmış, ne mutllu.
  • yıla iyi başlamış 13 radyo yayını yapmışız. mixlr’da 10.400 kere dinlenmişiz, mixlr ücretli sisteme geçmiş, biz de sessiz kalmışız. yeni altyapı ile radyo etilen 2018’de devam etme niyetinde yazıp spoiler verelim.
  • gidenler gelenler ile yaklaşık 500 kişi facebook sayfasında beğeni sayımızı arttırmış, paylaştıklarımız yaklaşık 1.860.800 izlenim almış. etilen severler bu yıl facebook sevmemiş çok.
  • twitlerimiz yaklaşık 1.749.000 izlenim almış
  • instagram üzerinde  yaklaşık 1000 kişi aramıza katılmış
  • kargart‘da yine 3 kere gösterim yapabilmişiz. 2018’de belki arttırırız.

yapımda ve yayında emeği geçen herkese tek tek teşekkürler diyerek 2018’de de belki daha agresif devam etmek için yeterli sebebimiz var diyoruz. 2018 yılı için yapmanız gerekenleri ise sizin için özetledik. buyrun reçetiniz;

itiraz et. kabullenme. sesini çıkar. umudunu kaybetme. diren. gülümse. vazgeçme. takas yap. iste. topla. boşal. israf et. öp. kullan. ihtiyaç duy. ölme. içine çek. ara. ye. sipariş ver. nefes ver. borçlu ol. zevk al. sıç. ödünç ver. tahrik et. küfret. hediye ver. bağır. sahip ol. taklit et. kazan. iç. seviş. özle. gasp et. ödünç al. öde. hesapla. götür. baştan çıkart. savaşma. yaşa.

etilen sosyete

önümüzdeki yıl etilen’in 15. yılı kutlamalarını belki yapıyor olacağımız bir yıl olacak. “dile kolay” sıfatının bizim için oldukça anlamlı olduğu zaman dilimleri. sonradan çeşitli pişmanlıklara sebep olsa da vakti zamanında bilinçli olarak silinen 2008 öncesi yazıları olmamasına rağmen; bu site üzerinde neredeyse 10 yıllık olan ve 2150’den fazla yazı içeren bir arşiv birikmiş.

bu neredeyse 15 yıllık süre içerisinde bildiğiniz gibi paylaşmak dışında herhangi bir gayemiz olmadı. daha fazla hit ya da daha fazla takipçi peşinde koşmadık. sitenin herhangi bir yerinde reklam var olmadı aksine sadece içeriği nasıl ön plana çıkarabiliriz diye uğraştık ve bütün masraflarını kendimiz karşılamaya devam ettik. bir aksilik olmadığı sürece de böyle olmaya devam edecek.

(her bu tarz yazının içerisinde yer alan) ama/fakat son dönemlerde keşke daha önce farkına varsaydım diye geri bildirim yapan arkadaşların sayısı çoğaldı. bunun yanında hakikatin yerini yalanların, dürüstlüğün yerini duyguların, teyitli bilgilerin yerini kişisel analizlerin  birden çok görüşün yerini ise tek bir görüşün aldığı bir devirdeyiz. bilginin paylaşarak çoğaldığına inanan bir topluluk olarak sizlerin desteğiyle belki daha geniş bir çevreye ulaşabilir ve belki daha çok kişinin bizlerle paylaşmasını sağlayabiliriz diye düşündük. homurdanıp “her şey çok kötü” diyenlerin aksine bir şeyler yapmaktan vazgeçmeyen insanlar olduğunu biliyoruz.

etilen’i bir şekilde takip eden tüm güzel insanlara sesleniyoruz. gün içerisinde farklı ağlarda defalarca yaptığınız paylaşımlara etilen’in hesaplarını ekleyerek sizin de katkınız olabilir. birlikte ve paylaşarak çok güzel olduğumuzu ve kazanacağımızı unutmayın. etilen’e katkıda bulunmak için her daim kapının açık olduğunu zaten biliyorsunuz.

radyo etilen – 2016.12

arvo part eşliğinde minimal yolculuklara çıktık. tanıtım da minimal olsun. gidelim.

1 Spiegel im Spiegel by Arvo Pärt
2 De Profundis by Arvo Pärt
3 Fratrest by Arvo Pärt
4 My Heart’s in the Highlands by Arvo Pärt
5 Berliner Messe by Arvo Pärt
6 Silentium by Arvo Pärt
7 Für Alina by Arvo Pärt

Ece Ayhan – “İktidarı Sevmezdi”

Müslüm Batuk: Sayın Ece Ayhan, istiyorum ki bu konuşma bir röportajdan çok bir sohbet gibi olsun. Siz, ben ve okuyucular arasında. “Görmemek ve şiir”, “duymamak ve şiir”, “konuşmamak ve şi­ir”… Bu kavramlar bir arada size ne çağrıştırıyor, neyi ifade ediyor?

Ece Ayhan: Bakın aklıma ne geldi. Uzun zaman önce, ben Sultantepe’de otururken Üsküdar’da gözleri görmeyen bir adam vardı. Bu adam potin bağı satardı. Ve her akşam işi bitirdiğinde, o za­manların meşhur Hale sinemasına gidermiş. Bir gün bu adama sormuşlar: “Be adam sen görmüyorsun, neden her akşam sine­maya geliyorsun?” O da “Ben içimden seyrediyorum” diye ya­nıtlamış.

Yine uzun yıllar önceydi. Üsküdar-Eminönü vapurunun yazlık bölümünde seyahat ediyordum. Birçok satıcı gelip gidiyordu. İçlerinden birisi ise elindeki bir yazıyı yolculara göstere­rek amacını gerçekleştirmek istiyordu ama nafile. Yolcuların hiçbirinin ilgisini çekemiyordu. O sırada başka bir satıcı ona doğru eğildi ve şöyle dedi: “Boşuna uğraşma, konuşmayana kimse para vermez.”

Bunları niye anlattım? Sağır ve dilsizlerin dünyası görme­yenlerin dünyasından daha karanlıktır. “Körler ses çıkarır çün­kü ve sesi işitirler. Ses çıkarmak görmekten önemli. Bilimsel olarak söylemiyorum ama insan ses ve öfkeden ibarettir.

Görmeyenler sağır ve dilsizlerden daha mı yakındır şiire? Hatta kimi görenlerden de?

Görmeyenlerin bu dünyayı bilmelerini isterdim. Ama görmeyenlerde başka melekeler, algılar daha güçlü gelişiyor. Görmeyenler şiire yakındır.

İngiliz eleştirmen Caudwell’in düşüncesine göre, insan ha­yatta görmediği şeyi düşünde de göremez. Deforme olsa bile düşteki, gerçeğin yansısıdır. Ama şiir sestir, ritmdir, akıştır gö­rüntüden çok. Kafiye ses demektir. Eğitimi olmayan da ritmi yakalayabilir. İlahiler, sesler, ritmler gelir ve görmeyenin bey­nine yerleşir. Harfler, kelimeler yerini alır. Görüntü ise fazladır şiirde.

Yeni hükümetle birlikte Kültür Bakanlığı işlevini görür hale ge­lecek mi? Popbeskçiler, onların temsilcileri, çeşitli sinema dernekleri “sanat” adına Kültür Bakanlığı’na üşüştüler bile.

Kültür Bakanlığı’nın yapabileceği hiçbir şey yok. Ben “sosyal demokrat” tabiri yerine, “sosyal bürokrat” diyorum. Kül­tür Bakanlığı kültür hayatına devlet adına katılır. Devlet ise vergi demektir. Bakın Çerkes Ethem’in dışlanmış oluşunun asıl nedeni düzenli orduya katılmayışından çok vergi toplamasıdır. Vergi toplamak devlet olma savı ileri sürmektir. Oysa bunlar vergi dahi toplayamıyorlar.

Şiire dönelim. Sivil şiir resmi kültürde yer alabilir mi?

Yıllardır şairlerle devletin arası açıktır. Atatürk şairleri hariç. İktidarla şiir bağdaşmaz. Zira iktidar nötralize eder. Sivil şiir resmi kültürde yer alamaz. Zaten askeri şiire alışılmış bu ül­kede. Ben kendi payıma şiirin iktidar olmasını istemem.

Peki sivil şiirin sivil toplumun kültüründe yeri var mıdır?

Sivil toplum Batı’ya özgü bir kavram. Bu cumhuriyet ise çeviri bir cumhuriyet.

Devam

radyo etilen – 2016.11

son yayınımızda kıyıda köşede kalmış güzellikler ile astral seyahat’e yol aldık. dinleyenler fazlaca teşekkür ettiler. siz de mahrum kalmayın. ayrıca 17 nisan pazartesi günü yine benzer çizgide “de profundis” yayını ile minimal yolculuklara çıkacağız. kaçırmayın.

1 Atmospere 1 by Faryus & Vadim Bondarenko
2 I want to always be on film by [Praw]
3 The Moon Reflecting on the Surface of the Ocean by Chihei Hatakeyama
4 Evening Lights Wraps Me Softly by Andrey Kiritchenko
5 Substrata by Christopher Bissonnette
6 Rak by Elegi
7 Vapoured by Freescha
8 We’ll Learn That Way Forever by Gregor Samsa

etilen sosyete . 2003 - 2018 . eskişehir

copyleft. hiçbir hakkı saklı değildir.